KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/1440 E., 2024/1113 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 27 Mart 2024
- Esas No
- 2020/1440
- Karar No
- 2024/1113
- Temyiz eden (davacılar)
- Kendi adına asaleten çocukları ..., ... ve ... Adlarına velayeten ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Hukuk Müşaviri ...
- İstemin_konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Davanın_konusu
Davacılar murisi ...'nun ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde gerçekleştirilen Ayn-el Arap bölgesinde meydana gelen çatışmaların protesto edilmesi eylemi sırasında vefat ettiğinden bahisle olayda davalı idarenin sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlara karşılık toplam 5.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın; ölüm olayının gerçekleştiği 19/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesince; davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacılar tarafından. IŞİD'in Kobani'ye saldırısını ve hükümetin tutumunu protesto etmek amacıyla 07/10/2014 tarihinde ...
Mahallesi halkı ve komşu mahalleler halkı tarafından bir protesto yürüyüşü ve basın açıklaması yapılmak istendiği, davacılar murisinin de bu protesto eylemine katıldığı, ... pazar yeri önünde toplanan mahallelinin yürümesinin kolluk güçleri tarafından engellendiği, bu engelleme sonrasında mahalle sakinlerinin oturma eylemine başladığı, akabinde kolluk görevlilerince TOMA'lar ile müdahaleye başlandığı, Toma'lar eşliğinde hareket eden bazı sivil şahısların da ellerinde tüfekler, tabancalar, sopalar ve taşlar eşliğinde mahalleliye saldırdığı,
saldırı esnasında davacılar murisinin başından ateşli silahla vurulduğu ve yere düştüğü, yere düşmesinin ardından ellerinde taşlar ve sopalar olan saldırgan grup tarafından tekmelendiği, taş ve sopalarla yerde linç edildiği, tüm bunlar olurken olay yerinde bulunan kolluk görevlilerinin ve TOMA'ların saldırgan gruba hiçbir müdahalesinin olmadığı, yerde yatan davacılar murisinin bir araçla hastaneye götürülmesinin de yine bu grup tarafından engellendiği, olay yerindeki TOMA'dan ...'nu oradan uzaklaştırmaya çalışanlara su sıkıldığı, ambulans çağrılmadığı,
davacılar murisinin yakınlarının imkanları ile hastaneye götürülmesinden sonra 19/10/2014 tarihinde hastanede vefat ettiği, olay yerinde...'nun yanı başında sivil kolluk görevlileri olduğu halde yaralıya saldıran şahısların engellenmediği, bu duruma göz yumulduğu, soruşturma dosyasına eklenen kamera görüntülerinde eksiklikler olduğu, delillerin karartıldığı, olay yerinden toplanması mümkün olan delillerin toplanmadığı, istihbari birimlerin nerelerde kimler tarafından protestocu gruplara saldırı yapılacağının önceden bilindiği, yürüyüşün yapılacağı yerde gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığı, bu konuda idarenin ağır kusurlu olduğu,
davacıların yaşamlarındaki tek desteklerini kaybettikleri ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2020/1440, K. 2024/1113, 27 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama