İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2017/1073 K.2020/3843

2- … Tütün Ürünleri Sat. ve Paz. A.Ş. VEKİLLERİ : Av. …

Esas2017/1073Karar2020/3843Tarih15 Ekim 2020Okuma13 dk · 2.593 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2017/1073 E., 2020/3843 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
15 Ekim 2020
Esas No
2017/1073
Karar No
2020/3843
Davacılar
1- … Sigara ve Tütüncülük Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.593 kelime·13 dk okuma·13 bölüm

2- … Tütün Ürünleri Sat. ve Paz. A.Ş. VEKİLLERİ : Av. …

DAVALI

… Bakanlığı / …

VEKİLİ

Hukuk Müşaviri …

DAVANIN KONUSU

20/11/2012 tarih ve 28473 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulunun 12/11/2012 tarih ve 7055 sayılı Kurul Kararında değişiklik yapılmasına dair, 19/04/2016 tarih ve 29689 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 30/03/2016 tarih ve 10936 sayılı Kurul Kararının 1. maddesinin, 2. maddesinin, 4. maddesinin birinci fıkrasının ve 5. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI

İptali istenen düzenlemenin dayanak alındığı Kanun maddesinde herhangi bir benzeşmeye değil işin özüne vurgu yapıldığı ve kanun koyucunun bilinçli olarak tütün ve tütün ürünleri harici mal ve hizmetlerde aynı veya benzer marka kullanılamaz şeklinde bir düzenleme yapmadığı; marka hukuku, reklamcılık ve pazarlama gibi özel ihtisas gerektiren konunun sadece Kurulun takdirine bırakılmasının hukuka aykırı olduğu, değerlendirme çeşitli kuruluşların temsilcilerinden oluşacak komisyonca yapılacak olsa da komisyonun değerlendirmesinin Kurulu bağlamadığı;

düzenlemeyle, aynı markayı kullanan tütün üreticisi ile harici kişi ve kuruluşların hangisinin markasını kullanmasının engelleneceğinin “tescil tarihi ve yurtiçi geneli yaygınlık ve bilinirlik” kriterine göre belirlendiği, marka pazarlama tekniğinde tescil tarihinin hiçbir belirleyiciliğinin olmadığı, tescil sisteminde kullanılmayan bir çok markanın olduğu ya da ticaret hacimlerinin çok küçük olduğu, bu durumun tütün üreticilerini kötü niyetli marka sahiplerinin insiyatifine bırakacağı, yurtiçi geneli yaygınlık ve bilinirlik kıstasının ise muğlak ve hukuki güvence vermekten yoksun olduğu;

dayanak Kanun maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce kullanılan markalar bakımından da Kanun’un uygulanabileceğinin, normlar hiyerarşisine aykırı olacak şekilde Kurul Kararıyla düzenlenemeyeceği, idari işlemlerin geriye yürümezliğinin bir idare hukuku kuralı olduğu ve ilgilisi lehine doğmuş bulunan kazanılmış hakkın bu tarihten sonra çıkarılacak düzenleyici işlemlerle korunması gerektiği.

Kanun’un 3/15. maddesinde belirtilmeyen taahhütname veya süreye rağmen durumu düzeltmeme gibi fiillerin yaptırıma bağlanmış olması nedeniyle, Kurul Kararının dayanağı Kanun’a aykırı ve Kanun’u aşan düzenleme içerdiği; belge iptalinin özü itibari ile idari yaptırım olduğu ve Kanunla, Kurula bu yönde bir idari yaptırım uygulama yetkisinin verilmediği, düzenlemenin mülkiyet hakkını ihlal ettiği ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI

Dünya Sağlık Örgütünün 56. Dünya Sağlık Asamblesi toplantısında Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesinin Türkiye tarafından kabul edildiği, Sözleşmeye ilişkin kılavuz ilkelerde, marka esnetme ve marka paylaşımının tütün mamülü kullanımını doğrudan ve dolaylı olarak teşvik etmeyi hedeflediği, etkilediği veya etkilemesi muhtemel olduğundan aksi tutumun tütün reklam ve promosyonu olarak değerlendirileceği, tarafların marka esnetmeyi ve marka paylaşımını yasaklamaları gerektiğinin belirlendiği.

Dünya Ticaret Örgütünün kurucu anlaşmasına ek olarak kabul edilen Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Anlaşmasının ilkeler başlıklı 8. maddesinde, üyelerin yasa ya da kurallarını düzenleme ya da tadil etme sırasında, kamu sağlığı ve beslenmenin korunması ve sosyo-ekonomik ve teknolojik gelişim için yaşamsal önem taşıyan sektörlerde kamu yararını sağlamak için, bu anlaşma hükümlerine uygun olan önlemleri alabilecekleri ve bu anlaşma hükümlerine uygun olan önlemlerin ise fikri mülkiyet haklarının hak sahipleri tarafından kötü kullanılmasını önleyecek nitelik taşıyabileceğinin belirlendiği.

Paris sözleşmesi ile ticaret markalarının tescilinin reddedilemeyeceği veya geçersiz kılanamayacağı ancak, bu markaların ahlaka ve kamu düzenine aykırı olması ve özellikle kamuyu yanıltacak mahiyette olması durumunun istisna olduğunun düzenlendiği.

Anayasanın 35. maddesinde, mülkiyet hakkının kullanımının toplum yararına aykırı olamayacağı ve 58. maddesinde, Devletin, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alacağının düzenlendiği ve Devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünün herşeyden önde olduğu; marka esnetme ve paylaşma ile üretici firmaların kapsamlı reklam, promosyon ve sponsorluk yasaklarını engellemeye yönelik faaliyetlerde bulunduklarının açık olduğu,

bu durumun da uluslararası anlaşmalar ve ulusal mevzuat kapsamında engellenmesi için düzenlenen 4207 sayılı Kanun’un iptali istenen düzenlemenin 3/15. maddesi ve uygulanmasına yönelik Kurul Kararı ile sağlandığı, bu tür faaliyetlerin Medeni Kanun ile belirlenmiş olan dürüstlük kuralına, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un örtülü reklam yapılmasını yasaklayan hükümlerine de aykırı olduğu;

marka esnetme ve paylaşma ile ilgili getirilmiş olan düzenlemelerinin, düzenleme öncesi ortaya çıkan ve devam eden ihlaller bakımından da bağlayıcı olmasının gerektiği, aksi bir durumun Kanun’un amacına aykırı olacağı, Kurul Kararının ilgili Kanun’u geriye yürütmediği, iptali istenen düzenlemenin 3/15. madde hükmünün usul ve esaslarını belirlediği, Kurul Kararı gereğince geçmişte alınan izinler için belge iptali değil de idari para cezası öngörüldüğü ve bu nedenle de müktesep hak ihlalinin söz konusu olmadığı.

Kurul Kararı ile iddia edildiği gibi idari yaptırımın çerçevesinin genişletilmediği, belge iptalinin idari yaptırım olmadığı, taahhütnameye binaen belge verildiği ve işlemin şarta bağlanmış olmasına rağmen aykırılıkların ısrarla giderilmemesi üzerine tesis edilen bir idari işlem olduğu savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …

DÜŞÜNCESİ

20/11/2012 tarih ve 28473 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu'nun 12/11/2012 tarih ve 7055 sayılı Kurul kararında değişiklik yapılmasına dair, 19/04/2016 tarih ve 29689 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 30/03/2016 tarih ve 10936 sayılı Kurul kararının 1. maddesinin, 2. maddesinin, 4. maddesinin birinci fıkrasının ve 5. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının iptali istenilmektedir.

Dosyanın incelenmesinden 20/11/2012 tarih ve 28473 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu'nun 12/11/2012 tarih ve 7055 sayılı Kurul kararında değişiklik yapılmasına dair, 19/04/2016 tarih ve 29689 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 30/03/2016 tarih ve 10936 sayılı Kurul kararının.

1. maddesi ile tütün ürünleri ve firmaları ile diğer sektördeki mal, hizmet veya firmalarla ilgili unsurların birbirleriyle ilişkilendirilebilirliğinin tespitine yönelik kıstasların belirlendiği, 2. maddesi ile Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu'nun 12/11/2012 tarih ve 7055 sayılı Kurul kararının ilk beş maddesi hükümlerini ihlal edenlerin tespitinde tescil tarihi ve yurt içi geneli yaygınlık ve bilinirlik kıstaslarının dikkate alınacağının kabul edildiği,

4. maddesinin birinci fıkrası ile 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanunun 3. Maddesinin yürürlüğe girdiği 12/07/2012 tarihinden önce kurul kararı kapsamına girecek şekilde marka, logo, amblem kullanan firmaların da kanun kapsamında olduğu hususunun düzenlendiği,

5. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile firmalarca, kurul kararının dava konusu edilmeyen 3. maddesinin 1. fıkrasında sayılan belgeler için yapılacak başvurularda yine dava konusu edilmeyen 3 maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilecek olan ve başvurunun 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanunun 3. maddesi ile söz konusu kurul kararı hükümlerine uygun olduğunu, aksi halde verilen belgenin geçersiz sayılacağını kabul ettiğine dair taahhütnamenin aksine durum tespit edildiğinde,

uygulanacak idari yaptırım ile bu taahhütnameye dayanılarak verilen belgelerin iptal edileceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Dava konusu düzenlemede dayanağı 4207 sayılı Kanuna aykırılık saptanmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 15/10/2020 tarihinde, davacılar vekili Av. …'ün ve davalı idare vekili Hukuk Müşaviri …’un geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ

20/11/2012 tarih ve 28473 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulunun 12/11/2012 tarih ve 7055 sayılı Kurul Kararında değişiklik yapılmasına dair, 19/04/2016 tarih ve 29689 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 30/03/2016 tarih ve 10936 sayılı Kurul Kararının 1. maddesinin, 2. maddesinin, 4. maddesinin birinci fıkrasının ve 5. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının hukuka aykırı olduğu ve iptali gerektiği iddialarıyla bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE

İlgili Mevzuat: 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun'un "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; kişileri ve gelecek nesilleri tütün ürünlerinin zararlarından, bunların alışkanlıklarını özendirici reklam, tanıtım ve teşvik kampanyalarından koruyucu tertip ve tedbirleri almak ve herkesin temiz hava soluyabilmesinin sağlanması yönünde düzenlemeler yapmaktır." hükmü bulunmaktadır.

Aynı Kanun'un "Diğer koruyucu önlemler" başlıklı 3. maddesinin 15. fıkrasında, "Tütün ürünleri üretici, ithalatçı ve dağıtıcı firmaları ile tütün ürünlerinin isim, marka, amblem, logo veya bunları doğrudan çağrıştıran diğer isim ve alametler, tütün ürünleri harici mal ve hizmet sektörlerindeki firma veya ürünlerle ilişkilendirilemez ve tütün ürünüyle diğer ürün veya hizmetin birbiriyle ilişkili olduğu izlenimi verecek biçimde kullanılamaz.

Tütün ürünleri harici mal ve hizmet sektörlerindeki firma ve ürünlerin isim, marka, amblem, logo veya bunları doğrudan çağrıştıran diğer isim ve alametler de, tütün ürünleriyle veya firmalarıyla ilişkilendirilemez ve ürün veya hizmetin tütün ürünüyle ilişkili olduğu izlenimi verecek biçimde kullanılamaz, hiçbir ürünün üzerinde tütün ürünlerini çağrıştıran herhangi bir işaret ve renk bulunamaz.

Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından belirlenir." hükmü düzenlenmiştir.

Ayrıca, bahsi geçen Kanun'un "Ceza hükümleri" başlıklı 5. maddesinin 3. fıkrası, "3 üncü maddenin birinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, onbeşinci fıkralarındaki yasakların her birine aykırı hareket edenler, ellibin Türk Lirasından ikiyüzellibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılır. Bu cezaya karar vermeye Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurulu yetkilidir." hükmünü içermektedir.

12/01/2012 tarihli ve 7055 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu Kararının, 30/03/2016 tarihli ve 10936 sayılı Kurul Kararının 1. maddesiyle değiştirilen, 6. maddesinde, "(1) Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu, bu Kararın 1, 2, 3, 4 ve 5 inci maddelerinde belirtilen hallerde, tütün ürünleri ve firmaları ile diğer sektörlerdeki mal, hizmet veya firmalarla ilgili unsurların öncelikle birbirleriyle ilişkilendirilebilirliğini, bu yoksa birbiriyle ilişkili olduğu izlenimi verecek biçimde kullanılırlığını belirler.

Bu belirlemeyi yaparken aşağıdaki kıstasları sırasıyla göz önüne alır. (a) Karşılaştırılacak iki unsurun, aynı şekil ve tasarıma sahip olması veya iki unsur arasında açık ve doğrudan bir ayniyet bulunması, (b) (a) bendindeki kıstaslara göre karar verilemeyen hallerde, karşılaştırılacak unsurları kullananlar arasında hukuki ya da ekonomik bağlantının tespit edilmesi, (c) (a) veya (b) bentlerindeki hükümlerin gerçekleşmediği hallerde, karşılaştırılacak unsurların bir tütün ürününü veya tütün ürünü firmasını çağrıştırması veya tütün ürünü kullanımını teşvik edici nitelikte olması veya unsurlar arasında benzerlik olması.

(2) 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi, kişileri ve gelecek nesilleri tütün ürünlerinin zararlarından, bunların alışkanlıklarını özendirici reklam, tanıtım ve teşvik kampanyalarından koruyucu tertip ve tedbirleri almak yönündeki kıstaslara göre TAPDK’nın ilgili birimince her türlü şikâyet, başvuru, ilgili belge ve dokümanları içerecek şekilde hazırlanacak inceleme raporu üzerine.

1 iletişim uzmanı, 1 halk sağlığı uzmanı, 1 Ticaret Hukuku Uzmanı ile Sağlık Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Türk Patent Enstitüsü, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, TAPDK ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti temsilcilerinden olmak üzere en az 9 kişiden oluşan Komisyonca değerlendirilerek, Komisyon raporunun Kurula sunulması neticesinde Kurulca karar verilir."

12/01/2012 tarihli ve 7055 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu Kararının, 30/03/2016 tarihli ve 10936 sayılı Kurul Kararının 2. maddesiyle değiştirilen, 7. maddesinde, "(1) Bu Kararın 1, 2, 3, 4 ve 5 inci maddelerinde belirtilen hükümleri ihlal edenlerin tespitinde, sırasıyla, “tescil tarihi” ve “yurt içi geneli yaygınlık ve bilinirlik” kıstasları dikkate alınır."

12/01/2012 tarihli ve 7055 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu Kararının, 30/03/2016 tarihli ve 10936 sayılı Kurul Kararının 4. maddesiyle değiştirilen, 9. maddesinde "(1) 4207 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbeşinci fıkrasının yürürlüğe girdiği tarihten önce, bu Karar kapsamına girecek şekilde, firmalarında veya ürünlerinde isim, marka, amblem, logo veya bunları doğrudan çağrıştıran diğer isim ve alametleri kullanmakta olan tütün ürünleri üretici, ithalatçı ve dağıtıcı firmaları ile tütün ürünleri harici mal ve hizmet sektörlerindeki firmalar da bu Kanun hükümlerine tabidir.

(2) Tütün ürünleri harici mal ve hizmet sektörlerindeki firmalar, 4207 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbeşinci fıkrasının yürürlüğe girdiği tarihten sonra, tütün ürünleri üretici, ithalatçı ve dağıtıcı firmalarının firmalarında veya ürünlerinde kullandıkları isim, marka, amblem, logo veya bunları doğrudan çağrıştıran diğer isim ve alametleri, kendi firmalarında ve ürünlerinde kullanamazlar.

(3) Bu maddeye aykırılığın tespit edilmesi halinde, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından altı aya kadar makul bir süre verilerek ihlalin giderilmesi istenir."

12/01/2012 tarihli ve 7055 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu Kararının, 30/03/2016 tarihli ve 10936 sayılı Kurul Kararının 5. maddesiyle değiştirilen, 10. maddesinde, "(1) Kararın 8 inci maddesine göre verilen taahhütnamenin aksi tespit edilen tütün ürünleri firmaları ile 9 uncu maddede verilen süreye rağmen durumunu düzeltmeyen tütün ürünleri firmaları ve tütün ürünleri harici mal ve hizmet sektörlerindeki firmalara Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından 4207 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca idarî yaptırım uygulanır. (2) Kararın 8 inci maddesine göre verdiği taahhütnamenin aksi tespit edilen tütün ürünleri firmalarının ilgili belgeleri iptal edilir." düzenlemeleri yapılmıştır.

Hukuki Değerlendirme:

Türkiye Cumhuriyeti idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik dışında, yönerge, tebliğ, genelge, talimat gibi çeşitli adlar altında da düzenleme yapabilmektedirler. Ancak bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" ilkesine göre hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Bu nitelikleri gereği, dayandıkları üst hukuk normlarına uygun hükümler ihtiva etmeleri gerekmektedir.

Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen tüzük, yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.

İdarenin düzenleyici idari işlem tesis etme yetkisinin "yasama yetkisinin devredilmezliği" ilkesinin bir sonucu olarak ikincil nitelikte bir kural koyma yetkisi olduğu göz önüne alındığında; söz konusu yetkinin kanunların çizdiği çerçeve içinde kalması ve kanunlara uygun olarak kullanması zorunludur. Bu bağlamda kanunun öngördüğü düzenleme yetkisinin yine kanunda belirtildiği gibi kullanılması, kanun hükmü bir konunun ilgili kurumunca düzenlenmesi öngörülüyorsa düzenlemenin kanunda belirtilen kurumca yapılması, ayrıca normlar hiyerarşisinde daha alt düzeyde yer alan düzenleyici işlemlerin çizilen sınırı aşmaması ve üst hukuk normlarına uygun olması bir diğer zorunluluktur.

Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa konu Kurul Kararının dayanağı olan 4207 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 15. fıkrasının, uluslararası anlaşmaların uygulanması ve tarafların marka esnetme ile marka paylaşımı konusunda etkin bir mücadele sürecinde bulunabilmesi için öngörülmüş olan uygulamaların daha etkin bir şekilde belirlenmesi ve hayata geçirilmesi için düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta da, dayanak kanun ile çizilen sınırlar dahilinde kalacak şekilde ve dayanak kanundan alınmış yetki ile marka esnetme ve marka paylaşımı yasaklarına yönelik düzenlemelerin uygulanması ve açıklanması için Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulunun iptale konu kararının alındığı görülmektedir.

Öte yandan, 4207 sayılı Kanun'a eklenen ve uyuşmazlığa konu Kurul Kararının dayanağı olan 3. maddenin 15. fıkrasında getirilmiş olan düzenlemelere aykırı hareket eden, yeni şartları sağlamayan ve daha önce belge almış firmaların belgelerinin iptal edilmediği, idari yaptırım kapsamında para cezası uygulanacağı düzenlendiğinden; daha önce belge almış olan firmaların kazanılmış haklarının da ihlal edilmediği anlaşılmıştır.

Ayrıca, dayanak Kanun'un 3. maddesinin 15. fıkrasıyla getirilmiş olan yeni şartları sağlamak için ilgili firmalarca verilen taahhütnameye aykırı hareket edilmesi durumunda belgelerinin iptal edileceğine yönelik düzenlemenin de; şarta bağlı işlem tesis edilerek taahhüde uyulması şartı ile belge verilmesi, taahhüde aykırı hareket edilmesi nedeniyle şartın yerine getirilmediğinden bahisle belge verilme işleminin geri alınması niteliğinde olduğu ve idari yaptırım niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır.

Bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Kurul kararının uyuşmazlığa konu kısımlarının normlar hiyerarşisine uygun ve üst normun uygulanmasını göstermek ve açıklamak için dayanak kanunda çizilen çerçeve ile belirlenmiş sınırları aşmadan düzenlendiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde yukarıda belirtilen açıklamalar uyarınca hukuka aykırılık bulunmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay idari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 15/10/2020 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa konu Kurul Kararının belge almak için taahhütte bulunan ve bu taahhüdünü yerine getirmeyen firmaların belgelerinin iptal edileceği yönündeki düzenlemesinin idari yaptırım niteliğinde olduğu ve dayanak 4207 sayılı Kanun'un Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kuruluna vermiş olduğu idari yaptırım uygulama yetkileri arasında Kurul Kararında bahsi geçen belge iptalinin bulunmadığı görüldüğünden; Kurul Kararının, 30/03/2016 tarihli ve 10936 sayılı Kurul Kararının 5. maddesiyle değiştirilen, 10. maddesinin 2. fıkrasıyla dayanak Kanun ile verilmiş yetki ve sınırlar aşılmak suretiyle idari yaptırım niteliğinde bir düzenleme yapıldığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, 12/01/2012 tarihli ve 7055 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu Kararının, 30/03/2016 tarihli ve 10936 sayılı Kurul Kararının 5. maddesiyle değiştirilen, 10. maddesinin 2. fıkrasında hukuka uyarlık bulunmadığı ve bahsi geçen maddenin iptalinin gerektiği oyuyla, belirtilen madde yönünden Daire kararına katılmıyorum.

Danıştay 10. Daire, E. 2017/1073, K. 2020/3843, 15 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davalı
  4. Vekili
  5. Davanın Konusu
  6. Davacının İddiaları
  7. Davalının Savunması
  8. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  9. Düşüncesi
  10. Danıştay Savcısı : …
  11. Düşüncesi
  12. Türk Milleti Adına
  13. Maddi Olay Ve Hukuki Süreç
  14. İnceleme Ve Gerekçe
  15. (X) Karşı Oy
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2017/1073
Karar No
2020/3843
Tarih
15 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.2017/1074 K.2020/4177
  • Danıştay 7. Daire E.2017/1094 K.2020/4186
  • Danıştay 5. Daire E.2017/1107 K.2020/4155
  • Danıştay 13. Daire E.2017/1119 K.2020/2668
  • Danıştay 10. Daire E.2017/1143 K.2020/3844
  • Danıştay 5. Daire E.2017/1185 K.2020/4815

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.