İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2019/971 K.2020/2637

Dava konusu istem: Davacı şirket adına tescilli gümrük çıkış beyannameleri muhteviyatı toplam 36.500 adet pantolonun, davacı şirket adına tescilli bir marka olmadığının tesbiti üzerine çıkış beyannamesine konu eşyanın ihracat işlemlerinin durdurularak…

Esas2019/971Karar2020/2637Tarih7 Temmuz 2020Okuma6 dk · 1.260 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/971 E., 2020/2637 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
7 Temmuz 2020
Esas No
2019/971
Karar No
2020/2637
Temyiz eden (davalı)
… Bakanlığı
Vekili
Av. …
Temyiz eden (davacı)
… Tekstil Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti.
Vekili
Av. …
İstemin_konusu
... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.260 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Davacı şirket adına tescilli gümrük çıkış beyannameleri muhteviyatı toplam 36.500 adet pantolonun, davacı şirket adına tescilli bir marka olmadığının tesbiti üzerine çıkış beyannamesine konu eşyanın ihracat işlemlerinin durdurularak ihracat yasağı konulması sebebiyle uğranıldığı iddia edilen 2.000.000.-TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tazmini istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı şirket hakkında Dahilde İşleme Rejimi şartlarını ihlal ettiği gerekçesiyle işlem yapıldığı ve ihraç etmek istediği ürünlere el konularak ihracat yasağı getirilmek suretiyle maddi zarara sebebiyet verildiği gerekçesiyle bakılan davanın açıldığı,

davacı şirketin üzerine atılı kaçakçılık suçunu işlemediği ve ihracat işleminin dahilde işleme izin belgesine uygun olmasına rağmen davalı idarece mallarına el konulmasının davacının ticari itibarını zedelediği ve söz konusu malların ihraç edilememesinden dolayı maddi anlamda zarara uğradığı anlaşıldığından davalı idarenin el koyma işleminin hizmet kusuru oluşturduğu dolayısıyla davacının bu işlem dolasıyla oluşan zararının karşılanması gerektiği,

alınan bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 432.339,52.-TL maddi tazminat miktarının idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

1- Davalı idare tarafından, davacının işlemlerini mevzuata uygun tesis etmediği, zararın sorumlusunun davacı olduğu, Yargıtay tarafından beraat kararının zaman aşımı nedeniyle kaldırıldığı, davacının eşyanın ihalesine girip alabileceği, reddedilen tazminat miktarı yönünden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. 2- Davacı tarafından, bilirkişinin sadece el konulan mal bedelini hesaplayıp kazanç kaybını hesaplamadığı, mahkemenin maddi hata yaparak sadece hesaplanan faize hükmettiği, ihracat yapamamasından kaynaklı zararın da hesaplanması gerektiği, yeniden bilirkişi incelemesi yapılması amacıyla kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiş olup, davalı idare tarafından davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …

DÜŞÜNCESİ

Temyiz istemlerinin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı şirket adına tescilli gümrük çıkış beyannameleri muhteviyatı toplam 36.500 adet pantolonun, davacı şirket adına tescilli bir marka olmadığının tesbiti üzerine çıkış beyannamesine konu eşyanın ihracat işlemlerinin durdurularak ihracat yasağı konulması sebebiyle uğranıldığı iddia edilen 2.000.000.-TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tazmini istenilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinde, idarelerin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı karşılamakla yükümlü oldukları hüküm altına alınmıştır. İdareler, yasalarla kendisine verilen kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak örgütü kurmak, araç, gereç ve personeli o hizmetin gereklerine uygun biçimde hazırlamakla yükümlü olup, hizmetin işleyişi ve yerine getirilişi sırasında gerekli önlemlerin alınmaması, hizmetin iyi işlememesi, kusurlu işlemesi nedeniyle kişilere verilen zararların idarece giderilmesi zorunludur.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dava dosyasının incelenmesinden, davacı şirket tarafından Dahilde İşleme İzin Belgesi kapsamında imal edilen toplam 36500 adet emtianın … tarih ve … sayılı Gümrük Çıkış Beyannamesi kapsamında yurt dışına ihraç edilmek istemiyle Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne başvuruda bulunulduğu, başvuru üzerine Ambarlı Gümrük Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısıyla ihracı istenilen emtiaların (kot pantolon) üzerinde davacıya ait olmayan markaların yer aldığı,

bu markaların firmaları adına tescilli olup olmadığı hususu ve yıllık pantolon üretim kapasitesinin üzerinde bir ihraç talep edildiği bu nedenle bu ürünlerin hangi firma veya firmalardan temin edildiğinin sorulduğu ve söz konusu ihraç işleminin durdurulduğu, davacı şirketin kendi imalatı olmadığı halde kendi imalatı gibi gösterilerek Dahilde İşleme Tebliğine aykırı olarak taahhüt kapatılması yoluna gidildiği gerekçe gösterilerek 1918 sayılı Kanun uyarınca 10/10/2010 tarihli zapt tutanağı düzenlenip ihraca konu davacı şirkete ait mallara el konulduğu ve davacı şirketin yetkilileri hakkında aynı kanun uyarınca suç duyurusunda bulunulduğu,

davacı şirket yetkilileri hakkında toplu halde gümrük kaçakçılığı suçundan dolayı kabul edilen iddianame uyarınca yapılan yargılama sonucunda ...

Ağır Ceza Mahkemesinin E:…, K:… sayılı dosyasında "...iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı karşısında; her ne kadar sanıklar hakkında 1918 sayılı yasaya muhalefet suçundan dolayı cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de suça konu eşyaların ihraç işlemlerini mevzuata uygun, dahilde işleme izin belgesine uygun olduğu, bu şekli ile atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla sanıkların beraatine..." gerekçesiyle davacı şirket yetkilileri hakkında beraat kararı verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ...

Ceza Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla, zamanaşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verildiği, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve Değişik İş No:… sayılı kararıyla, el konulan emtianın davacı şirkete iadesine karar verildiği, bu karara yapılan itirazın da ...

Ağır Ceza Mahkemesinin 15/03/2010 tarihli kararıyla reddedildiği, anılan bu kararlar uyarınca Mahkemece el konulan emtianın davacı şirkete iadesi yönünde müzekkere yazılmasına karşın davalı idarece malların iade edilmemesi nedeniyle, davacı şirket tarafından 02/11/2011 tarihinde Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne başvurulduğu, 21/11/2011 tarihli cevap yazısı üzerine 16/12/2011 tarihinde Erenköy Tasfiye İşletme Müdürlüğüne başvurulduğu,

söz konusu başvurunun cevap verilmeyerek (zımnen) reddedilmesi üzerine elkoyma işlemi ve ihracat yapmalarının yasaklandığından bahisle oluştuğu iddia olunan 2.000.000 TL maddi zararın tazmini istemiyle 17/01/2012 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Ayrıca söz konusu el konulan malların 5607 sayılı Kanun uyarınca 23/10/2007 tarihinde yapılan ihale ile 83.400,00 TL bedelle dava dışı H.K'ya satıldığı ve ilgiliye malların teslim edildiği, söz konusu bedelin de davacı adına depo hesabına alındığı ve iş bu dava açıldıktan sonra 27/02/2012 tarihinde davacıya bu tutarın yasal faizi ile birlikte 98.944,17 TL olarak ödendiği görülmektedir.

İdare mahkemesince davacının zararının hesaplanması için yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan 26/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "beyannamelerde gösterilen 226.300 USD mal bedelinden idarece 23/10/2007 tarihinde yapılan ihale bedelinin düşülmesi sonucunda 155.742 USD olacağı bu bedelin beyanname tarihindeki döviz kuru ile çarpılması sonucu 02/10/2000 tarihindeki TL karşılığının 103.342,53 TL olacağı, 02/10/2000-17/01/2012 tarihleri arasındaki merkez bankası reeskont faiz tutarları dikkate alınarak faiz bedeli 432.339,52 TL hesaplanmıştır." denilmiştir.

Öncelikle, İdare Mahkemesince temyize konu kararda maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 432.339,52.-TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bu yönüyle kararda 103.342,53 TL yönünden hüküm kurulmadan sadece hesaplanan faiz miktarına hükmedildiği görülmektedir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden ise; bilirkişi raporunda davacının zararının hesaplanmasında beyanname tarihindeki (2000 yılı) döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevirme işlemi yapıldıktan sonra dava tarihine kadar reeskont faizi işletildiği görülmekte olup, hesaplama yapılırken zarar miktarının dava tarihi itibariyle Türk Lirasına çevrilmesi ve yasal faiz uygulanması gerekmektedir.

Zarar miktarının belirlenmesinde de davacıya ödenen ihale satış bedeli olan 83.400,00 TL'nin ihale tarihi olan 2007 yılındaki döviz kuru dikkate alınarak Türk Lirasına çevrilip mahsup edildiği görülmekte olup bu miktarın davacıya ödemenin yapıldığı tarihteki döviz kuru üzerinden hesaplanarak mahsup edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Ayrıca davacı tarafından dava dilekçesinde dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulduğu görülmekte olup, yeniden verilecek kararda faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak belirlenmesi ve bu tarihten itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

Öte yandan, idarenin tazmin sorumluluğundan söz edebilmek için ortada gerçekleşmiş, somut ve kesin bir zararın bulunması gerekir. Bu nedenle gerçekleşmesi olası bulunan zararların idarenin tazmin sorumluluğunu doğurmayacağı açıktır. Diğer bir ifadeyle, varsayımdan hareketle doğması muhtemel zararların kural olarak tazmini mümkün değildir. Bu nedenle davacının kazanç kaybı hesaplanması yönündeki talebinin gerçekleşmiş, somut ve kesin olarak ispatlanmaması nedeniyle tazminin mümkün olmayacağı da açıktır. Bu itibarla, İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin kabulüne, 2. Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/07/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2019/971, K. 2020/2637, 7 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenlerin İddiaları
  4. Danıştay Tetkik Hakimi: …
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2019/971
Karar No
2020/2637
Tarih
7 Temmuz 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2019/1476 K.2020/1652
  • Danıştay 13. Daire E.2019/1815 K.2020/1611
  • Danıştay 2. Daire E.2019/2758 K.2020/2051
  • Danıştay 10. Daire E.2019/2845 K.2020/2684
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2019/3046 K.2020/1451
  • Danıştay 13. Daire E.2019/4276 K.2020/1827

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.