İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2019/5654 K.2022/5512

Dava konusu istem: Davacı tarafından, 22/03/2013 tarihinde vücutta sağda uyuşma, dengesizlik şikayetleriyle başvurduğu İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinde gerçekleştirilen DSA (Dijital Anjiyografi) incelemesi esnasındaki hatalı…

Esas2019/5654Karar2022/5512Tarih28 Kasım 2022Okuma6 dk · 1.104 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/5654 E., 2022/5512 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
28 Kasım 2022
Esas No
2019/5654
Karar No
2022/5512
Temyiz eden (davacı)
…
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalı)
… Üniversitesi Rektörlüğü
Vekili
Av. Dr. …
İstemin_konusu
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.104 kelime·6 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafından, 22/03/2013 tarihinde vücutta sağda uyuşma, dengesizlik şikayetleriyle başvurduğu İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinde gerçekleştirilen DSA (Dijital Anjiyografi) incelemesi esnasındaki hatalı müdahale neticesinde sağ bacağında hematom oluştuğu, bu nedenle ilk olarak 05/06/2013 tarihinde ameliyat olmak zorunda kaldığı, ancak sağlığına kavuşamadığı, bacağında kısalma meydana geldiği, aydınlatma yükümlülüğü ve komplikasyon yönetimi açısından ağır hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek 2.000,00 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın ameliyat tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayla ilgili olarak Adli Tıp Kurumu ...

İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda, sol vücut yarısında uyuşma, dengesizlik şikayetleri ile değerlendirilen ve vertebral arter diseksiyonu ön tanısı ile tetkik ve tedavi edilen hastanın bu ön tanıya yönelik olarak yapılan DSA incelemesinin tıbbi bir gereklilik olduğu, kişide meydana gelen hematom ve sonrası enfeksiyonun bu işlemin komplikasyonu olarak değerlendirildiği, komplikasyon yönetiminin uygun olduğu cihetle ilgili sağlık personeline atfı kabil kusur bulunmadığı yönünde görüş bildirildiğinden, teşhis ve tedavi sürecinde yapılan tıbbi müdahalelerin genel kabul gören yöntemlere uygun olduğu,

idareye yüklenebilecek bir hizmet kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, anjiyo sonrası oluşan hematoma yönelik operasyondaki tıbbi hatalar ile ilgili olarak Adli Tıp Kurumu raporunda değerlendirme yapılmadığı, raporda radyolojik tetkiklerin incelendiği belirtilmiş ise de, bu incelemelerin içeriğinin anlaşılamadığı, eksik tedavi evrakına dayanılarak rapor hazırlandığı ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, olayda hizmet kusurunun bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dava dosyasında bulunan belgelere göre;

Davacı ilk olarak kusma, yüzün sağ yarısında uyuşukluk ve dengesizlik şikayetleriyle 02/02/2013 tarihinde Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurmuş, buradaki incelemelerde beyinde iskemik lezyon saptanmıştır. Daha sonra MR anjiyografi incelemesi neticesinde vertebral arter diseksiyonu (beynin daha çok arka bölümüne kan taşıyan atar damarda yırtılma) düşünülmüş, bu nedenle davacıya dijital anjiyografi önerilmiştir.

İleri tetkik ve tedavi amacıyla, 22/03/2013 tarihinde İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesine yatırılan davacıya dijital anjiyografi incelemesinin yapılmasının ardından, davacının sağ bacağında şişlik ve nabız kaybı oluşmuş, bu nedenle aynı hastanede 05/06/2013 tarihinde sağ kasıktan hematom boşaltılması, sağ popliteal embolektomi (emboli oluşumuna neden olan pıhtının çıkarılması) ve bypass operasyonları gerçekleştirilmiştir.

Davacı, davalı idare bünyesindeki hastaneye son olarak 28/08/2013 tarihinde başvurmuş olup, yatışı yapıldıktan sonra 05/09/2013 tarihinde yara debridmanı operasyonu geçirmiş, ardından dermatoloji ve enfeksiyon hastalıkları bölümleri tarafından tedavisi düzenlenmiş, mevcut şikayetlerinin sona ermesi üzerine 16/09/2013 tarihinde şifaen taburcu edilmiştir.

Bacağındaki rahatsızlığın hatalı tıbbi müdahale neticesinde meydana geldiği ileri sürülerek davacı tarafından, davalı idareye maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle ilk olarak 20/08/2015 tarihinde başvurulmuştur.

Tazminat isteminin uygun görülmediğine ilişkin İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekanlığının 11/09/2015 tarihli yazısının 21/09/2015 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından davacı tarafından, yeterli araştırma yapılmadığı ileri sürülerek 20/11/2015 tarihinde tekrar başvuru yapılmış, uzlaşma ihtimali bulunduğu için tazminat talebinin yeniden değerlendirilmesi talep edilmiştir.

Bunun üzerine 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 12/4. maddesi uyarınca hukuki uyuşmazlık değerlendirme komisyonu oluşturulmuş, 23/12/2015 tarihinde uyuşmazlık tutanağı düzenlenmesi üzerine 24/12/2015 tarihinde bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinde -ön karar başvurusunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle- "İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir." hükmüne yer verilmiştir.

Maddede yer alan, idari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle tam yargı davası açılabilmesi için, zarara sebep olan eylemin ve maddi olayın idariliğinin ve yol açtığı zararın kesin olarak ortaya çıkması zorunludur.

Bu itibarla; ancak, zararın varlığı, niteliği ve esaslı unsurları hakkında bir dava açmaya, o davayı ciddi ve objektif bir şekilde desteklemeye, gerekçelerini göstermeye elverişli yeterli hal ve şartların öğrenilmesi halinde zararın öğrenilmiş sayılacağının kabulü gerekmektedir.

İdari eylem, idarenin işlevi sırasında bir hareketi, bir davranışı, bir tutumu veya hareketsizliği; idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem olmayan salt maddi tasarrufları ifade etmektedir. Dolayısıyla zarara sebep olan eylemin ve maddi olayın idariliği ve yol açtığı zararın bazen eylemin yapılmasıyla veya olayın gerçekleşmesiyle birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma, inceleme ve kesin sağlık raporları sonucu da ortaya çıkabilmektedir.

Bütün bu olasılıklar göz önünde bulundurulduğunda, dava açma süresini saptarken, bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir gevşeklikten kaçınılması; 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinin, yargıya başvuru hakkını ortadan kaldırmayacak, ancak maddeyi de işlevsiz bırakmayacak bir şekilde yorumlanması ve uygulanması gerekmektedir.

Davacının davalı idare bünyesindeki hastanede gerçekleştirilen tedavi sürecinin 16/09/2013 tarihinde şifaen taburcu edilmesiyle son bulduğu ve anılan hastaneye bir daha müracaat etmediği, davalı idareye ilk olarak 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde öngörülen bir yıllık sürenin geçirilmesinden sonra, 20/08/2015 tarihinde başvurulduğu, dosyada söz konusu bir yıllık süreyi 16/09/2013 tarihinden sonra başlatacak nitelikte herhangi bir bilgi ya da belgenin bulunmadığı görülmektedir.

Bu durumda, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz istemi üzerine incelenen, davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 2. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 28/11/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2019/5654, K. 2022/5512, 28 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  4. Düşüncesi
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat Ve Hukuki Değerlendirme
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2019/5654
Karar No
2022/5512
Tarih
28 Kasım 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2019/5655 K.2022/7253
  • Danıştay 4. Daire E.2019/5656 K.2022/7254
  • Danıştay 10. Daire E.2019/5656 K.2022/4995
  • Danıştay 4. Daire E.2019/5657 K.2022/7255
  • Danıştay 4. Daire E.2019/5658 K.2022/7256
  • Danıştay 10. Daire E.2019/5660 K.2022/5515

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.