İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2020/3865 K.2023/7452

Dava konusu istem: Davacılar tarafından 16/01/2010 tarihinde Dr. ... Devlet Hastanesi'nde doğan ve 18/01/2010 tarihinde Dr. ...Kadın Doğum Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin yeni doğan-prematüre servisinde tedavi edilen davacı…

Esas2020/3865Karar2023/7452Tarih23 Kasım 2023Okuma7 dk · 1.478 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3865 E., 2023/7452 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
23 Kasım 2023
Esas No
2020/3865
Karar No
2023/7452
Karar düzeltmesini isteyen (davacılar)
Kendi adlarına asaleten ...'a velayeten ... ve ...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
...... Bakanlığı / ANKARA
Vekili
Huk. Müş. Av. ...
Müdahil(davalı yanında)
...
İstemin_konusu
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Onuncu Dairesinin 11/12/2019 tarih ve E:2019/6256, K:2019/10150 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca davacılar tarafından düzeltilmesi istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.478 kelime·7 dk okuma·9 bölüm

Dava konusu istem: Davacılar tarafından 16/01/2010 tarihinde Dr. ... Devlet Hastanesi'nde doğan ve 18/01/2010 tarihinde Dr. ...Kadın Doğum Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin yeni doğan-prematüre servisinde tedavi edilen davacı çocuklarının tedavisinin ardından taburcu edilirken epikrizde yazılan ilaç yerine hastaya başkaca bir ilacın reçete edilmesinden kaynaklı zehirlenme nedeniyle acı ve elem duyulduğundan bahisle bebek ... için 20.000,00 TL, anne ... için 15.000,00 TL ve baba... için 15.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla, dosyada yer alan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun... tarih ve ... karar sayılı raporu doğrultusunda davalı idarenin sorumlu tutulamayacağı anlaşıldığından, davacıların tazminat talebi yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Davacıların temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.

KARAR DÜZELTME

TALEP_EDENİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından epikrizde kullanılması önerilen ilaç ile reçete edilen ilacın farklı olduğu, kullanılan ilaç sonucunda çocuklarının zehirlendiği, beş gün boyunca hastanede yatırıldığı, bundan dolayı oluşan manevi zararın karşılanması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...

DÜŞÜNCESİ

Karar düzeltme isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davacıların karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin 11/12/2019 tarih ve E:2019/6256, K:2019/10150 sayılı kararı kaldırılarak davacıların temyiz istemi yeniden incelendi:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacılardan bebek ..., 16/01/2010 tarihinde ...Devlet Hastanesinde dünyaya gelmiş, 17/01/2010 tarihinde yenidoğan sepsisi nedeniyle davalı idareye bağlı... Kadın Doğum Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesine sevk edilmiş, metabolik asidoz, sepsis, solunum sıkıntısı ön teşhisi ile yeni doğan yoğun ve prematüre servisine yatırılmış, yapılan tetkiklerinde metabolik asidoz tespit edilmiş, geldiği günün sabahında konvülziyonu tespit edilen bebeğe fenobarbital adlı ilaç başlanmış, yapılan ileri tetkiklerinde pirüvat karboksilaz eksikliği olabileceği düşünülmüş ve analize gönderilmiştir.

04/02/2010 tarihine kadar takip ve tedavisine devam edilen bebek, epikrizinde fenobarbital 5 mg/kg/g alması önerilmesine rağmen ve epdantion tb 100 mg 2x9 mg reçete edilerek taburcu edilmiş, daha sonra ellerde ve kollarda titreme, gözlerinde dalma, tepkisizlik şikayetleri ile iki kez hastane başvurusu olan bebekte kanda bakılan fenorbarbital düzeyi normal bulunmuş, son on günde iki kez dalma, seslenince duymama şikayetleri nedeniyle 11/06/2010 tarihinde nöroloji polikliniğinde yapılan muayenesinde "şimdiye kadar tüm anemnezlerde hastanın fenobarbital aldığı yazılı ancak, ilaç görüldü.

Hasta epdontoin alıyor, son 1 aydır 13 mg/kg alıyor" notu düşülmüş, bunun üzerine fenitoin doz aşımı düşünülerek hastaneye yatışı yapılmış, zehir danışma hattıyla irtibata geçilmiş, fenitoin adlı ilaç kesilmiş, fenobarbital adlı ilaca başlanmış, takip ve tedavisi yapılarak 16/06/2010 tarihinde taburcu edilmiştir.

Bunun üzerine davacılar, yanlış ilaç reçete edilmesi sebebiyle bebeğin dört ay boyunca üç kez fenalaştığı, adı geçen ilaçtan zehirlenerek kan değerlerinin bozulduğu, beş gün boyunca hastanede yatırılarak tedavi gördüğü, bundan dolayı oluşan manevi zararın karşılanması gerektiği iddiasıyla bakılan davayı açmışlardır.

Olayda, İdare Mahkemesince, 6 aydan küçük bebeklerde kullanımı yasaklanan "Epdantoin" adlı ilacın reçete edilmesi sebebiyle davalı idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının saptanması amacıyla alınan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun ... tarih ve ... karar sayılı raporunda özetle; "...metabolik hastalığı bulunduğu bilinen bebeğin tedavisinin, epikrizinde farklı, reçetesinde farklı bir ilaç düzenlenmiş olmasının, mevcut hastalıklarından dolayı süreklilik gerektiren kontrol muayeneleri sırasında tıbbi hatalara yol açabileceği, takip ve kontrolünü zorlaştırabileceğinin bilindiği ancak;

'Epdantoin' isimli ilacın 6 aydan küçük çocuklarda da kullanılabileceği, reçete edilen ilaç dozunun toksik düzeyde olmadığı gibi hastane başvurusunda saptanan fenitoin kan düzeyinin de toksik düzeyde bulunmadığı, bebekte epdantoin kullanılması ile ilişkilendirilebilecek herhangi bir kalıcı sekel de bulunmadığından bebeğin takip ve tedavisi açısından davalı idarede kusur tespit edilemediği" yönünde kanaate varılmış ve anılan rapor doğrultusunda olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.

Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.

Esasen, Anayasa'nın 56. maddesi de Devlete, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenlemek ve bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak onları denetleyerek yerine getirmek ile ilgili pozitif bir yükümlülük getirmiştir.

Öte yandan, manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır.

Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar.

Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli ve idari faaliyetin niteliği gözetilerek hakkaniyetli bir tutarı aşmaması gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İdare Mahkemesince, dava konusu olay kapsamında düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda davalı idarenin 6 aydan küçük bebeklerde kullanımı yasaklanan "Epdantoin" adlı ilacın reçete edilmesi sebebiyle hizmet kusurunun bulunmadığı yönünde hüküm tesis edilmişse de, esasen dava konusu uyuşmazlık 18/01/2010 tarihinde ...Kadın Doğum Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinin yeni doğan-prematüre servisine yatışı yapılarak tedavisine başlanan davacı ...'ın taburcu edilirken epikrizinde yazılan ilaç yerine başkaca bir ilacın reçete edilmesinden kaynaklı zarara uğrayıp uğramadığına ilişkindir.

Tüm dosya kapsamından, davacı ...'ın 18/01/2010 tarihinde ...Kadın Doğum Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinin yeni doğan-prematüre servisine yatışı yapılarak tedavisinin ardından 04/02/2010 tarihinde taburcu edildiği, taburcu edilirken epikrizinde farklı, reçetesinde farklı bir ilaç düzenlenmiş olduğu, 11/06/2010 tarihinde nöroloji polikliniğinde yapılan muayenesinde fenitoin doz aşımı teşhisi konulduğu, hastaneye yatışının yapıldığı, buna yönelik tedavisinin yapılarak 16/06/2010 tarihinde taburcu edildiği,

böylece söz konusu olayda davalı idarenin yanlış ilaç reçete etmesi sebebiyle davacıların acı ve elem duydukları açık olup, uğradıkları manevi zararın, manevi tatmin sağlayacak, idarenin kusurunu ortaya koyacak makul bir tutarın ödenmesine karar verilmek suretiyle giderilmesi gerekmektedir.

Bu durumda, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY

Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verilen kararları hakkında, ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam edilen) 54. maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesi istenebilir. Kararın düzeltilmesi dilekçesinde öne sürülen hususlar ise, anılan maddede yazılı nedenlerden hiçbirine uymamaktadır. Bu nedenle, davacıların kararın düzeltilmesi isteminin reddi gerektiği oyuyla aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyoruz.

Danıştay 10. Daire, E. 2020/3865, K. 2023/7452, 23 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar Düzeltme
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. (X)-karşı Oy
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2020/3865
Karar No
2023/7452
Tarih
23 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2020/3883 K.2023/4826
  • Danıştay 5. Daire E.2020/3910 K.2023/16560
  • Danıştay 8. Daire E.2020/3928 K.2023/6554
  • Danıştay 13. Daire E.2020/3929 K.2023/5048
  • Danıştay 8. Daire E.2020/3930 K.2023/5917
  • Danıştay 8. Daire E.2020/3932 K.2023/5863

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.