KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4225 E., 2024/3470 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2024
- Esas No
- 2020/4225
- Karar No
- 2024/3470
- Temyiz eden (davacı)
- ... Belediye Başkanlığı / ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Bakanlığı / ANKARA
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının davacı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Karar Metni
670 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Davanın konusu
Davacı idare tarafından, Adana Asliye Hukuk Mahkemelerinde vatandaşların aleyhlerine açmış olduğu dava dilekçesi ekinde yer alan listede belirtilen kamulaştırma ve bedel tespiti davalarında taraflarının herhangi bir kusuru olmaksızın mahkemelerin iş yoğunluğu, hakim yokluğu, bilirkişi raporlarının mahkemeye geç sunulması ve benzeri nedenlerden dolayı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesinde öngörülen 4 aylık sürede bitirilmemesi nedeniyle hizmet kusurundan kaynaklı ödendiği ileri sürülen toplam 385.536,53 TL faiz bedelinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle yapmış olduğu 03/11/2017 tarihli başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile 385.536,53 TL faiz bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla. Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesinde yer alan hükümden 4 aylık sürede davaların sonuçlandırılması sonucunu çıkarmanın mümkün olmadığı, kamulaştırma ve bedel tespiti davalarının da niteliği gereği içerisinde yargılama faaliyetinin uzamasına neden olabilecek bir çok etkeni barındırdığı, örneğin emsal araştırması, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması,
taraf teşkili sırasında veraset ilamı alınmasını gerektiren nedenlerin mevcut olması gibi bir çok etken kamulaştırma ve bedel tespiti davalarında yargılama süresini uzatabileceği, dava konusu uyuşmazlıkta da bu tip etkenlerin mevcut olduğu gibi söz konusu durumların hepsinin yargılama faaliyeti içerisinde yer aldığı, davalı idarenin söz konusu faaliyetlere ilişkin herhangi bir sorumluluğunun ve tasarruf yetkisinin bulunmadığı, bundan dolayı davalı idareye herhangi bir kusur yüklenemeyeceği, dava dosyası kapsamında davalı idarenin kusurunu gösterir başkaca bir bilgi ve belge de bulunmadığından,
davacı tarafın maddi tazminat isteminin reddi gerektiği, davacı tarafın yapmış olduğu 03/11/2017 tarihli başvurusunun zımnen reddine dair işlem yönünden incelenmeksizin reddine, davanın toplam 385.536,53 TL faiz bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemine ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, İdare Mahkemesince davanın iptali istenen işlem yönünden incelenmeksizin reddine, tazminat istemi yönünden de davanın reddine karar verilmişse de Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen hak arama hürriyeti, davanın reddi halinde davalı idareler lehine ödenecek vekâlet ücretlerine ilişkin Danıştay Onuncu Daire İçtihatları göz önüne alındığında davalı idare lehine nispi değil maktu vekâlet ücreti ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf isteminin vekalet ücreti yönünden "davalı lehine 29.082,19-TL vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının karardan çıkarılmasına, 1.090,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" şeklinde düzeltilerek reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı idare tarafından, Belediyelerince ödenen kamulaştırma bedel faizlerinde kendilerinin herhangi bir kusuru bulunmadığı, yargılamanın gecikmesinde davalı idarenin kusurlu olması nedeniyle geciken yargılama nedeniyle ödenen toplam 385.536,53 TL'nin tazmini için açılan davanın reddi yolunda verilen kararın hukuka ve yasalara aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, davacı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2020/4225, K. 2024/3470, 30 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama