KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/9709 E., 2022/66 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2022
- Esas No
- 2019/9709
- Karar No
- 2022/66
- Temyiz eden (davalılar)
- 1- … Bakanlığı / …
- Vekili
- … 2- … Valiliği / …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin_konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının davalı idareler tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Karar Metni
981 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Davanın konusu
Davacı tarafından, Van ili, İpekyolu ilçesi, … Mahallesi, … Mevkiinde 12/09/2016 tarihinde bomba yüklü aracın patlaması sonucu yaralandığından bahisle 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan başvuru neticesinde 65,28 TL ödenmesine ilişkin Van Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile uğranıldığı iddia edilen zarar karşılığında 6.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 156.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; davacının patlama olayı nedeniyle zararlarının karşılanması için 11/11/2016 tarihinde Van Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığına başvuruda bulunması üzerine, komisyon tarafından davacının iş gücü kaybı oranın tespit edilmesi için Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı'na müzekkere yazıldığı, verilen cevapta 21/12/2016 tarihinde heyetin teşekkül ettirildiği ancak davacının gelmediği ve 21/12/2016 tarihinden sonra öğretim görevlilerin azlığı ve iş yoğunluğu nedeniyle heyet oluşturulmasının mümkün olamayacağının belirtilmesi üzerine,
müracaatın … tarih ve … sayılı Yönetmelik hükümlerinde belirtilen şartlara uygun olduğu değerlendirilerek davacının hesaplanan bir günlük zararı olan 65,28 TL'nin davacıya ödenmesi yönünde komisyon tarafından karar alınmışsa da, Mahkemece 29/03/2018 tarihinde yapılan ara kararla davacının 21/12/2016 tarihinde muayene için çağrılıp çağrılmadığının, çağrılmış ise tebliğ tebellüğ belgelerinin istendiği, verilen cevapta anılan tarihte davacının çağrıldığına ilişin tebliğ tebellüğ belgesinin bulunmadığının belirtildiği; komisyon tarafından davacının zararının tespiti için rapor alınmasına karar verildiğinin görüldüğü,
usulüne uygun olarak davacının hastaneye çağrılarak iş gücü kaybı oranın belirlenmesi için rapor alınması ve gerçek zararın tazmini gerekirken, davacının heyet günü hastaneye gitmediğinden bahisle hastanede yattığı bir günlük zararına göre hesaplanan tazminat tutarı üzerinden tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının, maddi tazminat istemi yönünden;
dava konusu işlemin iptal edilmesi üzerine zarar tespit komisyonunca gerekli araştırma yapılıp rapor alındıktan sonra davacının patlama sonucu yaralanması nedeniyle uğradığı gerçek zarar miktarı belirleneceğinden, bu aşamada maddi tazminat istemi yönünden, karar verilmesine yer olmadığına, davacının, manevi tazminat istemi yönünden; olayın oluş şekli ve davacının durumu dikkate alındığında, uyuşmazlık konusu olaydan duyulan elem ve ızdırap sebebiyle takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın, davanın açıldığı 20/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı İçişleri Bakanlığı tarafından davacıya ödenmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idareler tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, manevi zararların 5233 sayılı Kanun kapsamı dışında olduğu belirtilerek kararın aleyhlerine olan hususlar yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı Van Valiliği tarafından, davacının zararını ispatlayıcı bilge ve belge sunmadığı belirtilerek kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptali ile maddi tazminata ilişkin kısmının gerekçeli onanması, manevi tazminata ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı Van Valiliğinin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek işin esasına geçildi, gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının Manevi Tazminata İlişkin Kısımının İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının Dava Konusu İşlemin İptali ve Maddi Tazminata İlişkin Kısımının İncelenmesi:
İdare Mahkemesi kararında; komisyon tarafından davacının zararının tespiti için rapor alınmasına karar verildiğinin görüldüğü, usulüne uygun olarak davacının hastaneye çağrılarak iş gücü kaybı oranın belirlenmesi için rapor alınması ve gerçek zararın tazmini gerekirken, davacının heyet günü hastaneye gitmediğinden bahisle hastanede yattığı bir günlük zararı üzerinden hesaplanan tazminat tutarı üzerinden tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline,
maddi tazminat istemi yönünden ise dava konusu işlemin iptal edilmesi üzerine zarar tespit komisyonunca gerekli araştırma yapılıp rapor alındıktan sonra davacının patlama sonucu yaralanması nedeniyle uğradığı gerçek zarar miktarı belirleneceğinden, bu aşamada maddi tazminat istemi yönünden, karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmektedir.
Her ne kadar Mahkeme kararının gerekçesinde gerçek zararın belirleneceği belirtilmişse de, 5233 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde de açıklandığı üzere anılan Kanun'un yürürlüğünden sonra meydana gelen ve idarenin kusur ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı terör olaylarında 5233 sayılı Kanun'un uygulanacağı, Kanun ve ilgili Yönetmelikte maddi zararların nasıl hesaplanıp karşılanacağının özel olarak düzenlendiği, bu nedenle maddi zarar talebinin 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi ve hesap edilmesi gerektiği açıktır.
Bu durumda, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptali ile maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmına yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığından temyiz incelemesine konu kararın, bu kısımlarının yukarıda belirtilen gerekçe ile onanması gerekmektedir.
Danıştay 10. Daire, E. 2019/9709, K. 2022/66, 11 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama