İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2019/5586 K.2022/3007

Dava konusu istem: Davacı tarafından, 15/05/2012 tarihinde Tokat Devlet Hastanesinde yapılan katarakt ameliyatından sonra görme yeteneğini kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek 70.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi…

Esas2019/5586Karar2022/3007Tarih1 Haziran 2022Okuma7 dk · 1.411 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/5586 E., 2022/3007 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
1 Haziran 2022
Esas No
2019/5586
Karar No
2022/3007
Temyiz eden (davacı)
…
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalı)
… Bakanlığı / …
Vekili
…
İstemin_konusu
… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.411 kelime·7 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafından, 15/05/2012 tarihinde Tokat Devlet Hastanesinde yapılan katarakt ameliyatından sonra görme yeteneğini kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek 70.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; olayla ilgili olarak Adli Tıp Kurumunca düzenlenen raporda, katarakt ameliyatının tıp kurallarına uygun olduğu, ameliyat sonrası büllöz keratopati (kornea ödemi) gelişiminin komplikasyon olduğu, komplikasyon yönetiminde kusur bulunmadığı yönünde görüş bildirildiğinden, olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, ameliyat öncesinde gerekli tetkiklerin yapıldığına ilişkin dosyada herhangi bir belgenin bulunmadığı, göz tansiyonuna yönelik araştırma yapılmadan gerçekleştirilen ameliyat sonucunda görme yeteneğinin kaybedildiği, Adli Tıp Kurumu raporuna yapılan itirazların dikkate alınmadığı belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ön inceleme kapsamında düzenlenen raporda, ameliyat öncesinde glokom (göz tansiyonu) mevcut olmasının korneal ödem oluşumuna sebebiyet vermeyeceğinin ifade edildiği, olaydaki neticenin meydana gelmesinde hizmet kusuru bulunmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Dava konusu uyuşmazlık incelendiğinde, katarakt ameliyatı öncesinde göz içi basıncına yönelik ölçüm yapıldığına dair dosyada herhangi bir kaydın bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Davacının, basınç yüksekliğinin ameliyat sırasında fark edildiği, bu hususta daha önce inceleme yapılmadığı yönündeki iddiası da dikkate alındığında, bu durumun korneada ödem oluşumuna ne şekilde etki ettiği, ameliyat öncesinde yüksek basınç tespit edilmesi halinde katarakt ve glokom cerrahisi birlikte uygulanarak ortaya çıkan sonucun önlenip önlenemeyeceği hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Bu durumda; konu ile ilgili uzman akademisyenlerin yer aldığı Adli Tıp Üst Kurulundan veya üniversite öğretim üyelerinden teşkil edilecek yeni bir bilirkişi heyetinden, tarafların tüm iddia ve itirazlarının karşılandığı, tutarlı ve anlaşılır bir rapor alınarak uyuşmazlığın çözülmesi gerektiği sonucuna varıldığından, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı, 09/05/2012 tarihinde sağ gözde görme bozukluğu şikayetiyle Tokat Devlet Hastanesine başvurmuş, göz hastalıkları servisine yatırıldıktan sonra 15/05/2012 tarihinde katarakt ameliyatı yapılmıştır. Ameliyat öncesinde göz içi basıncına ilişkin değerler hasta dosyasına işlenmemiştir. Davacının beyanına göre, ameliyatı gerçekleştiren hekim operasyon esnasında kendisine göz tansiyonunun yüksek olduğunu söylemiş ve kontrol önerilerek taburcu edildikten sonra da aynı hekim tarafından ilaç tedavisi uygulanmaya başlanmıştır.

Ameliyattan sonra büllöz keratopati (kornea ödemi) oluşması nedeniyle 09/10/2012 tarihinde Gaziosmanpaşa Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesine başvurduktan sonra burada takip edilen davacıya, bu süreçte ilaç tedavisi uygulanmış, daha sonra başvurduğu özel hastanelerde göz içi basıncı yüksekliği tespit edilmiş ve glokom (göz tansiyonu) tanısı konulmuştur.

17/10/2014 tarihinde Gaziosmanpaşa Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından, İstanbul Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilen davacıya kornea nakli yapılmıştır.

Olayla ilgili olarak düzenlenen ön inceleme raporunda; Tokat Devlet Hastanesinde tüm hastalara ameliyat öncesinde tonometri (göz içi basıncı ölçümü) vb. tetkiklerin yapıldığı, sonuçların bloknot kağıdına yazılarak doktora gönderildiği, başka bir yere kaydedilmediği, doktorların sonuçlardan anormal olanları hasta dosyasına yazdıkları belirtilmiştir. Hastane işleyişi bu şekilde ifade edildikten sonra, … 'ın da bu testlere tabi tutulduğu, sonuçların normal olması nedeniyle dosyaya yazılmamış olmasının kuvvetle muhtemel olduğu, aksinin kabulü halinde gerekli tedavilerin uygulandığına dair notların mevcut olmasının gerektiği, sonuçlar normal de olsa dosyaya bilgi olarak yazılmamasının doktora ait idari bir kusur olduğu yönünde değerlendirmede bulunulmuştur.

Yapılan kornea naklinden istediği neticeyi alamadığını ifade eden davacı tarafından, görme yeteneğini kısmen kaybetmesinin katarakt ameliyatındaki hizmet kusurundan kaynaklandığı iddiasıyla, davalı idareye maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan dava açılmıştır.

İdare Mahkemesince, olayda idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen … tarih ve … karar numaralı raporda; "15/05/2012 tarihinde Tokat Devlet Hastanesi'nde sağ katarakt cerrahisi uygulandığı bildirilen 1955 doğumlu, … kızı … adına düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerin tetkiklerinde, katarakt nedeniyle uygulanan Fako + IOL implantasyonu ameliyatının tıp kurallarına uygun olduğu, büllöz keratopati gelişiminin bu tarz cerrahilerin bir komplikasyonu olduğu, komplikasyon yönetiminde kusur bulunmadığı" yönünde görüş bildirilmiştir.

Anılan rapor doğrultusunda Mahkemece, olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, davacının istinaf başvurusu da reddedilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.

Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.

Öte yandan, manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır.

Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar.

Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli ve idari faaliyetin niteliği gözetilerek hakkaniyetli bir tutarı aşmaması gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

A) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Maddi Tazminat İsteminin Reddine Yönelik İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Manevi Tazminat İsteminin Reddine Yönelik İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:

Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda, katarakt nedeniyle uygulanan ameliyatın tıp kurallarına uygun olduğu, büllöz keratopati gelişiminin bu tarz cerrahilerin bir komplikasyonu olduğu, komplikasyon yönetiminde kusur bulunmadığının belirtilmesi karşısında, davacıda kornea ödemi meydana gelmesi ve sonrasında yaşanan görme kaybının davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle ortaya çıktığı açıkça ortaya konulamadığından, uyuşmazlıkta maddi tazminata hükmedilmesi koşulları oluşmamıştır.

Bununla birlikte, yukarıda aktarılan ön inceleme raporunda da ifade edildiği üzere, katarakt ameliyatı öncesinde yapılan göz içi basıncına ilişkin ölçümlerin hasta dosyasına işlenmediği sabit olup, olaydaki tıbbi kayıt eksikliği nedeniyle davacının, meydana gelen görme kaybının nedenine hiçbir zaman ulaşamayacağı ve ömür boyu şüphe duyacağı açıktır.

Bu durumda; oluşan manevi zararın, manevi tazminatın yukarıda belirtilen niteliği de gözetilmek suretiyle tazmini gerekirken, manevi tazminat talebinin reddedilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2. Davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının maddi tazminat isteminin reddine yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, manevi tazminat isteminin reddine yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 01/06/2022 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2019/5586, K. 2022/3007, 1 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Danıştay Tetkik Hâkimi : …
  4. Düşüncesi
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2019/5586
Karar No
2022/3007
Tarih
1 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2019/5587 K.2022/3180
  • Danıştay 4. Daire E.2019/5590 K.2022/3181
  • Danıştay 12. Daire E.2019/5593 K.2022/2597
  • Danıştay 9. Daire E.2019/5596 K.2022/1976
  • Danıştay 9. Daire E.2019/5599 K.2022/2009
  • Danıştay 9. Daire E.2019/5602 K.2022/1962

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.