KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/7481 E., 2022/3611 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2022
- Esas No
- 2019/7481
- Karar No
- 2022/3611
- Temyiz eden (davacı)
- ... Enerji Elektrik Üretim Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Temyiz eden (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- İstemlerin_konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hususların temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Karar Metni
578 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Davanın konusu
Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... çayı üzerinde bulunan davacı şirkete ait Hidro Elektrik Santraline (HES) 08/08/2015, 10/08/2015 ve 20/08/2015 tarihlerinde yapılan saldırı sebebiyle uğranıldığı ileri sürülen zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması amacıyla yapılan başvuru sonucunda 979.871,31 TL ödenmesine karar verilmesine ilişkin Diyarbakır Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı 4 No'lu Zarar Tespit Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile 5.912.047,012 TL maddi zararın 07/10/2016 tarihinden itibaren işletilecek döviz cinsindeki zararın döviz faizi, Türk Lirası cinsinden olan zararın ise ticari avans faizi ile birlikte tazmini istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; sigorta şirketi ekspertizi tarafından tespit edilen hasar bedeli dikkate alınarak zararın hesaplanacağı konusunda taraflar arasında bir tereddüt bulunmadığı, sigorta şirketi ekspertizi tarafından yapılan zarar hesabında müşterek sigorta sözleşmesinin hukuki niteliği ve sözleşmedeki terör klozu sonucu davacı şirketin sorumluluğunda kalan kısımların bulunduğu,
ekspertiz raporlarında yer alan muafiyet ve müşterek sigorta uygulamaları dikkate alınmadan hasar muafiyetinin %20 olduğu kabul edilerek tesis edilen dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin davacı şirketin tesisat, demirbaş vb. zararlarının tazminine yönelik kısmının iptaline.
5233 sayılı Kanunun 7. maddesinde sayılan zarar kalemleri arasında ticari faaliyet çerçevesinde mahrum kalınan kazanç (üretim kaybı) ve muhtemel gelir kayıpları bulunmadığından davacının üretim yapılamaması nedeniyle gelir kaybına bağlı tazminat isteminin anılan Kanun kapsamında karşılanamayacağı bu nedenle, işlemin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin davacı şirketin üretim kaybının tazmini talebinin zımnen reddine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine.
Kararın gerekçesi ve ekspertiz raporları ile ... Sigorta A.Ş. tarafından davacı şirketin karşılanan zararının hesaplanacak zarar miktarından mahsup edilmesi gerektiği de dikkate alınarak, Zarar Tespit Komisyonu tarafından zararın tespiti ve tazmini yönünden değerlendirme yapılıp bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı şirketin tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, kazanç kaybının da karşılanması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, davacının 5233 sayılı Kanun kapsamında ödenmesi gereken zarar miktarının 979.871,31 TL olduğu, işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMASI :Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2019/7481, K. 2022/3611, 28 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama