İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2019/7079 K.2022/2703

Davacı tarafından, şirkete ait hastanenin, Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin geçici 2. maddesi kapsamında bir hastane olduğu, dava konusu Genelge'ye uygun olarak mevcut durumlarının değiştirilmesinin hastaneyi maddi ve manevi anlamda zorluk içerisine…

Esas2019/7079Karar2022/2703Tarih24 Mayıs 2022Okuma10 dk · 2.033 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/7079 E., 2022/2703 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
24 Mayıs 2022
Esas No
2019/7079
Karar No
2022/2703
Davacı
… Yapı ve Sağlık Hizm. Eğt.Tur. San. Tic. Ltd. Şti. (… Hastanesi)
Vekili
Av. …
Davalı
…Bakanlığı
Vekili
Huk. Müş. Av. …
Davanın konusu
Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 13/10/2017 tarih ve 2017/17 sayılı, “Obezite Cerrahisi Uygulamaları” konulu Genelgesi'nin iptali istenilmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.033 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

Davacının iddiaları

Davacı tarafından, şirkete ait hastanenin, Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin geçici 2. maddesi kapsamında bir hastane olduğu, dava konusu Genelge'ye uygun olarak mevcut durumlarının değiştirilmesinin hastaneyi maddi ve manevi anlamda zorluk içerisine sokacağı, bu durumun mevzuatın değiştirilmesi anlamına geldiği, şimdiye kadar obezite hastalarının tedavisinin yürürlükteki mevzuata göre eksiksiz olarak yapıldığı, mevcut durumun değiştirilmesinin anılan Genelge ile yapılamayacağı ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, obezitenin, görülme sıklığının tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızlı bir artış eğiliminde olan önemli bir halk sağlığı sorunu olduğu, 2017 yılına ait TÜİK verilerinde; ülkemizdeki obez ve obez üzeri birey oranının %19 olduğunun bildirildiği, obezitenin, birlikte bulunduğu ve sebep olduğu hastalıklar nedeniyle giderek büyük bir halk sağlığı problemine dönüştüğü, birçok hastalıkta artışa neden olduğu gibi, bu hastalıklar nedeniyle kişinin hayat kalitesinde bozulmanın yanında beklenen yaşam sürelerinde de azalmalar ortaya çıktığı, tüm bu nedenlerle obezitenin; önlenmesi,

tedavi edilmesi ve önemsenmesi gereken tıbbi ve sosyal bir olgu olarak değerlendirilmesi gerektiği, tüm kronik tıbbi durumlarda olduğu gibi obezitenin etkin tedavi yönetiminin de motivasyonu yüksek sağlık çalışanlarından oluşan bir ekip tarafından multidisipliner bir yaklaşımla verilmesi gerektiği, bilimsel kanıtların kilo kayıplarının sağlanması ve uzun dönemde sürdürülmesi için multidisipliner ekiplere dayalı programların uygulanmasının zorunlu olduğunu gösterdiği, ekipte;

bireysel hastalıkları takip eden hekim, psikolog/psikiyatrist, fiziksel ve egzersiz terapistleri, beslenme uzmanları ve gerekli diğer yan dal uzmanlıklarının da yer almasının zorunlu olduğu, bariatrik cerrahinin (obezite cerrahisi) önemli ve hızlı kilo kaybı ile ilişkili tek bir tedavi edici yöntem olmakla birlikte kesinlikle tüm dünyada ortaya çıkan obezite salgını için tek çözüm olmadığı, bariatrik prosedürler için; hasta seçimi, tıbbi kilo yönetimi programları için hasta seçimine ilişkin kriterlerin 1991 yılında tanımlandığı ve halen yürürlükte olduğu,

obezite cerrahisinin belirtilen bazı koşulların sağlanması şartıyla uygulanması gerektiği, bu bilimsel veriler ışığında, obezitenin, beraberinde diğer kronik hastalıklara da sebebiyet vermesi nedeniyle ülkemiz için önlem alınması ve tedavi edilmesi gereken önemli hastalık ve halk sağlığı sorunu olduğu, tüm sağlık hizmetlerinde olduğu gibi obezite cerrahisi uygulamalarında da; cerrahi girişim yapılacak bireyin doğru seçilmesi ve dolayısıyla kişi sağlığının ve yaşamının riske atılmamasının esas olduğu, Sağlık Bakanlığının, mevzuatla kendisine tanınmış olan yetki çerçevesinde;

obezite cerrahisi uygulamalarında, dünyada kabul görmüş bilimsel kriter ve standartların Bakanlığa, üniversite ve özel sektöre ait sağlık tesislerinde yapılmasını sağlamak, uygulamayı disipline ederek denetim ve kontrol altında tutmak ve yapılan düzenlemelere aykırı, insan sağlığını ve yaşamını riske atan uygulamaları ve bu uygulamaları yapanları tespit ederek gerekli yaptırımları uygulamak ihtiyacı doğduğu, bu sebeplerle, obezite cerrahisi uygulamalarındaki olası komplikasyonların en aza indirgenmesi,

yaşanan olumsuzlukların giderilmesi ve hasta mağduriyetinin önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması amacına yönelik olarak dava konusu Genelgenin yayımlanarak 81 İl Valiliğine, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına, Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneğine ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğ edildiği, dava konusu Genelgenin temel amacının, bariatrik cerrahi ve obezite ameliyatlarının yapılmasını engellemek veya kısıtlamak olmadığı, toplumun ve hastaların yararına olacak şekilde modern tıbbın güncel uygulamaları ışığında ameliyatların güvenli ve etkin bir şekilde yapılmasını sağlamak olduğu,

Genelge ile getirilen düzenlemelerin modern tıp uygulamaları ve ülkemizde yürürlüğe koyulmaya çalışılan tıp uygulamalarına standartlar getirme amacına uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Dava konusu düzenlemenin üst hukuk normlarına ve hizmet gereklerine uygun olduğu, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …

DÜŞÜNCESİ

Dava; davacı tarafından, şirkete ait hastanenin, Özel Hastaneler Yönetmeliğinin Geçici 2. maddesi kapsamında olan bir hastane olduğu, dava konusu Genelgeye uygun olarak mevcut durumlarının değiştirilmesinin davacı hastaneyi maddi ve manevi anlamda zorluk içerisine sokacağı, bu durumun mevzuatın değiştirilmesi anlamına geldiği, şimdiye kadar obezite hastalarının tedavisinin mevcut mevzuata göre eksiksiz olarak yapıldığı, mevcut durumun değiştirilmesinin anılan Genelge ile yapılamayacağı iddia edilerek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 13/10/2017 tarihli ve 2017/17 sayılı “Obezite Cerrahisi Uygulamaları” konulu Genelgesinin iptali istemi ile açılmıştır.

3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun.

3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu,

sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği, (e) bendinde, tesis edilecek eğitim, denetim, değerlendirme ve oto kontrol sistemi ile sağlık kuruluşlarının tespit edilen standart ve esaslar içinde hizmet vermesinin sağlanacağı, (i) bendinde, sağlık hizmetlerinin yurt çapında istenilen seviyeye ulaştırılması amacıyla;

bakanlıklar seviyesinden en uçtaki hizmet birimine kadar kamu ve özel sağlık kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasında koordinasyon ve işbirliği yapılacağı, sağlık kurum ve kuruluşlarının coğrafik ve fonksiyonel hizmet alanlarının, verecekleri hizmetler, yönetim, hizmet ilişki ve bağlantıları gibi konularda tespit edilen esaslara uymak ve verilen görevleri yapmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir.

Anılan Kanunun 9. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde ise; bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarının belirlenmesinin, sağlık kurum ve kuruluşlarının sınıflandırılmasının ve sınıflarının değiştirilmesinin, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarının, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasının, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.

27/03/2002 tarihli ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Hastaneler Yönetmeliği ile etkin, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere, bütün özel hastanelerin tesis, hizmet ve personel standartlarının tespit edilmesine, sınıflandırılmasına, sınıflarının değiştirilmesine, amaca uygun olarak teşkilatlandırılmasına ve bunların açılmalarına, faaliyetlerine, kapanmalarına ve denetlenmelerine ilişkin usûl ve esasları düzenlenmiştir.

Anılan Yönetmeliğin 6. maddesinin ikinci fıkrasına göre, özel hastanelerin, dört klinisyen uzmandan az olmamak kaydıyla Bakanlıkça belirlenen toplam kadrolarının en az dörtte biri sayısında klinisyen uzman ile faaliyete başlayabilecekleri hüküm altına alınmış olup, 24. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, özel hastanelerde cerrahi uzmanlık dallarının gerektirdiği en az iki adet ameliyat salonu ile uyandırma bölümü bulunacağı, 25. maddesinin birinci fıkrasının a bendi gereğince özel hastanelerde; cerrahi veya dâhili uzmanlık dalları için ayrı ayrı olmak üzere yoğun bakım yatağı oluşturulmasının zorunlu olduğu düzenlenmiştir.

Dava konusu Genelge ile nitelikli ve özellik arz eden obezite cerrahisi uygulamaları konusunda alınan asgari tedbirlerin davacı bakımından yeni yükümlülükler getirmediği, Genelgenin, davalı idarenin yürütmekle görevli ve sorumlu kılındığı kamu hizmetinin ifasına ilişkin olarak kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun düzenlendiği anlaşıldığından davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ

Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından, 13/10/2017 tarihinde 2017/17 sayılı ve “Obezite Cerrahisi Uygulamaları” konulu Genelge yayımlanmış, davacı tarafından anılan Genelge'nin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 56. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu; üçüncü fıkrasında, Devletin, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği; dördüncü fıkrasında da, Devletin, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği hükmüne yer verilmiştir.

Dava konusu düzenlemenin tesis edildiği tarihte, sağlık hizmeti sunulmasına ilişkin olarak Devlete verilmiş olan görevler, -yine dava konusu düzenlemenin tesis edildiği tarihteki adıyla- Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname gereğince Sağlık Bakanlığınca yürütülmektedir.

Anılan Kanun Hükmünde Kararname'nin -09/07/2018 tarihli mükerrer Resmî Gazete’de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile mülga- 2. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde, halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi hastalık risklerinin azaltılması ve önlenmesi; (e) bendinde, insan gücünde ve maddi kaynaklarda tasarruf sağlamak ve verimi artırmak, sağlık insan gücünün ülke sathında dengeli dağılımını sağlamak ve bütün paydaşlar arasında işbirliğini gerçekleştirmek suretiyle yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunumunu sağlamak;

(f) bendinde, kamu ve özel tüzel kişileri ile gerçek kişiler tarafından açılacak sağlık kuruluşlarının ülke sathında planlanması ve yaygınlaştırılması ile ilgili olarak sağlık sistemini yönetmek ve politikaları belirlemek Sağlık Bakanlığı'nın görevleri arasında sayılmış. 40. maddesinde ise, Bakanlık ve bağlı kuruluşların görev, yetki ve sorumluluk alanına giren ve önceden kanunla düzenlenmiş konularda idari düzenlemeler yapabileceği belirtilmiştir.

3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği;

(e) bendinde, tesis edilecek eğitim, denetim, değerlendirme ve oto kontrol sistemi ile sağlık kuruluşlarının tespit edilen standart ve esaslar içinde hizmet vermesinin sağlanacağı; (i) bendinde, sağlık hizmetlerinin yurt çapında istenilen seviyeye ulaştırılması amacıyla, bakanlıklar seviyesinden en uçtaki hizmet birimine kadar kamu ve özel sağlık kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasında koordinasyon ve işbirliği yapılacağı, sağlık kurum ve kuruluşlarının coğrafik ve fonksiyonel hizmet alanlarının, verecekleri hizmetler, yönetim,

hizmet ilişki ve bağlantıları gibi konularda tespit edilen esaslara uymak ve verilen görevleri yapmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir.

Anılan Kanunun 9. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde ise, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarının belirlenmesinin, sağlık kurum ve kuruluşlarının sınıflandırılmasının ve sınıflarının değiştirilmesinin, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarının, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasının, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dava konusu düzenlemenin, obezitenin ülkemiz için giderek önemli bir toplum sağlığı sorunu haline geldiği, son zamanlarda obezite tedavisinde giderek yaygınlaşan bir tedavi yöntemi olarak uygulanan ve obezite cerrahisi olarak adlandırılan cerrahi uygulamalara bağlı olarak bazı vakaların ölümle sonuçlandığı, bu nedenle obezite cerrahisi uygulamalarındaki muhtemel komplikasyonların en aza indirgenmesi, yaşanan olumsuzlukların giderilmesi ve hasta mağduriyetinin önlenmesi için bazı tedbirlerin alınmasına yönelik düzenlemelere ihtiyaç duyulduğu gerekçesiyle yayımlandığı görülmektedir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, davalı idarenin görev, yetki ve sorumluluk alanına giren ve önceden kanunla düzenlenmiş konularda idari düzenlemeler yapma yetkisinin bulunduğu açıktır.

Bu çerçevede, anılan Genelge ile nitelikli ve özellik arz eden, multidisipliner bir alana sahip obezite cerrahisi uygulamalarında, olması ve yapılması gereken iş ve işlemler ile bu uygulamaları yapan cerrahların ve hastane yönetimlerinin sahip olması gereken özelliklere vurgu yapıldığı anlaşılmaktadır. Özellik ve ayrıcalık arz eden sağlık hizmetlerinin sunumunu yapmakta olan sağlık kuruluşlarının asgari bazı standartlara sahip olmasını beklemek, verilen sağlık hizmetinin doğal gereği olup, dava konusu düzenlemede üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Nitekim davacının tabi olduğu 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Hastaneler Yönetmeliği ile etkin, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere, bütün özel hastanelerin tesis, hizmet ve personel standartlarının tespit edilmesine, sınıflandırılmasına, sınıflarının değiştirilmesine, amaca uygun olarak teşkilatlandırılmasına ve bunların açılmalarına, faaliyetlerine, kapanmalarına ve denetlenmelerine ilişkin usûl ve esaslar düzenlenmiştir.

Anılan Yönetmeliğin 6. maddesinin 2. fıkrasına göre, özel hastanelerin, dört klinisyen uzmandan az olmamak kaydıyla Bakanlıkça belirlenen toplam kadrolarının en az dörtte biri sayısında klinisyen uzman ile faaliyete başlayabilecekleri hüküm altına alınmış olup. 24. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, özel hastanelerde cerrahi uzmanlık dallarının gerektirdiği en az iki adet ameliyat salonu ile uyandırma bölümü bulunacağı.

25. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince özel hastanelerde, cerrahi veya dâhili uzmanlık dalları için ayrı ayrı olmak üzere yoğun bakım yatağı oluşturulmasının zorunlu olduğu düzenlenmiştir.

Bu durumda davacının iddiaları ile davalı idarenin savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu Genelge ile nitelikli ve özellik arz eden obezite cerrahisi uygulamaları konusunda alınan asgari tedbirlerin davacı bakımından yeni yükümlülükler getirmediği; Genelge'nin, davalı idarenin yürütmekle görevli ve sorumlu kılındığı kamu hizmetinin ifasına ilişkin olarak kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun düzenlendiği anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/05/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2019/7079, K. 2022/2703, 24 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davacının iddiaları
  4. Davalının Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  6. Düşüncesi
  7. Danıştay Savcısı : …
  8. Düşüncesi
  9. Türk Milleti Adına
  10. Maddi Olay Ve Hukuki Süreç
  11. İnceleme Ve Gerekçe
  12. İlgili Mevzuat
  13. Hukuki Değerlendirme
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2019/7079
Karar No
2022/2703
Tarih
24 Mayıs 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2019/7083 K.2022/3339
  • Danıştay 10. Daire E.2019/7093 K.2022/2796
  • Danıştay 9. Daire E.2019/7094 K.2022/2048
  • Danıştay 10. Daire E.2019/7097 K.2022/2797
  • Danıştay 9. Daire E.2019/7110 K.2022/1863
  • Danıştay 12. Daire E.2019/7138 K.2022/2724

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.