KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/10631 E., 2021/1335 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 23 Mart 2021
- Esas No
- 2019/10631
- Karar No
- 2021/1335
- Temyiz eden (davacı)
- ...'e velayeten babası ... ve annesi …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Hukuk Müşaviri Av. …
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Hukuk Müşaviri Av. …
İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı küçük ...'e ... Sağlık Ocağında 23/11/2006 tarihinde uygulanan oral polio aşısı (OPV) nedeniyle oluşan çocuk felci sonucu uğranıldığı ileri sürülen 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 51.000,00 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nin; davanın kabulüne dair … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesi'nin 30/04/2014 tarih ve E:2013/6149,K:2014/3346 sayılı kararı ile adli tıp raporundaki tespitler gereği bünyesinde risk barındıran sağlık hizmetlerinin sunucusu olan davalı idarenin, koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında gerçekleştirdiği aşıdan kaynaklanan komplikasyonda hizmet kusurunun bulunmadığı, tıp kurallarına uygun olarak yürütülen hizmetten dolayı maddi ve manevi tazminata mahkum edilmesinin mümkün olmadığı,
idarenin eylemi ile gerçekleşen zarar arasında illiyet bağı bulunduğundan bahisle kusursuz sorumluluğa dayalı olarak tazminata hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulması üzerine, söz konusu bozma kararına uyulmayarak önceki kararda ısrar edilmesi akabinde İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/05/2018 tarih ve E:2016/778, K:2018/2380 sayılı kararı ile ısrar kararının bozulmasına karar verilmesi neticesinde ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozma kararına uyulmak suretiyle.
Hacettepe Üniversitesi Hastanesi ve bağımsız çalışan "Polio Uzmanlar Kurulu" tarafından, davacının rahatsızlığının uygulanan oral polio aşısına bağlı olarak geliştiğinin tespit edilmiş olması ve Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunca verilen raporda da, OPV (oral polio aşısı) sonrası gelişen bulguların ‘aşıya bağlı paralitik poliomyelit’ ile uyumlu bulunduğu, hastalığın aşıya bağlı bir komplikasyon olarak ortaya çıktığı, aşı uygulamasının tıp kurallarına uygun olduğu, idareye yönelik hizmet kusuru tespit edilmediği şeklinde görüş bildirilmesi karşısında, idareye atfedilecek bir kusur bulunmadığı sonucuna varıldığı,
davalı idarenin hizmet kusuru çerçevesinde tazmin yükümlülüğünün bulunmadığı, idarece önceden öngörülmesi ya da önlenmesi mümkün olmayan komplikasyonlar gelişmesi riskini içinde barındıran sağlık hizmetleri söz konusu olduğunda, kusursuz sorumluluk ilkesi uygulanmak suretiyle de idareye tazmin yükümlülüğü yüklenmesi mümkün bulunmadığından, davacının uğradığı zararın davalı idare tarafından kusursuz sorumluluk esasına göre karşılanmasına da hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, aşı uygulamasında idarenin hizmet kusuru bulunmasa da koruyucu sağlık hizmetlerinden olan ve bebeklik döneminde küçüğe uygulanan oral polio aşısının , davalı idarenin teşviki ve yönlendirmesiyle belli bir sıra takip edilip aşı takvimine bağlı olarak yapılması nedeniyle bu aşının uygulanmasının zorunluluk arz ettiği izlenimi oluşturularak, çok düşük bir oranda da olsa felçlere neden olabildiği konusunda bilgilendirme yapılmaması ve bu konuda yazılı onamın alınmaması nedeniyle idarenin hukuki sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2019/10631, K. 2021/1335, 23 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama