İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2018/2505 K.2021/5959

Davacı tarafından, mülkiyetinde bulunan ve ticari amaçlı işletmekte olduğu araç ve bu araçta kurulu bulunan vincin, 26/05/2014 tarihinde Hani - Duru karayolunda bölücü terör örgütü mensuplarınca gerçekleştirilen eylemler sonucunda yolda bırakılan araçların,

Esas2018/2505Karar2021/5959Tarih30 Kasım 2021Okuma8 dk · 1.510 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/2505 E., 2021/5959 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
30 Kasım 2021
Esas No
2018/2505
Karar No
2021/5959
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Valiliği
Vekili
Av....
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.510 kelime·8 dk okuma·9 bölüm

İstemin_konusu

Davacı tarafından, mülkiyetinde bulunan ve ticari amaçlı işletmekte olduğu araç ve bu araçta kurulu bulunan vincin, 26/05/2014 tarihinde Hani - Duru karayolunda bölücü terör örgütü mensuplarınca gerçekleştirilen eylemler sonucunda yolda bırakılan araçların,

İl Jandarma Komutanlığı'nca talep edilmesi üzerine yoldan kaldırılması için gerçekleştirilen faaliyetlerin tamamlanmasının ardından dönüş yolunda bölücü terör örgütü mensuplarınca yolun kesilerek tamamen yakılması neticesinde uğradığı zarara ilişkin Diyarbakır Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı'nca aracın bedeli olarak 144.533,00 TL ödenmesi yolunda imzalanan sulhname ile ödeme yapıldığı belirtilerek olay tarihinden araç bedelinin ödenmesine kadar geçen süre içinde araç ile çalışamaması nedeniyle uğradığı ileri sürülen 100.000,00 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 170.000,00 TL

zararın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tazmini istemiyle açılan dava sonucunda, ... İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, genel hükümlere göre incelenmesi ve maddi, manevi tüm zararlarının tazmin edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

İdare Mahkemesi kararının düzelterek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: A) Temyiz İstemine Konu Mahkeme Kararının, Davanın Reddine İlişkin Kısmı İle Reddedilen Manevi Tazminat Miktarı Üzerinden Davalı İdare Lehine Maktu Vekalet Ücretine Hükmedilmesine İlişkin Kısmı Yönünden İncelenmesi:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın davanın reddine ilişkin kısmı ile reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davalı idare lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Temyiz İstemine Konu Mahkeme Kararının, Reddedilen Maddi Tazminat Nedeniyle Davalı İdare Lehine Nispi Vekâlet Ücretine Hükmedilmesine İlişkin Kısmı Yönünden İncelenmesi:

İNCELEME VE GEREKÇE

İLGİLİ MEVZUAT

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.

31/12/2014 tarih ve 29222 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Mahkeme kararı tarihi itibarıyla uyuşmazlığa uygulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. maddesinde; "Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Tarifenin "Manevi tazminat davalarında ücret" başlıklı 10. maddesinde ise "(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir" düzenlemesi yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Bakılmakta olan dava, 100.000,00 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi tazminat istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince, davanın reddine ve reddedilen maddi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nispi olarak hesaplanan 10.400,00 TL, reddedilen manevi tazminat yönünden ise duruşmalı davalar için maktu olarak belirlenen 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine karar verilmiştir.

Maddi tazminat talebiyle açılan davalarda, kabul edilen tazminat miktarının önemli bir kısmının vekalet ücreti olarak davalı idareye ödenmesi, açılan tazminat davasını davacı açısından anlamsız hale getirmekte, bazı olaylarda ise, davacının dava açılmadan önceki durumundan daha kötü bir duruma girmesine neden olmakta, bu durum, gerek Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararlarında gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında mahkemeye erişim hakkının ihlali olarak değerlendirilmektedir.

Tümden ret ya da kısmen kabul, kısmen ret ile sonuçlanan maddi tazminat davalarında, taraflar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin, kişilerin hak arama özgürlüğü kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal etmeden ne şekilde hesaplanacağı konusunda Tarifenin 10. maddesinin 2. ve 3. fıkralarına paralel bir düzenlemeye yer verilmemiş olması nedeniyle, reddedilen maddi tazminatın Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceğine ilişkin Tarife hükmünün ihmal edilmesi, hakkaniyete daha uygun olacaktır.

Yukarıda yer alan açıklamalar uyarınca, İdare Mahkemesince, manevi tazminat isteminin tamamı için ret hükmü kurularak davalı idare lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilirken; maddi tazminat isteminin tamamı için ret hükmü kurulmasına rağmen davalı idare lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Esasen davalı tarafın bu dava kapsamında, iki tazminat konusu yönünden farklı bir hukuki değerlendirme yapması da söz konusu değildir.

Bu durumda; reddedilen maddi tazminat talebi yönünden davalı idare lehine Mahkeme kararının verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmalı davalar için maktu olarak belirlenen 1.500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, Mahkeme kararının hüküm fıkrasında yer alan "10.400,00 TL" ibaresinin "1.500,00 TL" ; "toplam 11.500,00 TL" ibaresinin "toplam 3.000,00 TL" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının, reddedilen maddi tazminat yönünden aleyhine hükmedilen nispi vekalet ücretine yönelik temyiz isteminin kabulüne, diğer temyiz istemlerinin reddine,

2. Davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının, hüküm fıkrasında yer alan "10.400,00 TL" ibaresinin "1.500,00 TL" "toplam 11.500,00 TL" ibaresinin "toplam 3.000,00 TL" şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/11/2021 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY (X)

Davacı tarafından, mülkiyetinde bulunan ve ticari amaçlı işletmekte olduğu araç ve bu araçta kurulu bulunan vincin, 26/05/2014 tarihinde Hani - Duru karayolunda bölücü terör örgütü mensuplarınca gerçekleştirilen eylemler sonucunda yolda bırakılan araçların,

İl Jandarma Komutanlığı'nca talep edilmesi üzerine yoldan kaldırılması için gerçekleştirilen faaliyetlerin tamamlanmasının ardından dönüş yolunda bölücü terör örgütü mensuplarınca yolun kesilerek tamamen yakılması neticesinde uğradığı zarara ilişkin Diyarbakır Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı'nca aracın bedeli olarak 144.533,00 TL ödenmesi yolunda imzalanan sulhname ile ödeme yapıldığı belirtilerek olay tarihinden araç bedelinin ödenmesine kadar geçen süre içinde araç ile çalışamaması nedeniyle uğradığı ileri sürülen 100.000,00 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 170.000,00 TL

zararın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tazmini istenilmiştir.

...

İdare Mahkemesince; uyuşmazlıkta, davacı tarafından her ne kadar davalı idarenin "objektif sorumluluk" kapsamında zararın meydana geldiği yolun güvenliğinin sağlanamamasında "hizmet kusuru" bulunması nedeniyle uğranılan tüm maddi/manevi zararların genel hükümler kapsamında tazmini gerektiği ileri sürülmekte ise de; terör olayları nedeniyle uğranılan maddi zararların ödenmesine ilişkin 5233 sayılı Kanun ile getirilen özel düzenleme uyarınca davacıya maddi zararlarının ödendiği,

sulhnamenin imzalanmasından sonra "olay tarihinden ödeme gününe kadar çalışmaması nedeniyle mahrum kaldığı muhtemel gelir kaybı" olarak tanımlanan maddi zararının karşılanmasına yasal olanak bulunmadığı, bu durumda, terör eylemi nedeniyle uğradığı maddi zararın 5233 sayılı Kanunun hükümlerinde belirtilen usule göre yapmış olduğu başvuru üzerine karşılandığı görülen davacının, sulhnameyi imzaladıktan sonra açtığı, bakılan davaya konu maddi zararlarının tazminine karar verilmesine yasal olanak bulunmadığı, manevi tazminat talebine ilişkin kısım yönünden ise.

5233 sayılı Kanun sistematiği incelendiğinde, gerek Aydın İçyer-Türkiye davasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nce verilen 12 Ocak 2006 tarih ve 18888/02 no.lu karar ve gerekse 5233 sayılı Kanun'un çeşitli maddelerinde yer alan "maddi" sözcüğünün iptali istemiyle yapılan başvurunun incelenmesi sonucunda Anayasa Mahkemesi'nce verilen 25/06/2009 tarih ve E:2006/79, K:2009/97 sayılı karar gerekçeleri değerlendirildiğinde, zarar tespit komisyonunun sulh teklifini kabul etmeyenlerin 5233 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca başvuracağı yargı yolunda manevi tazminat talep edebileceği, buna göre,

manevi tazminat talebine dayanak olarak gösterilen olay ve olgular ve davacının sulhnameyi imzalamış olması birlikte değerlendirildiğinde; olayda manevi tazminat ödenmesini gerektiren şartların mevcut olmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Uyuşmazlık konusu olayda, davacının mülkiyetinde olan araç üzerinde kurulu vincin, terör örgütü mensuplarınca tamamen yakılması sebebiyle araç bedeli Komisyonca karşılanmış olsa da olayın meydana geldiği tarihten Komisyonca ödeme yapılan tarihe kadar davacının vinci çalıştıramadığı, bu sebeple gelir elde edemediği açık olup, davacının olay tarihi ile ödeme arasında meydana gelen zararının araştırılarak tazmini gerektiği, bununla birlikte davacının olay nedeniyle yaşadığı üzüntü ve elemin de giderilmesi gerektiğinden gerekli araştırma yapılarak maddi ve manevi tazminat isteminin karşılanması ve davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.

KARŞI OY (XX)

Temyiz istemine konu Mahkeme kararında, davacının maddi tazminat isteminin reddi nedeniyle davalı idare lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Bu husus, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, "yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık" kapsamında bulunmayıp; anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" teşkil ettiğinden, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının, Mahkemece yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyorum.

Danıştay 10. Daire, E. 2018/2505, K. 2021/5959, 30 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin_konusu
  4. Düşüncesi
  5. Türk Milleti Adına
  6. Hukuki Değerlendirme
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Karşı Oy (X)
  11. Karşı Oy (Xx)
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2018/2505
Karar No
2021/5959
Tarih
30 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 9. Daire E.2018/2507 K.2021/6040
  • Danıştay 8. Daire E.2018/2510 K.2021/5794
  • Danıştay 6. Daire E.2018/2512 K.2021/12042
  • Danıştay 9. Daire E.2018/2521 K.2021/5317
  • Danıştay 3. Daire E.2018/2552 K.2021/5023
  • Danıştay 3. Daire E.2018/2553 K.2021/5022

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.