İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2019/12684 K.2023/4910

. İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Esas2019/12684Karar2023/4910Tarih28 Eylül 2023Okuma10 dk · 1.992 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/12684 E., 2023/4910 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
28 Eylül 2023
Esas No
2019/12684
Karar No
2023/4910
Temyiz eden (davacı)
… vasisi …
Temyiz eden (davalı)
… Bakanlığı / ANKARA
Vekili
Av. …
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.992 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

. İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacı tarafından; hükümlü olarak bulunduğu Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevinde başka bir mahkumun saldırısına uğradığından davalı idarece can güvenliğinin sağlanamadığı, İzmir 2 No'lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi, Tekirdağ T Tipi Cezaevi ve Denizli D Tipi Cezaevinde infaz koruma memurları tarafından işkenceye uğradığı, darp edildiği, cezaevinde iken çeşitli kurum ve kuruluşlara gönderdiği mektuplar sebebiyle disiplin cezalarına çarptırıldığından dilekçe hakkının elinden alınmaya, işlevsiz bırakılmaya çalışıldığı ileri sürülerek uğradığı iddia edilen zararlarına karşılık 500.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının Sincan Cezaevinden İzmir iline duruşma için götürülürken Denizli D Tipi Cezaevinde ve Tekirdağ T Tipi Cezaevinde infaz koruma memurlarının saldırısına maruz kaldığı iddiaları yönünden; davacının iddialarını doğrulayıcı ya da destekleyici herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı görüldüğünden buna ilişkin tazminat isteminin reddi gerektiği, davacının dilekçe hakkının elinden alınmaya çalışıldığı iddiaları yönünden;

bir adet mektubun ve bir adet fotoğrafın sakıncalı olması nedeniyle mevzuata uygun olarak gönderilmediği ve yargı mercilerine yapılan itirazların da reddedildiği görüldüğünden buna ilişkin tazminat talebinin reddi gerektiği, İzmir 2 No'lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevinde infaz koruma memurlarının vücudunda sigara söndürmeleri suretiyle işkenceye uğradığı iddiası yönünden;.

Ağır Ceza Mahkemesi kararı ile davacıya infaz koruma memurları tarafından işkence yapıldığı anlaşıldığından olay günü sayıma inmemekte ısrarcı olan davacının da müterafik kusurunun bulunduğu belirtilerek 125.000,00 TL manevi tazminat ile Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevinde davacının başka bir hükümlü tarafından jiletle saldırıya uğramasında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu,

davacının da diğer mahkuma karşı küfürlü konuşması ve ceza mahkemesince de haksız tahrik indirimi yapıldığından davacının müterafik kusurunun bulunduğu belirtilerek 75.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın ilk davanın açıldığı 12/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesince; tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; Sincan'dan İzmir'e duruşma için götürüldüğü cezaevinde ve Tekirdağ Cezaevinde infaz koruma memurlarının saldırısına maruz kalmasına ilişkin olaylar hakkında dosyada bilgi ve belge bulunmadığından ret kararı verildiği, oysa bu olaylara ilişkin soruşturma yapıldığı, dosyada bilgi bulunduğu, davalı idare lehine vekalet ücretinin hatalı belirlendiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; idarelerinin kusurlu ve kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, manevi tazminata hükmedilebilmesi için ağır kusurun bulunması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen gerekçeli onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından hükümlü olarak bulunduğu Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevinde 22/05/2011 tarihinde başka bir hükümlünün jiletli saldırısına maruz kaldığından davalı idarece can güvenliğinin sağlanamadığından bahisle 150.000,00 TL, İzmir 2 No'lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevinde infaz koruma memurlarının vücüdunda sigara söndürmeleri suretiyle işkenceye uğradığından bahisle 200.000,00 TL, Edirne ilinden Tekirdağ T Tipi Cezaevine nakledildiği günün akşamında ceza infaz koruma memurları tarafından darp edildiğinden bahisle 50.000,00 TL,

Sincan Cezaevinden İzmir iline duruşma için götürülürken Denizli D Tipi Cezaevinde kaldığı sırada infaz koruma memurlarının saldırısına uğradığından bahisle 70.000,00 TL ve ceza evinden çeşitli kurum ve kuruluşlara gönderdiği mektuplar sebebiyle disiplin cezalarına çarptırıldığından dilekçe hakkının elinden alınmaya, işlevsiz bırakılmaya çalışıldığından bahisle 30.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinde, - iş bu davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle - "İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Davanın Kısmen Reddine İlişkin Kısmına Davacı Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Dair Kısmının İncelenmesi:

Mahkeme kararında davacının Sincan Cezaevinden İzmir iline duruşma için götürülürken Denizli D Tipi Cezaevinde kaldığı ve Tekirdağ T Tipi Cezaevinde bulunduğu sırada ceza infaz koruma memurlarının saldırısına uğradığı iddiaları yönünden; davacının iddialarını doğrulayıcı ya da destekleyici herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı görüldüğünden buna ilişkin tazminat isteminin reddi gerektiği belirtilmişse de dosyada bulunan bilgi ve belgelerden Tekirdağ T Tipi Cezaevinde uğradığını iddia ettiği saldırı yönünden;

idarece disiplin soruşturması yürütüldüğü,15/01/2016 tarihli soruşturma raporunda kamera kayıtlarına göre görevlilerin 26 saniye davacı ile aynı odada bulunduklarının, darp olayının mümkün olamayacağının, davacının bulunduğu kurumdan nakil gidebilmek için kurum personelini tahrik edici ve görevlerini yapmayı engelleyici davranışlarının tespit edildiğinin belirtildiği ve ceza infaz memurları hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, 23/08/2017 tarihli Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı Bakanlık Muhabere Bürosunun yazısında ise; kurum görevlilerinin davacıyı darp etmesinin söz konusu olmadığı,

kamu görevlilerinin görevlerini yerine getirdiklerinin belirtidiği, Denizli D Tipi Cezaevinde kaldığı sırada uğradığını iddia ettiği saldırı yönünden ise; davalı idarece yürütülen disiplin soruşturmasında … tarih ve … sayılı soruşturma kararında, davacının kaldığı gözetim odasında bulunan kamera kayıtlarına göre davacının iddiaları ile örtüşecek herhangi bir kaydın bulunmadığı belirtilerek ceza infaz memurları hakkında ceza verilmesine yer olmadığına kararı verildiği anlaşıldığından,

ilk derece mahkemesi kararının davanın kısmen reddine ilişkin kısmına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamakta olup, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının davacının istinaf başvurusunun reddine dair kısmının belirtilen gerekçe ile onanması gerekmektedir.

Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Davanın Kısmen Kabulüne İlişkin Kısmına Davalı İdare Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Dair Kısmının İncelenmesi:

A) Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevinde başka bir mahkumun saldırısına uğradığından bahisle davalı idare tarafından can güvenliğinin sağlanamadığı ileri sürülerek uğradığı iddia edilen manevi zarar için hükmedilen 75.000,00 TL tazminat yönünden;

İdari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebiyle tam yargı davası açılabilmesi için, zarara sebep olan eylemin, maddi olayın idariliğinin ve yol açtığı zararın kesin olarak ortaya çıkması zorunludur.

Esasen, zarara sebep olan eylemin veya maddi olayın idariliğinin kesin olarak ortaya çıkması ile 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde öngörülen sürelerin işlemeye başlayacağı açıktır.

Dava konusu uyuşmazlığın da, eylemin idariliğinin kesin olarak ortaya çıktığı tarihin tespiti ile çözüme kavuşturulması gerekmektedir.

Uyuşmazlıkta; davacının başka bir mahkumun saldırısına uğradığı olayın 22/05/2011 tarihinde gerçekleştiği, dosyada bulunan Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının 06/04/2017 tarihli yazısında; davacı tarafından kurum personelinin can güvenliğini sağlayamadığı gerekçesiyle yaptığı şikayet üzerine açılan … ve … sayılı soruşturma dosyalarında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğinin belirtildiği, davanın ise 12/05/2016 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.

