İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2020/3613 K.2024/1736

2- ... Bakanlığı VEKİLİ : ...

Esas2020/3613Karar2024/1736Tarih2 Mayıs 2024Okuma7 dk · 1.352 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3613 E., 2024/1736 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
2 Mayıs 2024
Esas No
2020/3613
Karar No
2024/1736
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Temyiz eden (davalı)
... Bakanlığı
Vekili
Av. ...
Diğer davalılar
1- ... Bakanlığı
Vekili
...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.352 kelime·7 dk okuma·10 bölüm

2- ... Bakanlığı VEKİLİ : ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacının 28/12/2016 tarihinde ... isimli şahıstan satın aldığı ... plakalı ... model/marka araca kaçakçılık soruşturması kapsamında ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve ... Değişik İş sayılı kararına istinaden el konulduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen toplam 487.964,61 TL maddi, 250.000,00 TL manevi zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararıyla; davacının uğradığını ileri sürdüğü zarar ile idari işlem/eylem (hizmet kusuru) arasındaki illiyet bağı kesildiğinden, davacının söz konusu zararın tazmini istemiyle aracı kendisine satan şahıs aleyhine adli yargı mahkemeleri nezdinde dava açması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu .... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı ile davalı Ticaret Bakanlığı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvuruları reddedilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI

1- Davacı tarafından, iyiniyetli 3. kişi olarak zarara uğradığının sabit olduğu, olayda idarelerin hizmet kusurunun bulunduğu, emsal nitelikte birçok Danıştay kararı varken Bölge İdare Mahkemesince dikkate alınmadığı, aracına el konulması nedeniyle uğradığı zararının tazminine karar verilmesi gerektiği ve Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu ileri sürülerek bozulmasına karar verilmesi istenmektedir. 2 - Davalı Ticaret Bakanlığı tarafından, davanın reddi nedeniyle idareleri lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFLARIN

SAVUNMALARI

Davalı idarelerce davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...

DÜŞÜNCESİ

Davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren 2577 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca Danıştay Onuncu ve Sekizinci Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

... şase numaralı 2015 model ... marka araç 24/09/2016 tarihinde ... yabancı plaka ile Edirne Kapıkule Sınır Kapısından Türkiye'ye giriş yaparak karayolu ile İstanbul iline getirilmiş ve sahte evrak ile ilk olarak 03/11/2016 tarihinde ... plaka ile ... isimli şahıs adına tescil edilmiştir.

Daha sonra ise dava konusu araç sırasıyla 09/11/2016 tarihinde ...'e devredilmiş ve plakası bir gün sonra ... olarak değiştirilmiş, 11/11/2016 tarihinde ...'a devredilmiş, 16/11/2016 tarihinde ...'e devredildiği, son olarak adı geçen kişi tarafından 28/12/2016 tarihinde davacı ...'a devredilmiştir.

Dava konusu araç davacının mülkiyetinde iken Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve ... Değişik İş sayılı kararına istinaden 08/02/2018 tarihinde el konulmuştur.

Bununla birlikte Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarihli ve ... soruşturma numaralı kararı ile davacı hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Bunun üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.

İdareler, yasalarla kendisine verilen kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak örgütü kurmak, araç, gereç ve personeli o hizmetin gereklerine uygun biçimde hazırlamakla yükümlü olup, hizmetin işleyişi ve yerine getirilişi sırasında gerekli önlemlerin alınmaması, hizmetin iyi işlememesi, kusurlu işlemesi nedeniyle kişilere verilen zararların idarece giderilmesi zorunludur.

5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun "Kaçakçılığı önleme, izleme ve araştırmakla görevli olanlar" başlıklı 19. maddesinin 1. fıkrasında, mülkî amirler, Gümrük Müsteşarlığı personeli ile Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı personelin, bu Kanunla yaptırım altına alınan fiilleri önleme, izleme ve araştırmakla yükümlü olduğu hüküm altına alınmıştır.

4458 Sayılı Gümrük Kanunu'nun 10/A maddesinde, "1. Gümrük idareleri, mevzuatın belirlediği şartlar çerçevesinde, Türkiye Gümrük Bölgesi ile diğer ülkeler arasında taşınan eşyanın giriş, çıkış, transit, aktarma ve nihai kullanımını ve serbest dolaşımda bulunmayan eşyanın durumunu düzenleyen gümrük mevzuatı ve diğer mevzuatın doğru uygulanmasını sağlamak için gerekli görülen gümrük kontrollerini yerine getirir." hükmü.

65. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Gümrük idareleri, beyanın doğruluğunu araştırmak üzere; a) Beyanname ile ilgili ve beyannameye ekli belgeleri kontrol edebilir ve beyannamenin içerdiği bilgilerin doğruluğunu araştırmak amacı ile beyan sahibinden diğer belgeleri de vermesini isteyebilir, b) Eşyayı muayene edebilir ve ayrıntılı muayene veya tahlil amacıyla numune alabilirler." hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Motorlu araçların trafiğe tescilinden amaçlanan, bu araçlar üzerinde tasarruf güvenliğinin sağlanmasıdır. İdarenin bu hizmeti yerine getirirken, kayıtların düzenli tutulması, taşıtların model, motor ve şasi numaraları ile tescili istenen aracın karşılaştırılması ve bunun yanında sunulan belgelerin doğruluğunun araştırılması önem taşımaktadır.

Uyuşmazlıkta, yurt dışından ülkeye kaçak eşya sokulmasını önleme, izleme ve araştırmakla yükümlü olan davalı idarelerin, dava konusu aracın sahte belgelerle trafik siciline tescilinin yapılmasında üzerlerine düşen dikkat ve özeni göstermeyerek, yükümlü oldukları hizmeti kusurlu işlettikleri anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; aracın sahte belgelerle trafik siciline tescil edilmesinde herhangi bir ilgisi ve kusuru bulunmayan, yurda giriş yaparak trafik siciline tescil edilen aracı satın alan iyiniyetli 3. kişi durumunda bulunan davacının, aracı yurda getiren kişilerin sahte belgelerle bu aracı tescil ettirdiklerinden bahisle araca yargı kararının uygulanması suretiyle el konulması nedeniyle uğradığı zararının kusurlu sorumluluk ilkesi gereğince tazmin edilmesi gerekmektedir.

Bununla birlikte, uyuşmazlıkta, davacı üzerine kayıtlı araca kaçak olduğu gerekçesiyle yapılan el koyma, bir idari işlem niteliğinde olmakla birlikte bu idari işlemin davacının zararına doğrudan yol açmayacağı, yapılan tahkikatın ardından açılan ceza davası sonucunda aracın kaçak olduğunun mahkeme kararı ile sabit olması ve müsadere kararı verilmesi veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yönünde bir karar alınması durumunda zararın ortaya çıkacağı, aksi durumda ise aracın davacıya iade edileceği ve bu durumda da ortada bir zarardan bahsedilemeyeceği açıktır.

Dosyanın incelenmesinden; davacının mülkiyetinde bulunan ... plakalı araca, ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve ... Değişik İş sayılı dosyası ile el koyma kararı verildiği, karar gereğince araca 08/02/2018 tarihli Araç Tespit ve Teslim - Tesellüm Tutanağı ile el konulduğu görülmektedir.

Davada, tazminat olarak aracın satın alma değerinin talep edildiği de göz önüne alındığında; el konulan aracın ancak kesinleşmiş bir müsadere veya mülkiyetinin kamuya geçirilmesi kararı ile davacının mülkiyetinden çıkacağı ve davacının mal varlığında bir azalma olacağı açıktır. Davaya konu araç ile ilgili olarak devam eden ceza yargılaması sonucunda müsadere kararı verilmemesi halinde aracın davacıya iade edileceği tartışmasızdır.

Bu durumda, Mahkemece araç hakkında kesinleşmiş bir müsadere veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilip verilmediği hususları araştırılarak, zararın tam ve kesin olarak oluştuğunun tespitinden sonra bir karar verilmesi gerektiği tabiidir.

Öte yandan, İdare Mahkemesince, her ne kadar davacının adli yargıda aracı satın aldığı kişilere karşı dava açması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı tarafından zararının tazmini için, idarenin hizmet kusurundan kaynaklı tazminat sorumluluğu ilkelerine istinaden idari yargıda dava açılabileceği gibi, aracı kendisine satan kişiye karşı özel hukuktan (zapta karşı tekeffül) kaynaklı sorumluluk ilkeleri kapsamında adli yargıda da dava açılabilmesi mümkündür.

Bu durumda, idarenin hizmet kusuru bulunduğu iddiasıyla açılan işbu davada, Mahkemesince davanın esası incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik davacının istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Davalı Ticaret Bakanlığının Temyiz İsteminin İncelenmesi :

Yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiğinden ve bozma kararı uyarınca Mahkemece verilecek kararda vekalet ücreti yönünden yeniden hüküm kurulacağından, bu aşamada davalı idarenin vekalet ücreti yönünden temyiz istemi hakkında ayrıca bir karar verilmesine gerek bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 02/05/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2020/3613, K. 2024/1736, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Yargılama Süreci
  4. Temyiz_edenlerin_iddiaları
  5. Karşı Tarafların
  6. Savunmaları
  7. Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. Maddi Olay
  11. İlgili Mevzuat
  12. Hukuki Değerlendirme
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2020/3613
Karar No
2024/1736
Tarih
2 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2020/3643 K.2024/1761
  • Danıştay 10. Daire E.2020/3655 K.2024/1565
  • Danıştay 6. Daire E.2020/3657 K.2024/2410
  • Danıştay 10. Daire E.2020/3664 K.2024/1540
  • Danıştay 8. Daire E.2020/3670 K.2024/2111
  • Danıştay 6. Daire E.2020/3701 K.2024/2472

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.