KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2017/607 E., 2020/5645 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2020
- Esas No
- 2017/607
- Karar No
- 2020/5645
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı / …
- Vekili
- 1. Huk. Müş. Yrd. …
- İstemin_konusu
- ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Irak Cumhuriyeti vatandaşı olan davacı tarafından, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca Türk vatandaşlığına alınma istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla kaçakçılık suçundan 10 ay hapis ve 4 gün adli para cezası aldığı, bu cezaya ilişkin olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetime tabi tutulmasına karar verildiği hususu dikkate alındığında; 5901 sayılı Kanun ve bu Kanun'un uygulanmasına ilişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının işlediği suçun, niteliği itibariyle davacının Türk vatandaşlığına alınmasına engel olduğu anlaşıldığından, başvurunun reddine yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, müvekkilinin, kamu düzenine engel teşkil edecek bir davranışta bulunmadığı, 2 çocuğu ve eşi ile birlikte 18 yıldır Türkiye'de yaşadığı, dış ticaret ile uğraştığı, yaklaşık 7 yıl önce Çin'den aldığı hafıza kartlarını Irak'a götürmek isterken Atatürk Havalimanında yakalandığı ve hakkında ceza davası açıldığı, söz konusu durumun müvekkilinin Türk mevzuatı ile gümrük resmi işleyişini bilmemesinden kaynaklandığı ve bu hususun, Kanun'da sayılan milli güvenlik bakımından tehlike teşkil eden ve milli menfaatler ve ülke bütünlüğü aleyhine faaliyetlerden olduğunu söylemenin hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtilerek dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususların hukuken geçerlilik arz etmediği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2017/607, K. 2020/5645, 2 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama