İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2019/7390 K.2023/6826

Huk. Müş. Av. …

Esas2019/7390Karar2023/6826Tarih14 Kasım 2023Okuma14 dk · 2.721 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/7390 E., 2023/6826 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
14 Kasım 2023
Esas No
2019/7390
Karar No
2023/6826
Davacı
… Sağlık Hizm. ve Malz. San. Tic. Ltd. Şti.
Vekili
Av. …
Davalı
… Bakanlığı
Vekilleri
Huk. Müş. …
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.721 kelime·14 dk okuma·7 bölüm

Huk. Müş. Av. …

DAVANIN_KONUSU : 01/03/2019 tarih ve 30701 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Diyaliz Merkezleri Hakkında Yönetmeliğin 15. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, yirmi beş hemodiyaliz cihaz kapasitesi ile faaliyet göstermekte olan bir diyaliz merkezi işletmekte olduğu, dava konusu düzenlemenin menfaatini olumsuz etkilediği ve hak kaybına neden olduğu, söz konusu hükmün rekabetin ve eşitliğin kamu menfaatine aykırı bir şekilde bozulmasına yol açtığı, düzenlemeye göre yirmi beşten az cihaza sahip küçük ölçekli diyaliz merkezlerinin korunduğu, ancak yirmi beş ve üzeri diyaliz merkezleri haline gelen diyaliz merkezlerinin temel olarak hasta/cihaz oranına göre değerlendirildiği, bu korumanın eşitliğin bozulmasına sebebiyet verdiği,

diyaliz merkezlerinin artan maliyetler karşısında aldıkları ücretler, maliyet artış yüzdesine göre düşük kaldığı, dava konusu düzenleme nedeniyle cihaz sayısının arttırmasına izin verilmeyen ve bu nedenle maliyetini dengeleyemeyen diyaliz merkezlerinin iflas etme noktasına geleceği, dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ülkemizde diyaliz hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak dava konusu Yönetmeliğin gelişen diyaliz yöntemleri, tedavi teknikleri ve eğitimli personel ihtiyacı da göz önüne alınarak bilimsel esaslar çerçevesinde kamu yararı ve hizmet gereklilikleri gözetilerek düzenlendiği,

herhangi bir bölgede toplam hasta sayısı ve toplam cihaz sayısı belirlenip, hasta cihaz oranı tespit edilerek o bölge içerisinde en yüksek kalitede ve hastaları mağdur etmeden ve bazı merkezlerde aşırı yığılma ve bazı merkezlerde de işlevsiz cihaz durumda cihaz bulunmasını engelleyerek iyi bir hizmetin verilmesinin amaçlandığı,

dava konusu düzenlemenin belli merkezlerin çok büyümesi ve diğerlerin küçük kalmasının önlenmesi amacına hizmet ettiği, herhangi bir yerde bir merkezin büyümesine sınır koymadan izin verildiğinde hukuka ve etiğe uygun olmayan yollar kullanılarak hasta çekilmeye çalışıldığı ve diğer merkezler bakımından haksız büyüme, rekabetçi bir piyasa ortamın oluştuğunun gözlendiği, buna göre, bir bölgedeki kurulu merkezlerin en küçüğünün 25 ve en büyüğünün de 60 cihaz kapasite sınırlarında tutulmasının hedeflendiği, düzenlemenin hukuka uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Dava konusu düzenlemenin üst hukuk normları ile hukuka uygun olduğu, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …

DÜŞÜNCESİ

Dava, 01/03/2019 tarihli ve 30701 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, Diyaliz Merkezleri Hakkında Yönetmeliğin, 15. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin iptali istemiyle açılmıştır.

3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 3. maddesinde "...Sağlık hizmetleriyle ilgili temel esaslar şunlardır:

a) Sağlık kurum ve kuruluşları yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak planlanır, koordine edilir, mali yönden desteklenir ve geliştirilir.

b) Koruyucu sağlık hizmetlerine öncelik verilmek suretiyle kamu ve özel bütün sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinde kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaksızın gerektiğinde hizmet satın alınarak kaliteli hizmet arzı ve verimliliği esas alınır. Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı ilgili Bakanlığın muvafakatını alarak, kamu ve özel bütün sağlık kurum ve kuruluşlarına koruyucu sağlık hizmeti görevi verir ve bu kurum ve kuruluşların bütün sağlık hizmetlerini denetler...

c) Bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılması esastır.Sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesi bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenlenir...

i) Sağlık hizmetlerinin yurt çapında istenilen seviyeye ulaştırılması amacıyla; bakanlıklar seviyesinden en uçtaki hizmet birimine kadar kamu ve özel sağlık kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasında koordinasyon ve işbirliği yapılır. Sağlık kurum ve kuruluşları coğrafik ve fonksiyonel hizmet alanları, verecekleri hizmetler, yönetim, hizmet ilişki ve bağlantıları gibi konularda tespit edilen esaslara uymak ve verilen görevleri yapmakla yükümlüdürler.

Çağdaş tıbbi bilgi ve teknolojinin ülkeye getirilmesi ve teşviki sağlanır." hükümlerine, aynı Kanunun 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; "...Bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına,

hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususlar Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir.

" hükmüne yer verilmiştir.

10.07.2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 numaralı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 355.

Maddesinde Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri birinci fıkranın (b) bendinde; " Organ ve doku nakli, kan ve kan ürünleri, diyaliz, üremeye yardımcı tedavi, evde sağlık, yanık, yoğun bakım gibi özellikli planlama gerektiren sağlık hizmetlerini planlamak ve bu hizmetleri sunan kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak, (c) bendinde, "Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek, (f) bendinde,

"Planlama ve standartlar oluşturulması için gerekli komisyonları kurmak" şeklinde sayılmıştır.

01.03.2019 tarih ve 30701 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Diyaliz Merkezleri Hakkında Yönetmelik'in 1. maddesinde; akut ve kronik böbrek yetmezliği bulunan hastalarda ve gerekli diğer tıbbi durumlarda diyaliz tedavi yöntemlerini uygulayacak ünite ve merkezlerin planlamalarına, açılmalarına, faaliyetlerine, denetlenmelerine, ünite ve merkezde görev alacak sağlık personelinin eğitimi ve sertifikalandırılmasını sağlayacak diyaliz eğitim merkezlerine ve diyaliz tedavi yöntemlerinin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla söz konusu yönetmeliğin yayımlandığı belirtilmiştir.

Anılan Yönetmeliğin, merkezlerin cihaz arttırması başlıklı davaya konu 15. maddesinin 1-c bendinde; "... Cihaz artırımı başvurusunda bulunan merkeze bir defasında en fazla beş olmak üzere cihaz arttırma izni verilir. Cihaz artırımları en fazla altmışa kadar yapılabilir. Altmışın üzerinde cihazı bulunan mevcut merkezlere cihaz artırma izni verilmez. Bir bölgede birden fazla sayıda cihaz artırım başvurusu olması durumunda sırasıyla devlet hastaneleri, eğitim araştırma hastaneleri, devlet üniversiteleri, vakıf üniversiteleri, gerçek ve tüzel kişiliklere ait diyaliz merkezlerinin talepleri aşağıda belirtilen öncelik sırasına göre değerlendirilir:

1) Yirmi beşten az olmak kaydıyla cihaz sayısı düşük olan merkez,

2) Cihaz sayısı yirmi beş ve yirmi beşten fazla olmak kaydıyla hasta/cihaz oranı yüksek merkez,

3) Daha önce cihaz artırımı yapmamış merkez,

4) Müstakil binada kurulu merkez..." hükmü getirilmiştir.

Kocaeli 3. Bölgede 25 cihaz kapasiteli özel bir diyaliz merkezi işleten davacı şirketin; uyuşmazlığa konu düzenlemenin cihaz sayısı Yirmi beşten az olan merkezleri koruduğu, 25 ve üzeri merkezlerin hasta/cihaz oranına göre değerlendirildiği, merkezler arasındaki eşitliğin ancak 30'dan az cihaz olarak düzenlenmesi halinde eşitliğin sağlanabileceği, Merkezlerin artan maliyetler nedeniyle rekabet edememeleri nedeniyle küçük ölçekli merkezlerin cihaz arttırımında geri kalmamaları gerektiği, 25 ve üzeri merkezlerde ise cihaz arttırımının hasta cihaz oranına bağlandığı,

cihaz sayısı yüksek olduğu için hasta başı maliyet zaten düşmüşken çeşitli yöntemlerle hasta cihaz sayısını yükselttikleri, cihaz sayısı artışına izin verilmeyen ve maliyetini dengeleyemeyen merkezlerin iflas edeceği, bunun ileride tekelleşmeye neden olacağı iddialarıyla düzenlemenin iptalini talep ettiği, davalı idarece, bir bölgede hedef doluluk oranı hemodiyaliz cihazı başına düşen hasta sayısının (hasta/cihaz oranının) “4” ün üstü olduğunda merkez ve cihaz sayısının belirleneceği, düzenlemedeki hedefin atıl kapasiteye yol açmamak, belli merkezlerin çok büyümesine ve diğerlerinin küçük kalmasının önlenmesi olduğu,

büyümeye sınır koyulmaması halinde haksız ve rekabetçi bir piyasa ortamının oluşacağı savunulmuştur.

Sağlık kurum ve kuruluşlarının ülke genelinde eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde planlanmasını koordine etmekle ve kamu ve özel bütün sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinde kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaksızın kaliteli hizmet arzı ve verimliliğini esas almakla yükümlü davalı idare tarafından, diyaliz merkezlerinin tam kapasiteye yakın çalışması, atıl kapasiteye meydan verilmemesi,

diyaliz hizmetinin ülke genelinde eşit, dengeli ve aynı kalite standartları içerisinde sunumunu ve idari işleyişte düzeni sağlamak amacıyla cihaz artırımı taleplerinin nasıl ve ne zaman yapılacağına yönelik idari usul benzeri bir düzenleme yapıldığı, kaynak israfının ve atıl kapasitenin önlenmesi, hizmetin ülke genelinde eşit ve dengeli dağıtımı gibi sağlık hizmetine ilişkin temel esaslar gözetilerek cihaz artırımının üst sınırının “60”, bir defada artırılabilecek cihaz sayısının ise “5” olarak belirlendiği,

yeni diyaliz merkezi açılabilmesi ve bir diyaliz merkezinde cihaz artırımı yapılabilmesi için belirlenen hasta/cihaz oranlarında ve cihaz artırımı başvurularında bulunan merkezlerin bu taleplerinin değerlendirilmesi esnasında atıl kapasiteye yol açmamak, bazı merkezlerin çok büyümesi, diğerlerinin küçük kalmasının önlenmesinin amaçlandığı, haksız ve rekabetçi bir piyasa ortamının oluşmaması amacıyla büyümeye sınır getirildiği, dolayısıyla tekelleşmenin önüne geçilmeye çalışıldığı, cihazların dağılımının merkezlerin talebiyle olduğu,

en küçük merkezin kapasitesinin hasta sayısına bağlanması halinde cihazı kullanamama ve atıl kapasite ortaya çıkabileceği, bir merkezdeki cihazlara ek yapılmasının engellenmediği anlaşıldığından, söz konusu kriterler gözönünde bulundurularak öngörülen hükümlerde kamu yararına, hizmetin gereklerine, üst hukuk normları ve hukuka aykırılık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ

Diyaliz Merkezleri Hakkında Yönetmelik, 01/03/2019 tarih ve 30701 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, anılan Yönetmeliğin 15. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE

İlgili Mevzuat:

3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacının, sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları belirlemek olduğu. 2. maddesinde, Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişileri ve gerçek kişileri kapsadığı.

3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği.

9. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği hükme bağlanmıştır.

10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak;

(b) bendinde, organ ve doku nakli, kan ve kan ürünleri, diyaliz, üremeye yardımcı tedavi, evde sağlık, yanık, yoğun bakım gibi özellikli planlama gerektiren sağlık hizmetlerini planlamak ve bu hizmetleri sunan kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak; (c) bendinde, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek; (f) bendinde, planlama ve standartlar oluşturulması için gerekli komisyonları kurmak;

(k) bendinde, sağlık insan gücü planlaması yapmak, sayı ve nitelik olarak ihtiyaca uygun insan gücü yetiştirilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak; (l) bendinde ise, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.

Aynı Kararname'nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir.

Anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak akut ve kronik böbrek yetmezliği bulunan hastalarda ve gerekli diğer tıbbi durumlarda diyaliz tedavi yöntemlerini uygulayacak ünite ve merkezlerin planlamalarına, açılmalarına, faaliyetlerine, denetlenmelerine, ünite ve merkezde görev alacak sağlık personelinin eğitimi ve sertifikalandırılmasını sağlayacak diyaliz eğitim merkezlerine ve diyaliz tedavi yöntemlerinin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla Diyaliz Merkezleri Hakkında Yönetmelik hazırlanmış ve 01/03/2019 tarih ve 30701 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Hukuki Değerlendirme: Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinde merkez, genel olarak, erişkin ve pediatrik diyaliz hastalarına hemodiyaliz ve/veya periton diyalizi uygulandığı, bu Yönetmeliğe göre üniversiteler, kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri tarafından kurulup işletilen günübirlik diyaliz merkezi şeklinde; ünite ise, kamuya ait hastaneler ile nefroloji yan dal eğitimi verilen devlet üniversite hastaneleri ve eğitim araştırma hastaneleri bünyesindeki yedek cihaz hariç toplam en fazla on cihaz kapasitesinde olan diyaliz tedavi yöntemlerinin uygulandığı diyaliz ünitesi olarak ifade edilmiştir.

Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrasına göre, merkezler, üniversiteler, kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri tarafından, sadece diyaliz uygulamak amacıyla ayrı bir merkez olarak kurulabileceği gibi bunlara ait olan hastane ve tıp merkezleri bünyesinde ayrı bir bölüm olarak da kurulabilecek olup, anılan maddenin ikinci fıkrasına göre de, merkez açılacak ilin demografik yapısı, son dönem böbrek yetmezlikli hastaların bölgesel dağılımı, kurulu tüm cihazlar ve diğer epidemiyolojik özellikleri dikkate alınarak,

ülke genelinde planlama yapılmakta ve bu planlamada, kaynakların etkin kullanımına ve atıl kapasiteye yol açılmamasına dikkat edilmektedir.

Söz konusu maddenin üçüncü fıkrasında, bir bölgede yeni bir merkez açabilmek için o bölgenin hedef doluluk oranı hemodiyaliz cihazı başına düşen hasta sayısı (hasta/cihaz oranının) beş veya üstü olarak kabul edildiği, bölgedeki toplam hasta/cihaz oranı bu sayının altında ise yeni merkez açılmasına izin verilmeyeceği, bölgede hasta/cihaz oranı beşin üzerinde ise öncelikle cihaz artırım taleplerinin değerlendirmeye alınacağı ve cihaz artırım talebi olmazsa merkez açma talebinin dikkate alınacağı; dördüncü fıkrasında ise yeni açılacak merkezin cihaz sayısının başlangıçta, on beşten az, yirmi beşten fazla olamayacağı kurala bağlanmıştır.

Buna göre, akut ve kronik böbrek yetmezliği bulunan hastalarda ve gerekli diğer tıbbi durumlarda diyaliz tedavi yöntemlerini uygulayacak ünite ve merkezlerin açılışında kaynakların etkin kullanımı ve atıl kapasiteye yol açılmaması göz önünde bulundurularak ülke genelinde planlama hükümlerinin uygulandığı görülmekle birlikte, bundan yola çıkılarak diyaliz merkezlerinde hizmete esas teşkil edecek diyaliz cihazlarının da oranı ve sayısı davalı idarece belirlenmektedir.

Nitekim Yönetmeliğin "Merkezlerin cihaz arttırması" başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasında faaliyette olan merkezlerin hasta sayılarının artmasına paralel olarak cihaz arttırma gerekliliği ortaya çıkması halinde buna yönelik taleplerin Diyaliz Hizmetleri İzlem, Denetim ve Değerlendirme Komisyonu tarafından bazı kriterler esas alınarak değerlendirileceği kurala bağlamıştır. Buna göre, 15. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde, bir bölgede cihaz artırımı yapabilmek için o bölgenin hedef doluluk oranının hemodiyaliz cihazı başına düşen hasta sayısı (hasta/cihaz oranının) dört veya üstü olarak kabul edildiği; bölgedeki toplam hasta/cihaz oranları bu sayıların altında ise cihaz artırımına izin verilmeyeceği düzenlenmiştir.

Anılan fıkranın dava konusu edilen (c) bendinde ise "Cihaz artırımı başvurusunda bulunan merkeze bir defasında en fazla beş olmak üzere cihaz arttırma izni verilir. Cihaz artırımları en fazla altmışa kadar yapılabilir. Altmışın üzerinde cihazı bulunan mevcut merkezlere cihaz artırma izni verilmez. Bir bölgede birden fazla sayıda cihaz artırım başvurusu olması durumunda sırasıyla devlet hastaneleri, eğitim araştırma hastaneleri, devlet üniversiteleri, vakıf üniversiteleri, gerçek ve tüzel kişiliklere ait diyaliz merkezlerinin talepleri aşağıda belirtilen öncelik sırasına göre değerlendirilir:

1) Yirmi beşten az olmak kaydıyla cihaz sayısı düşük olan merkez,

2) Cihaz sayısı yirmi beş ve yirmi beşten fazla olmak kaydıyla hasta/cihaz oranı yüksek merkez,

3) Daha önce cihaz artırımı yapmamış merkez,

4) Müstakil binada kurulu merkez." kuralına yer verilmiştir.

Kocaeli İlinde yirmi beş hemodiyaliz cihaz kapasitesi ile diyaliz merkezi olarak faaliyet göstermekte olan davacı tarafından, dava konusu düzenlemede, yirmi beşten az cihaza sahip küçük ölçekli diyaliz merkezlerinin korunduğu, ancak yirmi beş ve üzeri diyaliz merkezleri haline gelen diyaliz merkezlerinin temel olarak hasta/cihaz oranına göre değerlendirildiği, bu korumanın eşitliğin bozulmasına sebebiyet verdiği, diyaliz merkezlerinin artan maliyetler karşısında aldıkları ücretler, maliyet artış yüzdesine göre düşük kaldığı, dava konusu düzenleme nedeniyle cihaz sayısının arttırmasına izin verilmeyen ve bu nedenle maliyetini dengeleyemeyen diyaliz merkezlerinin iflas etme noktasına geleceği iddia edilerek düzenlemenin iptali istenilmiştir.

Davalı idare ise savunmasında, herhangi bir bölgede toplam hasta sayısı ve toplam cihaz sayısı belirlenip hasta cihaz oranı tespit edilerek o bölge içerisinde en yüksek kalitede ve hastaları mağdur etmeden ve bazı merkezlerde aşırı yığılma ve bazı merkezlerde de işlevsiz cihaz durumda cihaz bulunmasını engelleyerek iyi bir hizmetin verilmesinin amaçlandığı, dava konusu düzenlemenin belli merkezlerin çok büyümesi ve diğerlerin küçük kalmasının önlenmesi amacına hizmet ettiği, planlama kapsamında bir bölgedeki kurulu merkezlerin en küçüğünün 25 ve en büyüğünün de 60 cihaz kapasite sınırlarında tutulmasının hedeflendiği yönünde beyanda bulunulmuştur.

Bu durumda, sağlık kurum ve kuruluşlarının ülke genelinde eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde planlanmasını koordine etmekle ve kamu ve özel bütün sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinde kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaksızın kaliteli hizmet arzı ve verimliliğini esas almakla yükümlü davalı idare tarafından, diyaliz merkezlerinin tam kapasiteye yakın çalışmasını, atıl kapasiteye meydan verilmemesini, diyaliz hizmetinin ülke genelinde eşit,

dengeli ve aynı kalite standartları içerisinde sunumunu sağlamak amacıyla bir diyaliz merkezinde cihaz artırımının yapılabilmesi için belirlenen hasta/cihaz oranlarında ve cihaz artırımı başvurularında bulunan merkezlerin bu taleplerinin değerlendirilmesi esnasında gözönünde bulundurulacak kriterlerde kamu yararına, hizmetin gereklerine ve hukuka aykırılık görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 14/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2019/7390, K. 2023/6826, 14 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  4. Düşüncesi
  5. Danıştay Savcısı : …
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. Maddi Olay Ve Hukuki Süreç
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2019/7390
Karar No
2023/6826
Tarih
14 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2019/7404 K.2023/6967
  • Danıştay 12. Daire E.2019/7419 K.2023/6127
  • Danıştay 10. Daire E.2019/7459 K.2023/6817
  • Danıştay 8. Daire E.2019/7473 K.2023/5953
  • Danıştay 8. Daire E.2019/7504 K.2023/6392
  • Danıştay 10. Daire E.2019/7508 K.2023/6902

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.