Maddi olay değerlendirildiğinde davacının cezaevinde başka bir mahkum tarafından jiletle yaralanması sebebiyle meydana gelen zarar yönünden eylemin idariliğinin ve idarenin sorumluluğunun olayın meydana geldiği tarih olan 22/05/2011 tarihinde ortaya çıktığı, dolayısıyla 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde öngörülen sürelerin bu tarihten itibaren işlemeye başladığı, davacı tarafından olayın meydana geldiği 22/05/2011 tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde idareye başvurulması gerekirken 12/05/2016 tarihinde açılan işbu tam yargı davasında süre aşımı bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Öte yandan; yaralama olayını gerçekleştiren mahkumun yargılandığı ceza davasının idarenin eylemine veya kusuruna yönelik bir dava olmadığı ve idarenin sorumluluğuna yönelik herhangi bir tespit bulunmadığı, ceza infaz memurları hakkında yapılan soruşturmada da karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiği dikkate alındığında yaralama olayını gerçekleştiren mahkumun, mahkumiyet kararının kesinleşmesinin yeni bir hukuki durum yaratmayacağı dolayısıyla davacının dava açma süresini canlandıramayacağı da ortadadır.

Bu itibarla, davanın davacının Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevinde başka bir hükümlünün saldırısına uğradığından bahisle talep ettiği 150.000,00 TL'lik manevi tazminata ilişkin kısmının süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken 75.000,00 TL manevi tazminata hükmeden İdare Mahkemesinin kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

B) İzmir 2 No'lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevinde infaz koruma memurlarının işkencesine uğradığı ileri sürülerek uğradığı iddia edilen manevi zarar için hükmedilen 125.000,00 TL manevi tazminat yönünden;

Manevi zarar; kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, ölüm veya uğranılan diğer cismani zarar nedeniyle duyulan acı ve ızdırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmektedir. Kendisinin veya yakınlarının uğradığı tecavüz, saldırı veya meydana gelen bir ölüm olayı sonucunda; fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.

Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır.

Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır.

Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri hak ihlallerinin bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.

Buna göre manevi tazminat takdir edilirken, davacı yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.

Dava konusu olayda, ceza kararı ile ceza infaz görevlilerinin davacıyı darp ettiğinin tespit edildiği göz önüne alındığında davalı idarenin kusurlu olduğu, dolayısıyla davacının uğradığı manevi zararın tazmini gerektiği açık ise de; dava konusu olayın, davacının mazereti yokken sayıma inmemekte ısrarcı olması sebebiyle başladığı ve davacının görevlilere karşı görevlerini yapmalarını engelleyici tutum ve davranışları dikkate alındığında takdir edilecek manevi tazminatın, davacı yönünden manevi tatmin sağlayacak, idarenin kusurunu ortaya koyacak, ancak aynı zamanda idare yönünden ölçülü ve hakkaniyetli olacak, makul bir tutarda belirlenmesi gerekmektedir.

Bu durumda, davacının olaydaki müterafik kusuru, olayın oluş şekli göz önüne alındığında, takdir edilen manevi tazminat miktarı fazla bulunduğundan, manevi tazminatın amaç ve niteliği dikkate alınarak yukarıda belirtilen ölçütlere göre hükmedilecek manevi tazminat tutarı yeniden belirlenmelidir.

Bu itibarla; 125.000,00 TL manevi tazminatın kabulü yolundaki karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.

Öte yandan; Bölge İdare Mahkemesince bozma kararı üzerine yapılacak yargılama sonucunda kurulacak yeni hükümde davalı idare lehine hükmedilecek vekalet ücretinin davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretini geçemeyeceği açıktır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE 2. … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı temyize konu kararının İdare Mahkemesi kararının, davanın kısmen reddine yönelik kısmına davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, İdare Mahkemesi kararının, davanın kısmen kabulüne yönelik kısmına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,

3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 28/09/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2019/12684, K. 2023/4910, 28 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Yargılama Süreci
  4. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2019/12684
Karar No
2023/4910
Tarih
28 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2019/12716 K.2023/4355
  • Danıştay 10. Daire E.2019/12720 K.2023/4513
  • Danıştay 10. Daire E.2019/12774 K.2023/4540
  • Danıştay 10. Daire E.2019/12785 K.2023/4972
  • Danıştay 10. Daire E.2019/12825 K.2023/4959
  • Danıştay 10. Daire E.2019/12859 K.2023/4809

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.