KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/2641 E., 2021/6059 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2021
- Esas No
- 2018/2641
- Karar No
- 2021/6059
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Temyiz eden (davalı)
- ... Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Diğer davalı
- ... Belediye Başkanlığı ... Birliği Bşkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Davalılar yanında )
- 1- ...Taah. İnş. Maden Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.
Karar Metni
795 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
2- ... Taah. İnş. Gıda Tar. ve Hay. San. Ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; taraflarca aleyhlerine olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Diyarbakır ili, Silvan ilçesi, ... Köyünde ikamet etmekte iken davalı idarece işletmesi yapılan ocaktan mermer-mucur çıkarılması sırasında kullanılan dinamitlerin yarattığı sarsıntı nedeniyle evinde zarar oluştuğunu ileri süren davacı, Sulh Hukuk Mahkemesinde yaptırdığı tespit doğrultusunda 67.188,75 TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmolunması istenmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idarelerin sorumluluğu altında yapılan patlatmaların davacının evine zarar verdiği, idarenin anılan eyleminin hizmet kusuru teşkil ettiği gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın 16.679,00 TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI
I- Davacı tarafından, bilirkişi raporunda yapılan hatalar nedeniyle zararının eksik hesaplandığı belirtilerek İdare Mahkemesi kararının aleyhine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
II- Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından, davanın süresinde açılmadığı, husumetin idarelerine yükletilemeyeceği, ... Birliği Başkanlığınca yapılan yol yapım ihalesi nedeniyle patlatmaların yapıldığı, yol yapım aşamasında sadece kontrollük hizmetinin idarelerince yapıldığı, yüklenici firmanın ocakla ilgili olarak yaptığı tüm işlemlerin ihaleyi yapan kurum ve yüklenici firma sorumluluğunda olduğu, idarelerine yüklenebilecek bir hizmet kusuru bulunmadığı belirtilerek İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesi, 1. fıkrasında; "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik ve niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır." hükmü ile 2. fıkrasında; "Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dava dosyasının incelenmesinden; ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davalı Karayolları Genel Müüdürlüğü ile davacı tarafından, temyizen incelenerek bozulmasının talep edildiği, ancak UYAP sisteminden alınan nüfus kayıt örneğine göre davacının 11/11/2021 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı Kanun'un 26. maddesi, 2. fıkrasının "Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." hükmünden kastedilen; münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarına devir ve temliki veya miras yoluyla intikali mümkün olmayan haklarla ilgili davalardır. Bunun dışında, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, ölene ait bulunan bütün haklar, mallar ve borçlar mirasçılara geçeceğinden, açılmış bulunan bu tür davaları ölenin mirasçılarının takip etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu durumda; İdare Mahkemesince, davacının vefat etmiş olması sebebiyle, 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca usul kuralları gözetilerek yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
(X) - KARŞI OY
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinde, dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar, gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar, dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verileceği, yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçelerin iptal edileceği, dosyanın işlemden kaldırılmasına dair kararların diğer tarafa tebliğ edileceği kurala bağlanmıştır.
UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının, temyiz aşamasında, 11/11/2021 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca varsa davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği kuşkusuz ise de, temyiz incelemesine konu dosyanın tekemmülü sağlandıktan;
dolayısıyla dosya temyiz incelemesi yapılabilecek hale geldikten sonra davacının vefat ettiği, diğer yandan dosya işlemden kaldırıldıktan sonra varsa davayı takip hakları kendisine geçenin dosyanın işleme konulması talebiyle başvurması halinde yargılama safahatının geriye götürülmeyip kaldığı yerden devamının sağlanması,
yargılama süresinin gereksiz uzatılmaması ve usul ekonomisi yönlerinden adil yargılanma hakkına daha uygun düşeceğinden Dairemizce bu aşamada temyiz incelemesi yapılarak gerekli olan kararın verilmesi ve davacı yönünden de 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesi hükümlerinin temyiz kararından sonraki safahata yönelik olarak uygulanmak üzere dosyanın ...
İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği oyuyla salt davacının ölümü nedeniyle temyize konu kararın bozulması yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Danıştay 10. Daire, E. 2018/2641, K. 2021/6059, 7 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama