İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2019/11250 K.2023/4723

Dava konusu istem: 31/05/2013 tarihinde kamuoyunda Gezi Parkı olayları olarak bilinen eylemler sırasında Taksim Meydanına çıkmak isteyen göstericilere müdahale eden kolluk kuvvetlerinin atmış olduğu gaz kapsülünün sol gözüne isabet etmesi sonucunda sol…

Esas2019/11250Karar2023/4723Tarih26 Eylül 2023Okuma7 dk · 1.465 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/11250 E., 2023/4723 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
26 Eylül 2023
Esas No
2019/11250
Karar No
2023/4723
Temyiz eden (davalı)
… Kaymakamlığı / …
Vekili
Av. ….
Karşı taraf (davacı)
…
Vekili
Av. …
İstemin_konusu
... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kabule ilişkin kısmının davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.465 kelime·7 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: 31/05/2013 tarihinde kamuoyunda Gezi Parkı olayları olarak bilinen eylemler sırasında Taksim Meydanına çıkmak isteyen göstericilere müdahale eden kolluk kuvvetlerinin atmış olduğu gaz kapsülünün sol gözüne isabet etmesi sonucunda sol gözünü kaybettiğini iddia eden davacı tarafından, olay nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zarara karşılık davacıya 65.000,00 TL ödenmesine ilişkin Beyoğlu Kaymakamlığı Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığının … tarih ve … sayılı kararının iptali ile 65.000,00 TL (10/05/2019 tarihinde kayda giren dilekçeyle artırılmış haliyle 328.561,18 TL) maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla.

Danıştay Onuncu Dairesinin 08/06/2017 tarih ve E:2016/3145, K:2017/2917 sayılı bozma kararına uyulduğu belirtilmek suretiyle dava konusu işlemin iptali, maddi tazminat talebinin kabulü ile 328.561,18 TL maddi tazminat tutarının 10.000,00 TL'lik kısmı için davanın açıldığı 16/05/2014 tarihinden itibaren, miktar artırım dilekçesi ile arttırılan 318.561,18 TL için dilekçenin davalı idareye tebliğ edildiği 11/06/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davacıya ödenmesine,

manevi tazminat talebinin 150.000,00 TL'lik kısmının kabulü ile 16/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talepler yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, bozma kararı üzerine Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen aktüerya raporunda davacının zararının daha yüksek hesaplanması üzerine davacının ikinci kez miktar artırım talebinde bulunduğu, Mahkemece bu talebin kabul edilmesi neticesinde hükmedilen maddi tazminat miktarının bozma kararına aykırı şekilde artırıldığı, aleyhe hüküm verme yasağının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ..

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı tarafından, 31/05/2013 tarihinde kamuoyunda Gezi Parkı olayları olarak bilinen eylemler sırasında Taksim Meydanına çıkmak isteyen göstericilere müdahale eden kolluk kuvvetlerinin atmış olduğu gaz kapsülünün sol gözüne isabet etmesi sonucu gözünü kaybettği, meslekte kazanma gücünde %33 oranında azalma meydana geldiği, olay üzerine Beyoğlu Kaymakamlığı Zarar Tespit Komisyonunca kendisine 65.000,00 TL maddi tazminat ödenmesine karar verildiği,

ancak söz konusu meblağın uğradığı zararı karşılamakta yetersiz olduğu ileri sürülerek 65.000,00 TL ödenmesine ilişkin Beyoğlu Kaymakamlığı Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığının … tarih ve … sayılı kararının iptali ile 65.000,00 TL (10/05/2019 tarihinde kayda giren dilekçeyle artırılmış haliyle 328.561,18 TL) maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, aynı maddenin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup, idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru, hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.

Tazminat hukukunda asıl olan, ortaya çıkan zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağının bulunması olup, hizmet kusuru nedeniyle idarenin sorumluluğuna gidebilmek için ortaya çıkan zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağının bulunması şarttır. Zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabildiği hallerde öncelikle idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkesine göre zararın tazmin edilip edilmeyeceğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu sebeple, hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

A) Temyize konu Mahkeme Kararının Manevi Tazminata İlişkin Kısmının İncelenmesi: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın belirtilen kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B) Temyize konu Mahkeme Kararının Maddi Tazminata İlişkin Kısmının İncelenmesi:

Hukuk sistemimizde "Taleple Bağlılık İlkesi" geçerlidir. Nitekim, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesine göre; "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir."

Taleple bağlılık ilkesinin en önemli sonuçlarından biri de "Aleyhe Bozma Yasağı"dır. Aleyhe bozma yasağı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun, "Sanık lehine başvurma hâlinde verilecek hüküm" başlığını taşıyan 283. maddesinde "İstinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." denilmek suretiyle açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır.

Medeni yargılama hukukuna ilişkin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve idari yargılama hukukuna ilişkin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda, 5271 sayılı Kanunda olduğu gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte, "Aleyhe Bozma Yasağı" gerek hukuk yargılamasında, gerekse idari yargı alanında uygulanan temel prensiplerden biridir.

Bir hüküm, davanın taraflarından yalnız biri tarafından temyiz edilirse, kamu düzenine ilişkin emredici kurallar hariç olmak üzere, temyiz edilen hüküm temyiz eden tarafın aleyhine olarak bozulamaz. Buna dar anlamda aleyhe bozma yasağı denilmektedir.

Taraflardan yalnız birinin temyizi halinde ya da taraflardan yalnız birinin lehine olarak verilen bozma kararında, bozma kararına uyan ilk derece mahkemesi artık temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karardan daha aleyhine olan bir hüküm veremez. Buna, geniş anlamda aleyhe bozma yasağı ya da aleyhe hüküm verme yasağı denilmektedir.

Taraflardan yalnız birinin temyizi üzerine verilen bozma kararına uyan mahkemenin temyiz eden tarafın, bozulan karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm verememesi ilkesi, usule dair kazanılmış hak müessesesi ile yakından ilgilidir. Yargıtay ... Hukuk Dairesinin … tarih ve E…., K…. sayılı kararında da "Önceki karar davacı tarafından temyiz edilmemiş olduğundan, o kararda hükmedilen miktar davalı yararına kazanılmış bir hak oluşturmuştur. O halde, mahkemenin davalı yararına kazanılmış hakkı ihlal ederek aleyhe hüküm verme yasağına aykırı olacak şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir." denilmektedir.

Buna göre, davalı idarenin temyiz talebi üzerine, davalı idare lehine verilen bozma kararına uyulmak suretiyle verilen kararda, davalı idarenin önceki (bozulan) karardan daha aleyhine bir hüküm kurulamayacağı açıktır.

Bakılmakta olan davada ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, Beyoğlu Kaymakamlığı Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığının … tarih ve … sayılı kararının iptali ile davacının 167,365.99 TL maddi, 200,000,00 TL manevi tazminat talebinin dava tarihi olan 16/05/2014 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiği; mahkeme kararının kabule ilişkin kısımının davalı idare tarafından temyiz edildiği,

davacı tarafından ise tazminat miktarına olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise idareye başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği belirtilerek temyiz talebinde bulunulduğu, Danıştay Onuncu Dairesinin 08/06/2017 tarih ve E:2016/3145, K:2017/2917 sayılı kararıyla davanın iptale ve tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının bozulması üzerine ...

İdare Mahkemesince bozma kararına uyulmak suretiyle verilen kararda, davacının efor/işgücü kaybından kaynaklanan toplam zararının 318.561,18 TL olarak belirlendiği, bilirkişi raporunun hükme esasa alınabilir nitelikte bulunduğu gerekçesiyle davacının 10/05/2019 tarihli miktar artırım dilekçesi dikkate alınarak davacının 318.561,18 TL maddi tazminat isteminin kabulüyle 10.000,00 TL'lik kısmı için davanın açıldığı 16/05/2014 tarihinden itibaren, miktar artırım dilekçesi ile arttırılan 318.561,18 TL için dilekçenin davalı idareye tebliğ edildiği 11/06/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davacıya ödenmesine,

manevi tazminat talebinin 150.000,00 TL'lik kısmının kabulü ile 16/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi, fazlaya ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine karar verildiği görülmektedir.

Uyuşmazlıkta, her ne kadar bozma kararına uyulmak suretiyle karar verildiği belirtilmiş ise de, ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davacıya 167,365.99 TL maddi tazminat ödenmesine karar verildiği, davacı tarafından bu kısma yönelik temyiz isteminde bulunulmadığı, mahkemece bozma kararına uyularak verilen kararda ise 10/05/2019 tarihli miktar artırım dilekçesi de dikkate alınarak 318.561,18 TL maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmek suretiyle aleyhe hüküm verme yasağına uyulmadığı, davalı idarenin usuli kazanılmış hakkının ihlal edildiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, Mahkemece bozma kararına uyularak verilen kararda, bozma kararının davalı idarenin temyiz talebinin kabulü ile gerçek zararın ortaya konulması için verildiği hususu dikkate alınmak suretiyle aleyhe hüküm verme yasağı uyarınca davacı lehine hükmedilecek maddi tazminat tutarının 167,365.99 TL'yi aşmaması gerekirken, davalı idarenin önceki (bozulan) karardan daha aleyhine olacak şekilde 10/05/2019 tarihli miktar artırım dilekçesi de dikkate alınarak 318.561,18 TL maddi tazminat isteminin kabulü yolunda verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının maddi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA,manevi tazminata ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/09/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2019/11250, K. 2023/4723, 26 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Düşüncesi
  4. Türk Milleti Adına
  5. İnceleme Ve Gerekçe
  6. Maddi Olay
  7. İlgili Mevzuat
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2019/11250
Karar No
2023/4723
Tarih
26 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2019/11347 K.2023/4466
  • Danıştay 10. Daire E.2019/11354 K.2023/4468
  • Danıştay 10. Daire E.2019/11386 K.2023/4808
  • Danıştay 10. Daire E.2019/11396 K.2023/4904
  • Danıştay 10. Daire E.2019/11429 K.2023/4446
  • Danıştay 10. Daire E.2019/11436 K.2023/4855

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.