KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/4891 E., 2021/4199 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2021
- Esas No
- 2019/4891
- Karar No
- 2021/4199
- Temyiz eden (davalı)
- … Kurumu Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Sağlık Hizmetleri Tic. ve San. A.Ş
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
İstemin_konusu
Davacı şirket tarafından, İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezinin … tarih ve … sayılı işleminin, başka şirkete devrettiği özel hastanede çalışanların 2010/01-2014/10 dönemlerine ait ek aylık prim ve hizmet belgelerinin süresi içinde kuruma verilmemesinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan bahisle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 102. maddesi uyarınca 206.508,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan dava sonucunda; ... İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptali yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, uzman doktorların asgari ücretle çalışmadığı, somut delil aranması gerekmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulunun 07/03/2019 tarih ve 2019/24 sayılı kararıyla Danıştay Onbeşinci Dairesinin kapatılması üzerine Danıştay Onuncu Dairesine gönderilen dava dosyasında, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dava dosyasının incelemesinden, dosyada bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nın 27/11/2014 tarihli inceleme raporunda; her ne kadar on doktorun ifadesi alındığı belirtilmişse de söz konusu ifadelerin raporda yer almadığı, raporun ekinde de bulunmadığı, dosyada sadece iki doktorun ifadesine rastlanıldığı, dosyada bulunan ifadelerden de doktorların Tabip odasından gelen yazıda belirtilen ücreti aldıklarına dair bir bilgi bulunmadığından, somut tespit bulunmadığı açık olup, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bu durumda, temyize konu İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen açıklamayla onanması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Danıştay 10. Daire, E. 2019/4891, K. 2021/4199, 21 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama