İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2019/11838 K.2023/3868

01/10/2014 tarih ve 29136 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Kapsamında Yürütülecek Çalışmalara İlişkin Esaslar'ın yürürlüğe konulması hakkındaki 30/09/2014 tarih ve 2014/6833…

Esas2019/11838Karar2023/3868Tarih21 Haziran 2023Okuma9 dk · 1.837 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/11838 E., 2023/3868 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
21 Haziran 2023
Esas No
2019/11838
Karar No
2023/3868
Davacı
…
Davalı
… / …
Vekili
Huk. Müş. …
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.837 kelime·9 dk okuma·12 bölüm

Davanın konusu

01/10/2014 tarih ve 29136 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Kapsamında Yürütülecek Çalışmalara İlişkin Esaslar'ın yürürlüğe konulması hakkındaki 30/09/2014 tarih ve 2014/6833 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın iptali ile bu kararın dayanağı olan 6551 sayılı Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI

Davacı tarafından, 10/07/2014 tarihli ve 6551 sayılı Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un Anayasa'ya aykırı olduğundan iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması, söz konusu Kanun'a dayalı olarak çıkarılan 01/10/2014 tarih ve 29136 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Kapsamında Yürütülecek Çalışmalara İlişkin Esaslar" hakkındaki 30/09/2014 tarih ve 2014/6833 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın tüm yönleriyle hukuka aykırı olduğu belirtilerek tamamının iptali talep edilmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI

Davacının dava açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığı, yine davacının avukat sıfatıyla dava açmasının 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'na aykırı olduğu, davanın öncelikle sübjektif dava ehliyeti yokluğundan reddedilmesi gerektiği; davanın esasına ilişkin olarak da 2002 yılından itibaren demokratikleşme süreci içinde reformlar yapıldığı, terörün sona erdirilmesinin amaçlandığı, iptali istenilen 01/10/2014 tarih ve 29136 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Kapsamında Yürütülecek Çalışmalara İlişkin Esaslar hakkındaki 30/09/2014 tarih ve 2014/6833 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 6551 sayılı Kanun’a uygun olduğu savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …

DÜŞÜNCESİ

Dava; 01/10/2014 tarih ve 29136 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Kapsamında Yürütülecek Çalışmalara İlişkin Esaslar Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı'nın iptali ile anılan Bakanlar Kurulu Kararı'nın dayanağı 6552 sayılı Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle açılmıştır.

Anayasa'ya Aykırılık İddiasının İncelenmesi:

Davacının, iptali talep edilen Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Kapsamında Yürütülecek Çalışmalara İlişkin Esaslar hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı’nın dayanağı olan 6551 sayılı Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanunun Anayasaya aykırı olduğu yönündeki itirazları ciddi görülmemiştir.

01/10/2014 tarih ve 29136 sayılı Resmî Gazete yayınlanan 30/09/2014 tarih ve 2014/6833 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Kapsamında Yürütülecek Çalışmalara İlişkin Esaslar yürürlüğe konulmuştur.

Davacı tarafından iptali istenilen Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Kapsamında Yürütülecek Çalışmalara İlişkin Esasların amaç ve kapsamı:

"2002 yılında 58 inci Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin kuruluşundan itibaren kararlı bir şekilde gerçekleştirilen demokratik reformların ve 2009 yılında başlatılan “Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi”nin bir devamı olarak; 2013 yılında 61 inci Hükümet tarafından daha güçlü, demokratik, özgür, güvenli ve huzurlu bir Türkiye için “Çözüm Süreci"’ olarak adlandırılan süreç başlatılmıştır.

Kanunda Çözüm Süreci kapsamında yürütülecek çalışmaların temel aktörü “Bakanlar Kurulu” olarak belirlenmekte ve Hükümete bu konuda genel bir yetki ve sorumluluk verilmektedir. Kanunun 2 nci maddesiyle Çözüm Süreci kapsamında yürütülecek çalışmalar sayılarak, Hükümetin bu tedbirlere ilişkin uygulama sonuçlarını izleyeceği, ilgili kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlayacağı ve gerekli mevzuat çalışmalarını yapacağı hükme bağlanmıştır. Kanunun 3 üncü maddesinde yer alan “Bakanlar Kurulu, çözüm sürecine ilişkin gerekli kararları almaya yetkilidir” hükmü ile de Bakanlar Kuruluna, Kanun kapsamında ihtiyaç duyulan konularda karar alma yetkisi verilmiştir.

Sözkonusu Kanundaki yaklaşıma uygun olarak, Çözüm Sürecine müstakil bir başlık altında ayrıntılı şekilde yer veren 62 nci Hükümet Programı 6/9/2014 tarihinde TBMM tarafından kabul görmüştür. Hükümet programında; Hükümetimizin, 6551 sayılı Kanunun belirlediği çerçeve ile artık devlet politikası haline gelen Çözüm Sürecini daha güçlü bir şekilde sürdürmek için ilgili tüm kurumlan etkili bir şekilde koordine etmeye, nihai çözümün sağlanması için gerek duyulan yeni yöntemleri devreye sokmaya ve en önemlisi toplum kesimlerinin desteğini arttırmaya yönelik gerekli çalışmaları yapmaya devam edeceği ifade edilmiştir.

Bu çerçevede hazırlanan Esaslar; 6551 sayılı Kanunda Hükümete verilen görevlerin hayata geçirilmesi amacıyla, Çözüm Süreci kapsamında sorumlu ve ilgili kurumlar ile gerekli uygulama, izleme ve koordinasyon mekanizmaları taralından yapılacak çalışmalar ve alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir." şeklinde belirlenmiştir.

Terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi için yürütülen çözüm sürecine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla yürürlüğe konulan 6551 sayılı Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanunun;

- "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde "Bu Kanunun amacı, terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi için yürütülen çözüm sürecine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

" hükmüne,

- "Uygulama, izleme ve koordinasyon" başlıklı 2. maddesinde;

"(1) Hükümet, çözüm süreci kapsamında aşağıdaki hususlarda gerekli çalışmaları yürütür.

a) Terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesine yönelik siyasi, hukuki, sosyoekonomik, psikolojik, kültür, insan hakları, güvenlik ve silahsızlandırma alanlarında ve bunlarla bağlantılı konularda atılabilecek adımları belirler.

b) Gerekli görülmesi hâlinde, yurt içindeki ve yurt dışındaki kişi, kurum ve kuruluşlarla temas, diyalog, görüşme ve benzeri çalışmalar yapılmasına karar verir ve bu çalışmaları gerçekleştirecek kişi, kurum veya kuruluşları görevlendirir.

c) Silah bırakan örgüt mensuplarının eve dönüşleri ile sosyal yaşama katılım ve uyumlarının temini için gerekli tedbirleri alır.

ç) Bu Kanun kapsamında yapılan çalışmalar ile alınan tedbirlere ilişkin kamuoyunun doğru ve zamanında bilgilendirilmesini sağlar.

d) Alınan tedbirlere ilişkin uygulama sonuçlarını izler ve ilgili kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlar.

e) Gerekli mevzuat çalışmalarını yapar." hükmüne yer verilmiştir.

Dava konusu Esasların incelenmesi sonucunda, anılan düzenlemenin 6551 sayılı Kanunun yukarıda alıntılanan kuralları ile verilen yetki kapsamında yürürlüğe konulduğu ve anılan düzenlemede kamu yararına, üst hukuk normlarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince; Dairemizin 13/04/2015 tarih ve E:2015/642, K:2015/1796 sayılı kararının bozulmasına yönelik Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/12/2017 tarih ve E:2015/3761, K:2017/4517 sayılı kararı uyarınca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ

Dava, avukat olan davacı tarafından, 01/10/2014 tarih ve 29136 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Kapsamında Yürütülecek Çalışmalara İlişkin Esaslar'ın yürürlüğe konulması hakkındaki 30/09/2014 tarih ve 2014/6833 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın iptali ile bu kararın dayanağı olan 6551 sayılı Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması istemiyle açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE

USÛL YÖNÜNDEN

Davalı idarenin, davacının gerek avukat gerekse vatandaş olarak bakılan davayı açmakta menfaati olmadığı, davanın öncelikle sübjektif dava ehliyeti yokluğundan reddedilmesi gerektiği yönündeki itirazları; davaya konu Bakanlar Kurulu kararının, çözüm süreci kapsamında terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi için yürütülen usul ve esasları düzenlendiği, bu hâliyle toplumun bütününü ilgilendirdiği anlaşıldığından yerinde görülmemiş ve işin esasına geçilmiştir. Anayasa'ya Aykırılık İddiasının İncelenmesi: Davacının, Anayasa'ya aykırılık itirazı, Dairemizin 28/05/2020 tarih ve E:2019/11838 sayılı kararı ile ciddi görülmemiştir.

ESAS YÖNÜNDEN

İlgili Mevzuat:

Terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi için yürütülen çözüm sürecine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla yürürlüğe konulan 6551 sayılı Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un;

"Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı, terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi için yürütülen çözüm sürecine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

" hükmüne;

"Uygulama, izleme ve koordinasyon" başlıklı 2. maddesinde,

"(1) Hükümet, çözüm süreci kapsamında aşağıdaki hususlarda gerekli çalışmaları yürütür.

a) Terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesine yönelik siyasi, hukuki, sosyoekonomik, psikolojik, kültür, insan hakları, güvenlik ve silahsızlandırma alanlarında ve bunlarla bağlantılı konularda atılabilecek adımları belirler.

b) Gerekli görülmesi hâlinde, yurt içindeki ve yurt dışındaki kişi, kurum ve kuruluşlarla temas, diyalog, görüşme ve benzeri çalışmalar yapılmasına karar verir ve bu çalışmaları gerçekleştirecek kişi, kurum veya kuruluşları görevlendirir.

c) Silah bırakan örgüt mensuplarının eve dönüşleri ile sosyal yaşama katılım ve uyumlarının temini için gerekli tedbirleri alır.

ç) Bu Kanun kapsamında yapılan çalışmalar ile alınan tedbirlere ilişkin kamuoyunun doğru ve zamanında bilgilendirilmesini sağlar.

d) Alınan tedbirlere ilişkin uygulama sonuçlarını izler ve ilgili kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlar.

e) Gerekli mevzuat çalışmalarını yapar." hükmüne;

Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki hâli ile "Yetki ve sekretarya" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında, "Bakanlar Kurulu, çözüm sürecine ilişkin gerekli kararları almaya yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir.

Dava Konusu Esasların İncelenmesi:

Yukarıda aktarılan Kanun hükümlerine dayanılarak hazırlanan ve 01/10/2014 tarih ve 29136 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 30/09/2014 tarih ve 2014/6833 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Kapsamında Yürütülecek Çalışmalara İlişkin Esaslar yürürlüğe konulmuştur.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davaları, İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan idari davalar olarak tanımlanmıştır.

Davacı tarafından, dava konusu Kararın tamamının hukuka aykırı olduğu ileri sürüldüğünden, anılan Karar, 2577 sayılı Kanun'da yer verilen idari işlemin bütün unsurları yönünden ayrı ayrı incelemeye tabi tutulmuştur.

Terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi için yürütülen çözüm sürecine ilişkin usûl ve esasları düzenleme amacıyla yürürlüğe konulan 6551 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile çözüm süreci kapsamındaki gerekli çalışmaları yürütme yetkisinin Hükümete verildiği, 3. maddesi ile çözüm sürecine yönelik gerekli kararları alma konusunda da Bakanlar Kurulunun yetkilendirildiği dikkate alındığında; Kanun'un verdiği yetki dahilinde alınan dava konusu Bakanlar Kurulu kararında yetki ve şekil yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Dava konusu düzenlemenin diğer unsurlarına gelince;

İdari işlem ile ulaşılmak istenen nihai sonuç olan idari işlemin amaç unsurunun her zaman "kamu yararı" olması gerekmektedir. Dava konusu düzenleme ile terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, dava konusu Bakanlar Kurulu kararının kamu yararı amacıyla hazırlandığı açık olup, dava konusu düzenlemede amaç unsuru yönüyle de hukuka ve dayanağı Kanun'a aykırı bir yön bulunmamaktadır.

Gerek yargısal kararlarda gerekse öğretide idari işlemin sebep unsuru, işlemin yapılmasını gerektiren hukuki işlem veya olay olarak tanımlanmaktadır. Sebep, idareyi işlem yapmaya yönelten tüm etkenler olup, işlemin bir tür gerekçesidir.

6551 sayılı Kanun'un verdiği yetki çerçevesinde, dava konusu Esaslar'ın 1. maddesinde de ifade edildiği şekliyle "daha güçlü, demokratik, özgür, güvenli ve huzurlu bir Türkiye için çözüm süreci olarak adlandırılan sürecin başlatılması" üzerine, bu sürecin yürütülmesi noktasında usûl ve esasların belirlenmesi gerektiğinden, bu sebebe dayalı olarak dava konusu Bakanlar Kurulu kararının tesis edildiği dikkate alındığında, dava konusu işlemde sebep unsuru yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Bir idari işlemin konu unsuru ise, o işlemin hukuk aleminde yaptığı etki ve doğurduğu hukuki sonuç veya hüküm olarak ifade edilmektedir. İşlemin konusu, onun içeriğidir. İşlemin konusunun hukuka ve genel ahlaka aykırı olmaması, ayrıca imkansız bulunmaması gerekir.

Dava konusu işlemin konusu, çözüm süreci ve bu sürece yönelik yapılacak çalışmalar olduğundan, bu hâliyle dava konusu düzenlemenin konu unsuru yönünden de hukuka uygun bulunduğu anlaşılmıştır.

Bu durumda, dava konusu Esaslar'ın incelenmesi sonucunda, anılan düzenlemenin 6551 sayılı Kanun'un yukarıda alıntılanan kuralları ile verilen yetki kapsamında yürürlüğe konulduğu ve anılan düzenlemede kamu yararına, üst hukuk normlarına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. DAVANIN REDDİNE,

2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacı tarafından ödenen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, yine aşağıda ayrıntısı gösterilen ve davalı idare tarafından ödenen toplam … TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,

3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,

4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,

5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 21/06/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2019/11838, K. 2023/3868, 21 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davanın konusu
  4. Davacının İddiaları
  5. Davalının Savunması
  6. Danıştay Tetkik Hâkimi : …
  7. Düşüncesi
  8. Danıştay Savcısı : …
  9. Düşüncesi
  10. Türk Milleti Adına
  11. Maddi Olay Ve Hukuki Süreç
  12. İnceleme Ve Gerekçe
  13. Usûl Yönünden
  14. Esas Yönünden
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2019/11838
Karar No
2023/3868
Tarih
21 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.2019/11864 K.2023/6318
  • Danıştay 10. Daire E.2019/12026 K.2023/3498
  • Danıştay 10. Daire E.2019/12035 K.2023/3960
  • Danıştay 6. Daire E.2019/12040 K.2023/6048
  • Danıştay 10. Daire E.2019/12184 K.2023/3621
  • Danıştay 6. Daire E.2019/12273 K.2023/5883

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.