KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/12524 E., 2023/5244 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2023
- Esas No
- 2019/12524
- Karar No
- 2023/5244
- Temyiz eden (davacılar)
- 1- …
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
2- … 3- … 4- … 5- … VEKİLİ: Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR)
1- … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ
1. Huk. Müş. Yrd. V. …
2- … Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ: Av. …
3- … Valiliği / …
İSTEMLERİN_KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU: Davacılar tarafından, 22/04/2016 tarihinde Suriye ülkesinin kuzeyindeki DAEŞ terör örgütünün hakimiyetinde bulunan bölgeden fırlatıldığı tespit edilen roket mermisinin Kilis iline düşerek patlaması sonucunda yakınları …'ın vefat etmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık her biri için ayrı ayrı 150.000,00 TL olmak üzere toplam 750.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla manevi tazminat isteminin, müteveffanın eşi … için 50.000,00 TL, çocukları … için 50.000,00 TL, … için 50.000,00 TL, … için 50.000,00 TL, … için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin kısmının ise reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, istinaf incelemesine konu kararın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacılar tarafından, hükmedilen manevi tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye yol açmasına imkan olmadığı gibi duyulan acının boyutu ile de orantılı olmadığı, enflasyonun geldiği noktada daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, emsal dosyalarda daha yüksek manevi tazminata hükmedildiği iddialarıyla, davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, 5233 sayılı Kanunda manevi zararların karşılanacağına yönelik düzenleme bulunmadığı, manevi tazminat taleplerinin fahiş ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte olduğu, ağır hizmet kusuru bulunmadığından tazmin şartlarının oluşmadığı,
manevi tazminata faiz işletilemeyeceği, önceden bilinmesi ve belirlenmesi mümkün olmadığından faiz işletilse bile başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiği, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla, davalı Milli Savunma Bakanlığı tarafından, idareleri aleyhine harca hükmedilemeyeceği, davada hasım olarak eklendikleri tarihte tazminat isteminden haber olunduğu için temerrüt tarihinin İçişleri Bakanlığına başvuru tarihi olarak kabul edilmesinin isabetsiz olduğu, kendilerinin gerekli önlemleri almasına rağmen dava konusu hadisenin gerçekleştiği, kusurlarının bulunmadığı,
kusura ilişkin değerlendirmenin oran belirtilmeden yapılmasının da hukuka aykırı olduğu iddialarıyla, davalı Kilis Valiliği tarafından ise, 5233 sayılı Kanunda manevi zararların karşılanacağına yönelik düzenleme bulunmadığı, manevi tazminat taleplerinin fahiş ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte olduğu, ağır hizmet kusuru bulunmadığından tazmin şartlarının oluşmadığı iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Taraflarca karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2019/12524, K. 2023/5244, 5 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama