KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4502 E., 2024/992 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 20 Mart 2024
- Esas No
- 2020/4502
- Karar No
- 2024/992
- Temyiz eden (davalı)
- ... Kaymakamlığı ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
644 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
İstemin_konusu
Davacı tarafından, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca nüfusa tescil işleminin yapılması istemiyle 10/04/2012 tarihinde yaptığı başvurunun zımnen reddine yönelik işleme karşı açılan davada ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararının uygulanması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sarayönü Kaymakamlığı İlçe Nüfus Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, ...İdare Mahkemesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 29/04/2019 tarih ve E:2014/2269, K:2019/3387 sayılı bozma kararına uyularak, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, nüfus kayıtlarında herhangi bir maddi hatanın bulunmadığı, ölüm bildiriminin mevzuata uygun bir şekilde yapılmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Dava, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca nüfusa tescil işleminin yapılması istemiyle davacı tarafından 10/04/2012 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine yönelik işleme karşı açılan davada ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararının uygulanması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sarayönü Kaymakamlığı İlçe Nüfus Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 7. maddesinin 1. fıkrasında, "Her mahalle veya köy için ayrı aile kütüğü tutulur. Aile kütüklerinde aşağıdaki bilgiler bulunur." hükmüne yer verildikten sonra, aile kütüğünde bulunması gereken bilgiler, sözü edilen 1. fıkrada dokuz bent halinde sayılmış.
17. maddesinde, "(1) Nüfus müdürlükleri; süresi içerisinde bildirilmemiş çocukların veya nüfusa tescil edilmemiş erginlerin varlığını haber aldıkları takdirde; erginlerin kendilerini, çocukların veli, vasi veya kayyımlarını, bunların bulunmaması halinde; büyük ana, büyük baba veya kardeşlerini ya da çocukları yanlarında bulunduranları veya muhtarları beyana davet etmeye yetkilidirler.
İlgililer de bu davet üzerine otuz gün içinde nüfus müdürlüklerine başvurmak ve beyanda bulunmakla görevlidir. (2) Verilen süre içerisinde bildirim yapılmaması halinde mülkî idare amirinin göreceği lüzum üzerine kolluk kuvvetlerince bunların zorla getirilmesi için gereken işlem yapılarak çocuğun aile kütüklerine tescili sağlanır." hükmüne.
"Maddi hatalar" başlıklı 38. maddesinde ise, "Bu Kanunun 7 nci maddesinde sayılan aile kütüklerine tescil edilmesi gereken bilgilerden; dayanak belgesinde bulunduğu halde nüfus kütüklerine hatalı veya eksik olarak tescil edilen ya da hiç yazılmayan bilgiler veya mükerrer kayıtlar maddî hata kapsamında değerlendirilir. Bu tür maddî hatalar Genel Müdürlükçe ya da nüfus müdürlükleri tarafından düzeltilir veya tamamlanır. " hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, davacının nüfus kütüğüne tescil edilmesi yönündeki talebinin "maddi hata" kapsamında kabul edilip edilemeyeceği yönünden incelenerek karar verilmesi gerektiği yolundaki yargı kararının uygulanması istemiyle yapılan başvurunun, usulüne uygun bir ölüm bildiriminde bulunulmadığı anlaşıldığından, davacının nüfus kayıtlarında maddi hata bulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyu ile aksi yönde oluşan Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 10. Daire, E. 2020/4502, K. 2024/992, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama