İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2019/9643 K.2023/8289

2- … Birliği / …

Esas2019/9643Karar2023/8289Tarih14 Aralık 2023Okuma13 dk · 2.631 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/9643 E., 2023/8289 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
14 Aralık 2023
Esas No
2019/9643
Karar No
2023/8289
Davacı
… Sendikası
Vekili
Av. …
Davalı
1- … Başkanlığı
Vekili
…
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.631 kelime·13 dk okuma·10 bölüm

2- … Birliği / …

DAVANIN KONUSU

Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türk Eczacıları Birliği arasında 22/05/2019 tarihinde imzalanan ve 01/04/2019 tarihinde yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Ek Protokol'ün 15. maddesi ile değiştirilen "Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol"ün 5.3.9. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan "sözleşme feshedilir ve 1 (bir) yıl süreyle sözleşme yapılmaz" ibaresinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, gerçeğe aykırı reçete kaydının üçüncü tespitinde reçete bedelinin 20 katı tutarında cezai şart yaptırımı düzenlenmişken ayrıca 1 (bir) yıl süreyle sözleşme feshinin de düzenlenmesinin orantısız ve hukuka aykırı olduğu, son derece insani gerekçelerle provizyon sistemine gerçeğe aykırı reçete kaydı yapılmasının mümkün olduğu, her ne kadar madde metninde bu durumun sehven yapılması halinde yaptırım uygulanmayacağı düzenlenmişse de, uygulamada davalı idare tarafından yapılan her tespitin kasıtlı sayıldığı, yaptırım uygulandığı,

bütün dikkatin gösterilmesine rağmen sisteme sehven farklı kayıt yapılmış olmasından dolayı uygulanan cezanın büyük mağduriyetlere neden olduğu, dava konusu düzenlemenin hem hastalar hem de eczacılar açısından üstün kamu yararı taşımadığı, hastaların ilaca ve eczacılık hizmetine ulaşımını kısıtlayan serbest eczacıların ise ticari faaliyet özgürlüğünü engelleyen, uygulanması halinde ekonomik olarak yıkımına neden olan düzenlemenin yürütülmesinin durdurulması ve iptali gerektiği ileri sürülmektedir.

SAVUNMALARIN_ÖZETİ : Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, davanın yasal sürede açılmadığının tespiti halinde süresinde ikame edilmeyen davanın reddi gerektiği, dava konusu edilen değişiklik ile usulsüz fiilin ilk tespit durumunda uygulanan cezai şartın azaltıldığı, ikinci kez tespiti halinde sözleşmenin feshedilmesi uygulamasının yerine ikinci bir uyarı yapılması yaptırımının getirildiği ve uygulanacak cezai şartın yine azaltıldığı, tespitlerin yapılabileceği net sürenin belirlendiği, söz konusu usulsüz fiilin yeniden işlendiğinin tespit edilmesi halinde ise uygulanacak yaptırımın mevcut protokoldeki haliyle korunduğu, keyfi uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, dava konusu değişikliğin eskisine göre daha lehe olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

Davalı Türk Eczacıları Birliği tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …

DÜŞÜNCESİ

Tüm Eczacı İşverenler Sendikası tarafından, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türk Eczacıları Birliği arasında 22/05/2019 tarihinde imzalanan ve 01/04/2019 tarihinde yürürlüğe giren Ek Protokol'ün 15. maddesi ile değiştirilen "Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol"ün 5.3.9. maddesinin birinci fıkrasında yer verilen "sözleşme feshedilir ve 1 (bir) yıl süreyle sözleşme yapılmaz" ibaresinin iptali istemiyle Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türk Eczacıları Birliğine karşı açılmıştır.

Davalı idarelerden Sosyal Güvenlik Kurumunun usule ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.

5510 sayılı Genel Sağlık Sigortası ve Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 73. maddesinin birinci fıkrasında, "Bu Kanuna göre sağlık hizmetleri, Kurum ile yurt içindeki veya yurt dışındaki sağlık hizmeti sunucuları arasında yapılan sözleşmeler yoluyla ve/veya bu Kanun hükümlerine uygun olarak genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından satın aldıkları sağlık hizmeti giderlerinin ödenmesi suretiyle sağlanır." hükmüne yer verilmiştir.

6643 sayılı "Türk Eczacıları Birliği Kanunu"nun "Birliğin kuruluşu ve vazifeleri" başlıklı 1. maddesinde. "Türkiye sınırları içinde meslek ve sanatlarını yürütmeye yetkili olup da, özel kanunlarında üye olamayacakları belirtilenler hariç, sanatlarıyla uğraşan ve meslekleriyle ilgili hizmetlerde çalışan eczacıların katılmasıyla; eczacıların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, eczacılığın genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak;

eczacıların birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere, meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadıyla tüzelkişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde Türk Eczacıları Birliği kurulmuştur." şeklindeki hükme yer verilmiş, 4. maddesinde ise, Birliğin görevleri sayılarak, bu görevler arasında (b) bendinde.

"Azasının maddi ve manevi hak ve menfaatlerini korumak ve bunları halkın ve Devletin menfaati ile en iyi şekilde telife çalışmak" görevine, (c) bendinde. "Eczacılık mesleğinin icrası hakkındaki kanunların ve bunlarla ilgili mevzuatın gereği gibi uygulanmasına yardım etmek" görevine, (j) bendinde. "Halk sağlığı ve eczacılık mesleki ile alakalı meseleler için resmi makamlarla karşılıklı işbirliği yaparak bu makamların yardımını temine çalışmak" görevine, 39. maddesinde.

"Merkez Heyeti"nin görevleri belirtilerek, bu görevler arasında (g) bendinde. "Özel ve kamu kurum ve kuruluşları ile üyeler arasındaki mesleki faaliyetlerle ilgili işlemleri kolaylaştırıcı tedbirler almak, bilgi alışverişinde bulunmak, mesleki tesanüd ve deontolojinin teminini sağlamak" görevine, ( j ) bendinde ise.

"Eczanelerden sağlık hizmeti satın alacak bütün kamu ve özel kurum ve kuruluşlarla anlaşmalar yapmak, imzalanan protokole uygun tip sözleşmeleri bastırmak ve belirleyeceği bedel karşılığı eczanelere dağıtmak" görevine yer verilmiştir.

Sözü edilen Kanun hükümlerine göre, eczanelerin birer sağlık hizmeti sunucusu olduğu, davalı Sosyal Güvenlik Kurumunun eczaneler ve diğer sağlık hizmeti sunucuları ile sözleşme yapmak veya protokol yapmak suretiyle sağlık hizmeti satın aldığı ve dava konusu Protokolün kapsamında bulunan kişilerin sağlık hizmetlerinin karşılandığı anlaşılmaktadır.

Belirtilen yasal düzenlemeler doğrultusunda Sosyal Güvenlik Kurumu ile Türk Eczacıları Birliği arasında 2016 yılında dört yıl süreli olarak imzalanan "Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol"ün 22/05/2019 tarihinde imzalanan ve 01/04/2019 tarihinde yürürlüğe giren Ek Protokolün 15. maddesi ile değiştirilen, uyuşmazlık konusu 5.3.9. maddesinde.

"Kurumca yapılan incelemeler neticesinde provizyon sistemine gerçeğe aykırı reçete kaydı yapılarak Kuruma fatura edildiğinin tespiti halinde reçete bedelinin 5 (beş) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacıya ilk uyarı tebliğ edilir. İlk uyarının tebliğ tarihinden itibaren 1 (bir) yıl içerisinde fiilin tekrar işlendiğinin tespiti halinde reçete bedelinin 10 (on) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacıya ikinci uyarı tebliğ edilir.

İlk uyarının tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içerisinde, ikinci uyarıdan sonra fiilin yeniden (üçüncü kez) işlendiğinin tespit edilmesi halinde reçete bedelinin 20 (yirmi) katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 1 (bir) yıl süreyle sözleşme yapılmaz.

Ancak bu durumun sehven yapıldığının eczacı tarafından bildirilmesi ve Kurumca yapılacak araştırma ve/veya inceleme sonucunda sehven yapıldığının tespit edilmesi durumunda bu hüküm uygulanmaz..." şeklindeki düzenlemeye yer verilmiştir.

Her ne kadar davacı tarafça, dava dilekçesinde; gerçeğe aykırı reçete kaydının üçüncü tespitinde reçete bedelinin 20 katı tutarında cezai şart yaptırımı düzenlenmişken ayrıca 1 (bir) yıl süreyle sözleşme feshinin de düzenlenmesinin orantısız ve hukuka aykırı olduğu, son derece insani gerekçelerle provizyon sistemine gerçeğe aykırı reçete kaydı yapılmasının mümkün olduğu, her ne kadar madde metninde bu durumun sehven yapılması halinde yaptırım uygulanmayacağı düzenlenmişse de, uygulamada davalı idare tarafından yapılan her tespitin kasıtlı sayıldığı, yaptırım uygulandığı,

bütün dikkatin gösterilmesine rağmen sisteme sehven farklı kayıt yapılmış olmasından dolayı uygulanan cezanın büyük mağduriyete neden olduğu, dava konusu düzenlemenin hem hastalar hem de eczacılar açısından üstün kamu yararı taşımadığı, hastaların ilaca ve eczacılık hizmetine ulaşımını, serbest eczacıların ise ticari faaliyet özgürlüğünü engellediği ileri sürülmüş ise de; davalı idarece savunma içeriğinde yer verilen hususlar ve dava konusu değişiklik öncesi maddede yer verilen hükümler incelendiğinde; dava konusu düzenleme ile yapılan değişikliğin mevcut düzenlemeye göre eczacıların daha lehine olduğu;

önceki düzenlemede ilk tespitte reçete bedelinin 10 katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacının uyarılacağı, tekrarı halinde 20 katı olarak cezai şart uygulanarak sözleşmenin feshedileceği ve bir yıl süreyle sözleşme yapılmayacağı hükmüne yer verilirken, dava konusu değişiklik ile; ilk tespitte 5 katı ceza ve uyarı, ikinci tespitte 10 katı ceza ve uyarı sonrasında üçüncü tespitte ancak 20 katı ceza ve sözleşmenin feshedileceğinin düzenlendiği,

aynı zamanda önceki düzenlemede olmayan, tespitlerin bir yıl içinde gerçekleşmesi koşulunun getirildiği görülmekte olup, maddede ayrıca sehven düzenlendiği tespit edilen reçetelerle ilgili olarak bu cezaların uygulanmayacağının da açıkça hükme bağlandığı. 2018 yılı Kurum istatistikleri incelendiğinde, tüm hatalı reçetelerin doğrudan cezaya bağlanması gibi bir uygulamanın da söz konusu olmadığı görüldüğünden davacının aksi yöndeki iddialarına itibar edilmemiştir.

Bu değerlendirmeler ışığında; Protokolün, yaptırım içeren, uyuşmazlık konusu hükmünün; ilaç bedellerini ödemekle yükümlü olan Sosyal Güvenlik Kurumu ile 6643 sayılı Yasa'nın anılan hükümleri doğrultusunda mensuplarının hak ve menfaatleri yanında, meslek disiplini ve ahlakının korunması, dürüstlüğün ve güvenin hakim kılınması için kurulmuş Türk Eczacıları Birliğinin birlikte yürüttüğü çalışmalar sonucu, kamu maliyesi aleyhine oluşan veya oluşması mümkün olan olumsuz sonucun önlenmesi ve bu fillerin tekrarının engellenmesi amacını güttüğü, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek tesis edildiği, hukuka ve mevzuata aykırılık taşımadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Davalı Sosyal Güvenlik Kurumunun süre aşımı itirazı yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi.

MADDİ OLAY

Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamındaki kişilere Türk Eczacıları Birliği üyesi eczanelerden ilaç teminine ilişkin olarak Sosyal Güvenlik Kurumu ile Türk Eczacıları Birliği arasında 01/04/2016 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol'ün imzalandığı,

anılan Protokol'ün 5.3.9. maddesinin 22/05/2019 tarihinde imzalanan ve 01/04/2019 tarihinde yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Ek Protokol'ün 15. maddesi ile değiştirilmesi üzerine anılan Protokol'ün 5.3.9. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan "sözleşme feshedilir ve 1 (bir) yıl süreyle sözleşme yapılmaz" ibaresinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE

İLGİLİ MEVZUAT

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasının 25. bendinde, sağlık hizmeti sunucusu, sağlık hizmetini sunan ve/veya üreten, gerçek kişiler ile kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ve bunların tüzel kişiliği olmayan şubeleri şeklinde tanımlanmış.

"Sağlık hizmetlerinin sağlanma yöntemi ve sağlık giderlerinin ödenmesi" başlıklı 73. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Kanuna göre sağlık hizmetleri, Kurum ile yurt içindeki veya yurt dışındaki sağlık hizmeti sunucuları arasında yapılan sözleşmeler yoluyla ve/veya bu Kanun hükümlerine uygun olarak genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından satın aldıkları sağlık hizmeti giderlerinin ödenmesi suretiyle sağlanır." hükmüne.

"İdari yaptırımlar ve fesih" başlıklı 103. maddesinin 1. fıkrasında, "Kurumca yapılan inceleme neticesinde;

a) Sağlık hizmeti sunulmadığı halde sağlık hizmetini fatura ettiği,

b) Faturayı veya faturaya dayanak oluşturan belgeleri, gerçeğe aykırı olarak düzenlediği,

c) 64 üncü madde gereğince kapsam dışı tutulan sağlık hizmetlerini, kapsam içinde olan sağlık hizmetleri gibi gösterdiği,

d) Sağlık hizmetlerine hak kazanmayan kişilere, sağlık hizmeti sunarak Kuruma fatura ettiği,

e) 73 üncü madde gereğince belirlenen tavanın üzerinde ilave ücret aldığı,

tespit edilen sağlık hizmeti sunucuları hakkında genel hükümlere göre takip yapılır. Bu fiiller nedeniyle Kurumun yersiz ödediği tutar 96 ncı maddeye göre geri alınır. Ayrıca bu fiilleri işleyen veya sağlık hizmeti satınalınmasına ilişkin sözleşmelerde belirtilen hükümlere aykırı davrandığı tespit edilen sağlık hizmeti sunucularının Kurum ile yaptıkları sözleşmeleri

feshedilebilir ve Kurumca belirlenecek süre içinde tekrar sözleşme yapılmaz." hükmüne yer verilmiştir.

6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu'nun 1. maddesinde, Birliğin, Türkiye sınırları içinde meslek ve sanatlarını yürütmeye yetkili olup da, özel yasalarında üye olamayacakları belirtilenler hariç, sanatlarıyla uğraşan ve meslekleriyle ilgili hizmetlerde çalışan eczacıların katılmasıyla; eczacıların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, eczacılığın genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak;

eczacıların birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere, meslek disiplini ve ahlâkını korumak maksadıyla tüzelkişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olarak kurulduğu.

4. maddesinde, Birliğin, üyelerinin maddi ve manevi hak ve menfaatlerini korumak ve bunları halkın ve Devletin menfaati ile en iyi şekilde telife çalışmak, halk sağlığı ve eczacılık mesleği ile alâkalı meseleler için resmi makamlarla karşılıklı işbirliği yaparak bu makamların yardımını temine çalışmakla yükümlü olduğu. 34. maddesinde, Birliği temsil görev ve yetkisinin Merkez Heyetine ait olduğu.

39. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde de, Birliğin temsilcisi olan Merkez Heyetinin, eczanelerden sağlık hizmeti satın alacak bütün kamu ve özel kurum ve kuruluşlarla anlaşmalar yapmak, imzalanan protokole uygun tip sözleşmeleri bastırmak ve belirleyeceği bedel karşılığı eczanelere dağıtma görevi bulunduğu belirtilmiştir.

Sözü edilen Kanun hükümlerine göre, eczanelerin birer sağlık hizmeti sunucusu olduğu, davalı Sosyal Güvenlik Kurumunun eczaneler ve diğer sağlık hizmeti sunucuları ile sözleşme yapmak veya protokol yapmak suretiyle sağlık hizmeti satın aldığı ve dava konusu Protokolün kapsamında bulunan kişilerin sağlık hizmetlerinin karşılandığı anlaşılmaktadır.

Söz konusu yasal düzenlemeler, Sosyal Güvenlik Kurumu ile birer sağlık hizmeti sunucusu olan eczanelerden sağlık hizmeti satın almak üzere Türk Eczacılar Birliği arasında imzalanan protokoller ve protokol kapsamında imzalanacak tip sözleşmeler yoluyla kişilerin sağlık hizmetlerinin karşılanmasına olanak sağlamış ve bu çerçevede “Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol” 01/04/2016 tarihinde imzalanmıştır.

Ardından, 22/05/2019 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu ile Türk Eczacıları Birliği arasında 01/04/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere "Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Ek Protokol" (2019/1) imzalanmış.

2019/1 sayılı Ek Protokol'ün 15. maddesiyle Protokolün 5.3.9. maddesi "Kurumca yapılan incelemeler neticesinde provizyon sistemine gerçeğe aykırı reçete kaydı yapılarak Kuruma fatura edildiğinin tespiti halinde reçete bedelinin 5 (beş) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacıya ilk uyarı tebliğ edilir.

İlk uyarının tebliğ tarihinden itibaren 1 (bir) yıl içerisinde fiilin tekrar işlendiğinin tespiti halinde reçete bedelinin 10 (on) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacıya ikinci uyarı tebliğ edilir. İlk uyarının tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içerisinde, ikinci uyarıdan sonra fiilin yeniden (üçüncü kez) işlendiğinin tespit edilmesi halinde reçete bedelinin 20 (yirmi) katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 1 (bir) yıl süreyle sözleşme yapılmaz.

Ancak bu durumun sehven yapıldığının eczacı tarafından bildirilmesi ve Kurumca yapılacak araştırma ve/veya inceleme sonucunda sehven yapıldığının tespit edilmesi durumunda bu hüküm uygulanmaz..." şeklinde değiştirilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dava konusu düzenlemeye göre, provizyon sistemine gerçeğe aykırı reçete kaydı yapılarak Kuruma fatura edildiğinin tespiti halinde söz konusu reçete bedelinin 5 (beş) katı tutarında cezai şart uygulanacak ve ayrıca eczacıya ilk uyarının tebliğ edilecek, ilk uyarının tebliğ tarihinden itibaren 1 (bir) yıl içerisinde fiilin tekrar işlendiğinin tespiti halinde reçete bedelinin 10 (on) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacıya ikinci uyarı tebliğ edilecek; ilk uyarının tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içerisinde, ikinci uyarıdan sonra fiilin yeniden (üçüncü kez) işlendiğinin tespit edilmesi halinde reçete bedelinin 20 (yirmi) katı tutarında cezai şart uygulanacak ve ayrıca sözleşme feshedilecek, 1 (bir) yıl süre ile sözleşme yapılmayacaktır.

Davalı Kuruma, 5510 sayılı Kanun'un 73. maddesiyle, sağlık hizmeti satın alma sözleşmelerinin hazırlanması ve imzalanmasına ilişkin usul esasları yönetmelikle belirleme; 103. maddesinde ise, sağlık hizmeti sunucularının madde hükmünde yazılı haller ile sözleşme hükümlerine aykırı davranışları halinde sözleşmelerini feshetme ve bunlarla tekrar sözleşme yapılmayacak süreleri tespit etme yetkisi verilmiştir.

Anılan yetkiye istinaden 26/03/2016 tarih ve 29665 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmelerinin / Protokollerinin Hazırlanması ve Akdedilmesine İlişkin Yönetmeliğin "Genel ilkeler" başlıklı 5. maddesinin 7. fıkrasında, "Sözleşmelerde/protokollerde, ceza koşulu ve/veya fesih gerektiren fiiller, fesih uygulama kriterleri ve sözleşme/protokol yapılmayacak sürelere yer verilebilir." düzenlemesine yer verilmiştir.

Anılan Yönetmeliğin, fesih gerektiren fiiller, fesih uygulama kriterleri ve sözleşme/protokol yapılmayacak sürelere sözleşmelerde yer verilebileceğine yönelik açık hükmü ile Sosyal Güvenlik Kurumunun, ihlalin niteliğine göre uygulanacak yaptırımı belirlemeye yetkili olduğu hususu birlikte dikkate alındığında; davalı Kurumun, Kanun ve sözleşmeyle belirlenen kamu hizmetinin görülme koşul ve sınırlarına aykırılık halinde uygulanacak yaptırımları içeren dava konusu düzenlemeyi yapmakta yetkili olduğu açıktır.

Bu durumda, kamu kurumunun zarara uğratılmasının önlenmesi, böylece gerçek anlamda ihtiyaç duyulan sağlık hizmetinin kesintisiz bir şekilde sunulmasının sağlanması, fesih uygulama kriterleri ve sözleşme yapılamayacak süreler öngörülerek sözleşme ilişkisinin disipline edilmesi ve bu fillerin tekrarının engellenmesi amacı gözetildiğinde dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Öte yandan, davacı tarafından, gerçeğe aykırı reçete kaydının üçüncü tespitinde reçete bedelinin 20 katı tutarında cezai şart yaptırımı düzenlenmişken ayrıca sözleşmenin feshi ile 1 (bir) yıl sözleşme yapılamayacağı düzenlenmesinin orantısız olduğu ileri sürülmüş ise de; önceki düzenlemede ilk tespitte reçete bedelinin 10 katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacının uyarılacağı, tekrarı halinde 20 katı olarak cezai şart uygulanarak sözleşmenin feshedileceği ve bir yıl süreyle sözleşme yapılmayacağı hükmüne yer verilmiş iken, dava konusu düzenleme ile;

ilk tespitte reçete bedelinin 5 katı cezai şart ve uyarı, ikinci tespitte 10 katı cezai şartın uygulanarak 2. kez uyarılması, üçüncü tespitte de reçete bedelinin 20 katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşmenin feshedileceğinin düzenlendiği, aynı zamanda önceki düzenlemede olmayan, tespitlerin bir yıl içinde gerçekleşmesi koşulunun getirildiği görülmekte olup, sözleşmenin feshi ile 1 (bir) yıl süreyle sözleşme yapılmayacağına ilişkin yaptırımın uygulanması şartlarının daha da ağırlaştırılmış olmasının eczacıların lehine olduğu,

ayrıca konunun sağlık hizmetine yönelik olduğu ve kamu kurumunun zarara uğratılmasının suç teşkil ettiği gözetildiğinde fiilin ağırlığı ile öngörülen yaptırımın ve ulaşılmak istenen amacın orantılı olduğu anlaşıldığından, davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelerden Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 14/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2019/9643, K. 2023/8289, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davanın Konusu
  4. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  5. Düşüncesi
  6. Danıştay Savcısı : …
  7. Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. Maddi Olay
  10. İnceleme Ve Gerekçe
  11. İlgili Mevzuat
  12. Hukuki Değerlendirme
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2019/9643
Karar No
2023/8289
Tarih
14 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2019/9644 K.2023/7966
  • Danıştay 8. Daire E.2019/9895 K.2023/7864
  • Danıştay 8. Daire E.2019/9898 K.2023/8093
  • Danıştay 10. Daire E.2019/9922 K.2023/7797
  • Danıştay 8. Daire E.2019/9950 K.2023/7932
  • Danıştay 10. Daire E.2019/9995 K.2023/8266

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.