İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2020/4386 K.2021/1021

2- ... 3- ... 4- ... 5- ... VEKİLİ : Av. ...

Esas2020/4386Karar2021/1021Tarih9 Mart 2021Okuma10 dk · 2.079 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4386 E., 2021/1021 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
9 Mart 2021
Esas No
2020/4386
Karar No
2021/1021
Temyiz eden (davalı)
... Başkanlığı
Vekili
...
Temyiz eden (davacılar)
1- ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.079 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

2- ... 3- ... 4- ... 5- ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacılar tarafından, davacılardan ...'nun eşi; ..., ..., ...'ın babaları; ...'ın dedesi olan ...'nun 2015 yılında Hac ibadeti sırasında davalı idare görevlilerinin hizmet kusuru ve idarenin eksiklikleri nedeniyle rahatsızlandığı akabinde vefat ettiği iddia edilerek tüm davacılar yönünden sarfına mecbur kaldıkları masraflar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat (miktar attırımı sonrasında 103.003,67 TL),

davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat ve davacılardan ... için 5.000,00 TL (miktar attırımı sonrasında 50.000,00 TL), ... için 4.000,00 TL (miktar attırımı sonrasında 30.000 TL), ... için 3.000,00TL (miktar attırımı sonrasında 25.000,00), ... için 3.000,00 TL (miktar attırımı sonrasında 20.000,00 TL), ... için 1.000,00TL (miktar attırımı sonrasında 10.000 TL) manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idare tarafından müteveffanın, Arafat günü güneş altında fazla kalmasına bağlı su kaybı nedeniyle rahatsızlandığı, eşi olan davacı ... tarafından durumunun davalı kurum çalışanı olan din görevlisi ... 'a bir kaç kez söylendiği, ...'ın ise aynı hac kafilesinde hac ibadetini yerine getirmekte olan doktor kişiye müteveffayı gösterdiği, ... müteveffayı hastaneye götürme talebinin otelin bulunduğu yere ambulansın giremeyeceği söylenerek kurum çalışanı tarafından reddedildiği,

ilerleyen süreçte tıbben müdahale edilmeyen ...'nun durumunun ağırlaştığı, davacı ...'nun kafile başkanına, eşinin durumunu anlatması üzerine acilen tutulan bir taksi ile başka bir hacı adayı ile ...'nun müteveffayı davalı idarenin Mekke'de bulunan Hastanesi'ne götürdüğü, burada daha önce böbrek yetmezliği rahatsızlığı olmayan müteveffaya böbrek yetmezliği teşhisi konularak acil diyalize alınması gerektiğinin söylendiği, anılan Hastane'de diyaliz cihazı bulunmadığından, müteveffanın Mekke ...

Hastanesi'ne ambulans ile gönderildiği, ancak Mekke ... Hastanesi'nde diyalize bağlanacağı yerde yeniden davalı idareye bağlı Hastaneye getirildiği, davacı ... 'nun ise eşinin Türkiye'ye gönderileceği bilgisi verilmesi üzerine eşini orada bırakarak Türkiye'ye döndüğü, müteveffanın Mekke ...

Hastanesi'ne gönderilerek burada 18 gün kaldığı davacılardan ... ve ... 'nun ise babalarının yanına gelerek müteveffayı kiraladıkları özel Ambulans Uçak ile Türkiye'ye getirdikleri ancak müteveffayı Türkiye'ye getirilmeleri akabinde ...'nun iyileşme sürecine giremeyerek öldüğü, olay nedeniyle davacılar tarafından BİMER üzerinden yapılan şikayet üzerine,

Diyanet İşleri Başkanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı onayı ile başlatılan soruşturma sonucu düzenlenen soruşturma raporunda;''... ... 'ın görevlendirildiği 2015 yılı Hac organizasyonunda grubunda bulunan ... isimli hasta hacıyı eşinin talebine rağmen yoğunluk, ambulans veya taksinin otel önüne gelemeyeceğini mazeret göstererek bayramın ikinci ve üçüncü günü hastaneye götürmeyip kafilede bulunan ve hiç bir tıbbi araç ve gereci kullanma durumunda olmayan hacı doktoru getirmekle yetindiği anlaşılmıştır.

Bu davranışıyla sağlık merkezinde tedavi altına alınması gereken hastayı sağlık merkezine ulaştırma hususunda ihmalkar davranarak hastanın hastaneye geç intikal etmesine sebebiyet vermiştir.'' ifadelerine yer verilerek davalı idare görevlisi olan ... hakkında 657 sayılı Kanunun 125 B/a fıkrası uyarınca ''verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında,görev mahalinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde kusurlu davranmak'' fiilini işlediği kanaatine varıldığından kınama cezası teklif edildiği görüldüğü gerekçesiyle davacıların maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 81.003,67 TL maddi tazminat tutarının,

10.000,00 TL'si için dava tarihi olan 23/05/2017 tarihinden, 71.0003,67 TL'si için ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 19/07/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara (eşit oranda) ödenmesine,

davacıların hükmedilen maddi tazminat tutarını aşan fazlaya ilişkin 22.000,00 TL maddi tazminat talebi yönünden davanın reddine, davacılardan ... için destekten yoksun kalma tazminat olarak istenen 1.000,00 TL maddi tazminat talebi yönünden davanın reddine, davacıların manevi tazminat taleplerine yönelik ıslah taleplerinin kabul edilmemesine ve ilk dava dilekçesinde talep edilen manevi tazminat tutarları esas alınarak manevi tazminat taleplerinin incelemesi sonucu davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulüne, ...'na 5.000,00 TL, ... 'a 4.000,00 TL, ...'na 3.000,00 TL, ...'e 3.000,00 TL, ...'a 1.000,00 TL manevi tazminatın,

dava açıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faizleriyle birlikte davalı idare tarafından ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...

İdari Dava Dairesince; ara kararla Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan, akut böbrek yetmezliği rahatsızlığının ne olduğu, nasıl oluştuğu, bu rahatsızlığın bir anda oluşup oluşmayacağı, diyalize hangi durumlarda gerek olduğu, diyabet ve kalp hastası olan kişilerde böbrek yetmezliğinin ani bir şekilde oluşup oluşmayacağı hususlarında, düzenlenecek tıbbi görüşün gönderilmesinin istenilmesine karar verildiği,

gelen tıbbi görüşte, "Akut Böbrek yetmezliğinin böbrek fonksiyonlarının günler, saatler içerisinde aniden bozulması sonucunda gelişen ve kanda başta azotlu maddelerin yıkım ürünleri olmak üzere, çeşitli maddelerin birikmesi ve buna bağlı olarak tüm organ sistemlerinde bozukluklara yol açan ve bazen de ölüme sebep olabilen bir sendrom olduğu,

akut böbrek yetmezliğinin, geçmişinde kronik böbrek hastalığı, diyabet, hipertansiyon, kalp-damar sistemi ve sair hastalıkları olan bireylerde gelişebileceği, böbreğin kanlanmasında ani azalma (sıvı kayıpları, kanamalar vs) idrar yollarında tıkanma veya doğrudan böbreğin yapılarında hasara yol açan durumlarda gelişebileceği, akut böbrek yetmezliğinin, aniden bir anda ortaya çıkabilen, genellikle saatler, günler içinde klinik olarak aşikâr hale gelen bir durum olduğu,

akut böbrek yetmezliği olan hastalarda hayatı tehdit eden durumların varlığında diyaliz yapılması gerektiği, bu durumların serum potasyum yüksekliği, kan PH düşüklüğü, damar içi sıvı hacmi artışı ve hipertansiyon, üremik belirti ve bulgular olarak sıralanıp, bu durumlarda akut böbrek yetmezliği olan hastanın vefatıyla sonuçlanabileceğinden diyaliz tedavilerinin bir an önce uygulanması gerektiği" şeklinde görüş bildirildiği görüldüğü gerekçesi eklenerek istinaf başvurusuna konu ...

İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, manevi tazminat isteminin ıslahla artırılmasını engelleyici düzenleme olmadığı, acının hak arama mücadelesi ile birleşince dava tarihinden sonra elem ve ızdıraplarının arttığı bu sebeple manevi tazminat için ıslah taleplerinin kabul edilmemesinin hukuka aykırı olduğu, faizin haksız fiil teşkil eden müteveffanın vefat tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği, ödenen hac ücretinin ayıplı ve eksik ifa nedeniyle tazminine karar verilmesi gerektiği;

Davalı idare tarafından, müteveffanın şeker hastalığı ve kalp hastalığının bulunduğu, rahatsızlığının bu hastalıklara bağlı olarak aniden gelişmiş bir durum olabileceği, bu durum araştırılmadan verilen kararın hukuka aykırı olduğu, davacılar tarafından müteveffanın rahatsızlığının ancak hastane aşamasında öğrenildiği, bu durumun davacılar ile müteveffa arasındaki duygusal yakınlığın zayıflığını ortaya koyduğu, manevi tazminat açısından değerlendirilmesi gerektiği, vefat eden yakını olan kişinin Mekke'ye geldiğinde misafir edildiği, servis tercüman gibi tüm ihtiyaçlarının karşılanmış olduğu,

yabancı bir ülkede kaderine terk edildiği iddialarının asılsız olduğu, Diyanet Hastanesinde Suudi Arabistan Devletinin mevzuatı nedeniyle diyaliz ünitesinin bulunmadığı, hacının bu sebeple anılan ülke hastanesine götürüldüğü, hacının diyalize girmeyi saatler süren ısrara rağmen kendisinin kabul etmemesi ve yakınlarının Türkiye'ye nakli konusunda ısrarları üzerine Diyanet Hastanesine geri getirildiği, naklin planlandığı fakat durumunun kötüleşmesi üzerine tekrar ...

Hastanesine gönderildiği ve diyalize bağlandığı, Başkanlığın doğrudan ambulans uçak temin etme görevi bulunmadığı, Sağlık Bakanlığı ile yapılan görüşmeler sonucu Türkiye'ye nakillerin gerçekleştirilebileceği, hacının tekrar nakil edilecekler listesine alındığı ancak Kurum dışındaki sebepler nedeniyle uçak temininde belli bir süre sıkıntı yaşandığı, davacıların temin edilecek uçağı beklemeyerek ve tüm sorumluluğu kabullenerek kendi imkanları ile hacıyı Türkiye'ye getirdikleri, kendilerinin hacının rahatsızlanması ve sonrasında tedavi ve naklinde kusurlarının bulunmadığı ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, din görevlisi Fatih Altay'ın ihmalinin bulunduğu, Hac ve Umre Seyahatleri ile İlgili İşlerin Diyanet İşleri Başkanlığınca Yürütülmesine Dair Yönetmelik uyarınca hac ve umre ibadetlerinin usulüne uygun sağlık ve güvenlik içinde yolcuların hakları korunacak şekilde yerine getirilmesi amacıyla yurt içinde ve yurt dışında gerekli tedbirleri almanın Diyanet İşleri Başkanlığı'nın görevi olduğu, olayda üzerinde durulması gereken hususun hacının kalp ve şeker hastalığı değil tüm şikayetlerine rağmen din görevlisinin dikkate almaması olduğu,

4 gün beklenilmeksizin bir serum takılsaydı bu sonucun ortaya çıkmayacağı, davalının ambulansta gecikme olduğunu beyanları ile kabul ettiği, müteveffa ile davacıların duygusal yakınlığının dava süreci ile zaten ispatlandığı;

Davalı idare tarafından, müteveffanın hac ibadetini tamamlamış olduğu, dava konusu olay haccın tamamlanmasından sonra gerçekleştiği, hac ücretinin iadesi talebinin yersiz olduğu, hastane yetkilileri izin vermediği için hastanın naklinin gerçekleştirilemediği, bu durum karşısında kurum sorumluluğu bulunmadığı ikinci sefer de ise ambulans beklenirken tüm sorumluluk alınarak ve gerekli belgeler imzalanarak davacılar tarafından müteveffanın Türkiye'ye naklinin gerçekleştirildiği ileri sürülerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dava, davacılar tarafından, davacılardan ...'nun eşi; ..., ..., ...'ın babaları; ...l'ın dedesi olan ...'nun 2015 yılında Hac ibadeti sırasında davalı idare görevlilerinin hizmet kusuru ve idarenin eksiklikleri nedeniyle rahatsızlandığı akabinde vefat ettiği iddia edilerek tüm davacılar yönünden sarfına mecbur kaldıkları masraflar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat (miktar attırımı sonrasında 103.003,67 TL),

davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat ve davacılardan ... için 5.000,00 TL (miktar attırımı sonrasında 50.000,00 TL), ... için 4.000,00 TL (miktar attırımı sonrasında 30.000 TL), ... için 3.000,00TL (miktar attırımı sonrasında 25.000,00), ... için 3.000,00 TL (miktar attırımı sonrasında 20.000,00 TL), ... için 1.000,00TL (miktar attırımı sonrasında 10.000 TL) manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdarenin hukuki sorumluluğundan söz edilebilmesi için ortada bir zararın bulunması ve bunun idareye yüklenebilen bir işlem veya eylemden doğması; başka bir deyişle zararla idari faaliyet arasında illiyet bağının bulunması gerekir. Bu koşullardan birisinin yokluğu halinde idarenin tazmin sorumluluğu ortadan kalkacaktır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle tam yargı davası açılabilmesi için, zarara sebep olan eylemin ve maddi olayın idariliğinin ve yol açtığı zararın kesin olarak ortaya çıkması zorunludur.

Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Başkanlığın hizmet birimleri, görevleri ve yetkileri" başlıklı 7. maddesinde: "...c) Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğü

1) Hac ve umre ibadetlerinin usulüne uygun, sağlık ve güvenlik içinde, hizmet talep edenlerin hakları korunacak şekilde yerine getirilmesi amacıyla yurt içinde ve yurt dışında gerekli tedbirleri almak, ilgili ülke, kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak, bu konulardaki hizmet ve faaliyetleri düzenlemek, yürütmek ve denetlemek.

2) Hacda kurban ibadetinin usulüne uygun şekilde yerine getirilmesi için gerekli çalışmaları yapmak.

3) İlgili birim, kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hac ve umreye gideceklerle görevlilerin eğitimini sağlamak.

4) Görev alanına giren konularda hizmet satın almak..." düzenlemesine yer verilmiştir.

Hac Ve Umre Seyahatleri İle İlgili İşlerin Diyanet İşleri Başkanlığınca Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin Başkanlığın görevleri başlıklı 4. maddesinin c fıkrasında " Hac ve umre ibadetlerinin usulüne uygun, sağlık ve güvenlik içinde, yolcuların hakları korunacak şekilde yerine getirilmesi amacıyla yurt içinde ve yurt dışında gerekli tedbirleri almak, ilgili ülke, kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak, bu konulardaki hizmet ve faaliyetleri düzenlemek, yürütmek ve denetlemek" Diyanet İşleri Başkanlığının görevleri arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dava dosyasının incelenmesinden, müteveffanın hac ibadeti sırasında rahatsızlanması üzerine Diyanet hastanesine getirildiği burada diyalize girmesi gerektiğinin tespiti üzerine Mekke ... Hastanesine götürüldüğü, Türkiye'ye nakledilecekler listesine alındığı için tekrar Diyanet Hastanesine getirildiği, durumun ağırlaşması üzerine tekrar ... Hastanesine götürülüp diyalize alındığı ve Türkiye'ye nakledilecekler listesine tekrar alındığı; ancak davacıların nakil sırasını beklemeden kendi tuttukları özel ambulans uçakla müteveffayı Türkiye'ye getirdikleri ve bir süre sonra müteveffanın vefat ettiği anlaşılmaktadır.

Olayda, dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden idarenin üstlenmiş olduğu hac ibadeti esnasında sunması gereken sağlık hizmetlerini sunmuş olduğu, Mekkede kurduğu Diyanet Hastanesinde müteveffaya gerekli müdahalelerin yapıldığı, buradan Mekke ... Hastanesine sevkinin yapıldığı, müteveffanın Türkiye'ye nakledilecekler listesine alındığı, davacılar tarafından nakil sırası beklenmeden kendi imkanları ile müteveffanın Türkiye'ye getirildiği görülmektedir.

Bu durumda, gördüğü hizmetin gereklerini yerine getiren davalı idarenin tazminat sorumluluğunu doğuracak şekilde bir hizmet kusuru bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin reddine, 2. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne 3. Davanın kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının maddi ve manevi tazminatın kısmen reddine ilişkin kısmının yukarıda açıklanan gerekçe ile ONANMASINA, kabule ilişkin kısmının ise BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 09/03/2021 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi.

(X)-KARŞI OY

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.

Danıştay 10. Daire, E. 2020/4386, K. 2021/1021, 9 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Yargılama Süreci
  4. Düşüncesi
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. (X)-karşı Oy
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2020/4386
Karar No
2021/1021
Tarih
9 Mart 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 9. Daire E.2020/4389 K.2021/1849
  • Danıştay 8. Daire E.2020/4407 K.2021/1838
  • Danıştay 10. Daire E.2020/4413 K.2021/1187
  • Danıştay 12. Daire E.2020/4426 K.2021/1073
  • Danıştay 4. Daire E.2020/4445 K.2021/1600
  • Danıştay 12. Daire E.2020/4462 K.2021/1338

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.