KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/1630 E., 2023/1070 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 9 Mart 2023
- Esas No
- 2020/1630
- Karar No
- 2023/1070
- Temyiz eden (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin_konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Davanın_konusu
- Davacı tarafından; özel güvenlik görevlisi olarak görev yapmaktayken özel güvenlik kimlik kartının (çalışma izninin) hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle iptaline ilişkin İstanbul Valiliği Özel Güvenlik Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararının kendisine ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
Karar Metni
764 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla.
23/05/2018, 18/10/2018 ve en son 25/12/2018 tarihli ara kararıyla davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanmasına ilişkin istihbari nitelikteki bilgi ve belgeler de dahil olmak üzere tüm tespit, rapor, tutanak, bilgi ve belgelerin bir örneğinin davalı idareden ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'nden istenildiği, gizli ibareli zarf içerisinde gönderilen bilgi notunda sadece ihtimale ilişkin bir ifadenin yer aldığı,
bu ifadeyi destekleyen başkaca hiç bir bilgi ve belgenin sunulmadığı görülmekle, davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması sonucunu doğuracak bir mahkumiyet kararı veya terör örgütlerine aidiyeti, irtibatı veya iltisakı bulunduğuna dair hukuken geçerli somut bir bilgi ve belgenin bulunmaması karşısında, davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığının kabulüne hukuken olanak bulunmadığı, bu durumda;
özel güvenlik görevlisi olarak çalışmakta iken hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle tesis edilen dava konusu işlemde sebep unsuru yönünden hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince; idarece gönderilen bilgi notunda sadece ihtimale ilişkin bir ifadenin yer aldığı belirtilmiş ise de, gizli ibareli belgeye bakıldığında, davacının emniyet nezdinde arşiv kaydı bulunduğu ibaresinin yazılı olduğu, bu nedenle dava konusu işlemin tesis edildiği,
ancak, tek başına bu durumun belge iptaline yeterli olmayıp, davalı idarece ortaya konulan arşiv kaydı dışında ilgili hakkında açılmış soruşturma, kovuşturma veya kesinleşmiş bir mahkumiyet bulunmadığı gibi, söz konusu unsurlarla desteklenmiş ve somutlaşmış istihbari bilgiye dayanmadan, eksik ve yetersiz araştırma ve inceleme sonunda davacının çalışma izninin iptaline,
böylece çalışma özgürlüğünden yoksun bırakılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalı idarenin istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından; tesis edilen işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer taraftan, dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlemin, tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucu tesis edildiği görülmekte olup.
Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarih ve E:2021/42, K:2022/45 sayılı kararı ile 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 10. maddesinin (h) bendi, "4045 sayılı Kanunda güvenlik soruşturmasına konu edilecek bilgi ve belgelerin ne şekilde kullanılacağına, hangi mercilerin soruşturmayı yapacağına, bu bilgilerin ne suretle ve ne kadar süre ile saklanacağına, ilgililerin söz konusu bilgilere itiraz etme imkânının olup olmadığına, bilgilerin bir müddet sonra silinip silinmeyeceğine, silinecekse bu sırada izlenecek usulün ne olduğuna,
yetkinin kötüye kullanımını önlemeye yönelik nasıl bir denetim yapılacağına ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, başka bir ifadeyle güvenlik soruşturmasının yapılmasında, elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeler belirlenmeksizin kuralla sadece güvenlik soruşturmasının olumlu olmasının özel güvenlik görevlisi olmada aranacak şartlar arasında sayıldığı, güvenlik soruşturması sonucunda kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına,
işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesinin Anayasa’nın 13. ve 20. maddeleriyle bağdaşmadığı" gerekçesiyle mülga 26/10/1994 tarih ve 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması yönünden iptal edilmiştir.
-
Danıştay 10. Daire, E. 2020/1630, K. 2023/1070, 9 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama