KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/2288 E., 2024/507 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 6 Mart 2024
- Esas No
- 2020/2288
- Karar No
- 2024/507
- Temyiz eden (davalı)
- … Valiliği
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
573 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
İstemin_konusu
Ukrayna uyruklu olan davacı tarafından; 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun hükümlerine aykırı şekilde izinsiz çalıştığından bahisle sınır dışı edilmesine ilişkin olarak tesis edilen … tarih ve … sayılı Antalya Valiliği işleminin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, ... İdare Mahkemesince Danıştay Onuncu Dairesinin 24/09/2019 tarih ve E:2014/2729, K:2019/5984 sayılı bozma kararı sonrasında dava konusu işlemin iptali yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacının da aralarında bulunduğu 4 kişinin çalışma izni alınmadan ve kimlik bildirimi yapılmadan çalıştıklarının tespit edilmesi üzerine tutanak tutulduğu, söz konusu tutanakta davacının iş yerinin üst katına çıkan merdiven boşluğunda saklanmış vaziyette bulunduğunun belirtildiği, bu nedenle çalışma izni almadan çalışan davacı hakkında tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
Dava; Ukrayna uyruklu olan davacı tarafından; 4817 ve 5683 sayılı Kanunlar uyarınca sınır dışı edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Antalya Valiliği işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 5683 sayılı Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun'un "Muzır Şahıslar" başlıklı 19. maddesinde, "İçişleri Bakanlığınca memlekette kalması umumi güvenliğe, siyasi ve idari icaplara aykırı sayılan yabancılar verilecek muayyen müddet zarfında Türkiye'den çıkmağa davet olunur. Bu müddetin sonunda Türkiye'yi terketmiyenler sınır dışı edilebilirler." hükmüne.
"Karar Almağa Yetkili Makamlar" başlıklı 21. maddesinde ise, "Bu kanunda derpiş edilen sınır dışı kararını almaya İçişleri Bakanlığı yetkilidir. İçişleri Bakanlığı, lüzum göreceği sınır ve sahil illerine memleketin umumi güvenlik ve nizamı noktasından derhal çıkarılmaları lazımgelen yabancıları istizan etmeden sınır dışı etmek yetkisini verebilir.
Bu iller bu yetkiye göre işlem yaptıkları takdirde keyfiyeti mucip sebepleriyle birlikte İçişleri Bakanlığına bildirmeğe mecburdurlar..." hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta; … tarihinde … İlçe Emniyet Müdürlüğü ve … Vergi Dairesi görevlilerince ilçe genelinde … üzerinde yapılan genel uygulama ve kontroller kapsamında … Mahallesi, … Caddesi üzerinde … üç (3) kavşağı civarında faaliyet gösteren … Deri isimli iş yerinde yapılan denetim sonucu düzenlenen tutanakta aralarında davacının da bulunduğu 4 kişinin çalışma izni alınmadan ve kimlik bildirimi yapılmadan çalıştıklarının tespit edildiği, söz konusu tutanakta davacının iş yerinin üst katına çıkılan merdiven boşluğunun üst kısmında saklanmış vaziyette olduğunun belirtildiği, davacının adı geçen iş yerinde çalışmadığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge de ortaya konulamadığı dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda; davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.
Danıştay 10. Daire, E. 2020/2288, K. 2024/507, 6 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama