İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2017/3590 K.2021/5927

Dava konusu istem: Davacı tarafından, ...Emniyet Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yapmakta iken 19/11/1991 tarihinde teröristler ile girilen çatışmada yaralanması sonucunda oluşan efor kaybı sebebiyle uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini…

Esas2017/3590Karar2021/5927Tarih29 Kasım 2021Okuma7 dk · 1.393 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2017/3590 E., 2021/5927 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
29 Kasım 2021
Esas No
2017/3590
Karar No
2021/5927
Temyiz eden (davalı)
... Bakanlığı
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.393 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafından, ...Emniyet Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yapmakta iken 19/11/1991 tarihinde teröristler ile girilen çatışmada yaralanması sonucunda oluşan efor kaybı sebebiyle uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle davalı idareye yaptığı başvurunun reddi üzerine; kamu görevi ifa ederken görevin sebep ve tesiri ile uğranılan zararların idarece tazmin edilmesi gerektiği ileri sürülerek, yaralanma sonucunda oluşan efor kaybı ve hayat boyunca çekilecek acı ve ızdırap nedeniyle 190.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince.

Mahkemenin davanın reddine ilişkin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Onuncu Dairesinin 25/01/2012 tarih ve E:2008/3540, K:2012/139 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak, dava konusu olay sonucunda davacının, vazife malülü olarak 15/11/2004 tarihinde emekliye ayrıldığı, davacının uğradığını ileri sürdüğü maddi zararının efor (iş gücü) kaybından değil, meydana gelen olay nedeniyle halen görevde bulunan emsali polis memurunun yasal emeklilik yaşından önce, bir başka ifade ile erken emekli olmuş olmasından kaynaklandığı,

davacının maddi zararının belirlenmesi için yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda davacının maddi zararının 336.328,14 TL olarak belirlendiği, bilirkişi raporunun karara esas alınabilir nitelikte bulunduğu, davacının istemiyle bağlı kalınarak 190.000,00 TL maddi tazminatın idare başvuru tarihi olan 22/03/2005 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi, dava konusu olayın niteliği ve oluş şekli dikkate alınarak manevi tazminat isteminin kabulüyle 10.000,00 TL manevi tazminatın dava açılış tarihi olan 01/06/2005 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİASI

Davalı idare tarafından. Mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen maddi tazminat tutarının davacının tamamen vücut fonksiyonlarını kaybetmesi halinde alabileceği tavan zarar tutarı olduğu, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun "Malul olanlarla aylığa müstehak dul ve yetimlere yardım" başlıklı 21. maddesinde; malul olanlara, bağlanacak aylığın toplam tutarının, görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan az olamayacağının hükme bağlandığı,

davacıya bağlanan vazife malullüğü aylığının da 3713 sayılı Kanun hükümleri uyarınca bağlanmış olduğundan davacının aylık gelirinde bir azalma olmayacağı, 2330 sayılı Kanun kapsamında yapılan ödemelerin davacının maddi ve manevi zararlarını karşılamaya yönelik olup idare tarafından yapılan ödemelerle davacının maddi ve manevi zararının karşılandığı, davanın kabulü yolunda verilen Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Dava konusu maddi tazminat, terör saldırısı neticesinde daimi maluliyeti olan davacının iş gücü kaybı (efor) tazminatına ilişkin olarak açılmıştır. Davacının, dava konusu olay tarihinden emekliye ayrıldığı tarihe kadar olan dönem için görev yerinde ve elde ettiği gelirde herhangi bir değişiklik olmasa da emsali polis memurlarına nazaran fazladan güç sarf edeceğinin kabulü ile maluliyet oranın görev aylığına uygulanması suretiyle aktif dönem iş gücü kaybı zararının belirlenmesi, emekliye ayrıldığı tarihten muhtemel ömür sonuna kadar olan dönem için de maluliyet oranın asgari ücretin net tutarına uygulanması suretiyle pasif dönem iş gücü kaybı zararının belirlenmesi gerekmekte olup, temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dava, ... Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yapmakta iken 19/11/1991 tarihinde teröristler ile girilen çatışmada yaralanan davacının, yaralanma sonucunda oluşan efor kaybı sebebiyle uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle davalı idareye yaptığı başvurunun reddi üzerine; kamu görevi ifa ederken görevin sebep ve tesiri ile uğranılan zararların idarece tazmin edilmesi gerektiği ileri sürülerek, yaralanma sonucunda oluşan efor kaybı ve hayat boyunca çekilecek acı ve ızdırap karşılığında 190.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 03/07/2004 tarihli raporuyla davacının aktif silahlı polislik yapamayacağı, idari polislik yapabileceği belirlenmiştir.

Emniyet Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısında davacının 15/11/2004 tarihinden itibaren 3713 sayılı Kanun kapsamında görevdeki emsali polis memuru maaşı esas alınarak vazife malullü olarak emekliye ayrıldığı belirtilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Tazminat hukukunda, çağın gereklerine uygun olarak geliştirilen içtihatlarla, kişinin uğramış olduğu kalıcı bedensel sakatlığının sebep olduğu iş gücü kaybının mevcut işini yürütmesine engel olup - olmadığına bakılmaksızın gelirinde ve mal varlığında bir eksilme olmamış olsa dahi yaşam kalitesini eskisine göre daha fazla efor sarf ederek gerçekleştireceği kabulünden hareketle "güç (efor) kaybı tazminatı" olarak adlandırılan tazminatın ödenmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Bedensel kayba uğrayan kişinin günlük yaşamını sürdürebilmesi için zarardan önceki durumuna ve diğer kişilere göre daha fazla bir güç (efor) sarf ettiği gerçeğinden hareket edilerek zararı, bir anlamda, bu "fazladan sarf edilen gücün" oluşturduğu esası benimsenmiştir.

Bu doğrultuda, idari faaliyetlerin neden ve etkisiyle kamu görevlilerinin veya diğer kişilerin güç (efor) kaybına dayanan maddi zararının idare hukukunun ilke ve kuralları uyarınca idarece tazmin edilmesi gerektiği hususunda bir duraksama bulunmamaktadır.

İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar; idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin mal varlığının (patrimuanın) aktifinde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan toplam zarar olup; bedensel nitelikteki maddi zarar ise, kişinin sağlığına kavuşmak için yaptığı tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalması ya da yok olması nedeniyle elde edeceği gelirde meydana gelen azalmayı ifade etmektedir.

Bakılan davada, dava konusu olay neticesinde aktif polislik yapamayacağı, idari polislik yapabileceğine dair rapor verilen, seçim hakkını kullanarak 15/11/2004 tarihinde vazife malulü olarak emekliye ayrılan davacının, olay neticesinde meydana gelen daimi maluliyet oranın belirlenmesinin ardından, günlük yaşamını daha fazla güç (efor) sarf ederek sürdüreceği, bu fazladan sarf edilen efordan kaynaklanan maddi zararın en fazla net asgari ücret tutarı kadar olacağı, belirlenecek olan meslekte kazanma gücü kaybının sonrasında, davacının aktif dönemdeki, olay tarihinden emekliye ayrıldığı tarihe kadar olan dönemde maddi zararının, net asgari ücrete belirlenen meslekte kazanma gücü kaybı oranı uygulanmak suretiyle güç (efor) tazminatının hesaplanması gerektiği sonucuna varılmaktadır.

Ayrıca, güç (efor) kaybına dayanan maddi tazminatın hesabında, emekliye ayrıldığı tarihten TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel bakiye yaşam süresinin sonuna kadar geçen pasif devrede de, bedensel kaybı nedeniyle daha fazla efor sarf ederek yaşamını devam ettirmesi söz konusu olacağından, pasif dönem zararının da aynı usulle (net asgari ücret tutarına belirlenecek olan meslekte kazanma gücü kayıp oranının uygulanması suretiyle) hesaplanması gerekmektedir.

Aktif dönemin işleyecek devre zararı ile pasif dönem zararı hesaplanırken, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihte bilinen net asgari ücret miktarı her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle belirlenmelidir.

Bu durumda, İdare Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının aktif ve pasif dönemde efor (güç) kaybından kaynaklanan maddi zararının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.

Nitekim, sağlık kurulu raporuna göre %20 oranında çalışma gücü kaybına uğrayan bir kişinin güç (efor) tazminatı ödenmesi istemiyle açtığı davanın, olaydan sonra kişinin aynı yerde, aynı görev unvanıyla çalışmaya devam ettiği, maaş ve özlük haklarında herhangi bir değişiklik olmadığı gerekçesiyle İdare Mahkemesince reddi yolunda verilen karardan sonra yapılan bireysel başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, 23/03/2016 tarih ve Başvuru No: 2013/5670 sayılı kararıyla, ilk derece mahkemesi tarafından ulaşılan sonucun başvurucunun fiziksel bütünlüğünü korumak bakımından etkisiz kaldığı, başvuranın Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrasında güvence altına alınan kişinin maddi ve manevi varlığının korunması hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesi, 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2017/3590, K. 2021/5927, 29 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiası
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2017/3590
Karar No
2021/5927
Tarih
29 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2017/3645 K.2021/6109
  • Danıştay 4. Daire E.2017/3646 K.2021/6124
  • Danıştay 4. Daire E.2017/3659 K.2021/6296
  • Danıştay 4. Daire E.2017/3660 K.2021/7769
  • Danıştay 4. Daire E.2017/3670 K.2021/7752
  • Danıştay 4. Daire E.2017/3671 K.2021/7449

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.