İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2020/4903 K.2020/5263

Davacı tarafından, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 2016/20 sayılı Genelgesinin 4.2 maddesinde 01/10/2008 tarihinden önce Bağ-Kur isteğe bağlı sigorta kaydı bulunanlar için belirlenen haktan, anılan tarihten önce SSK isteğe bağlı sigorta kaydı…

Esas2020/4903Karar2020/5263Tarih23 Kasım 2020Okuma5 dk · 970 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4903 E., 2020/5263 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
23 Kasım 2020
Esas No
2020/4903
Karar No
2020/5263
Davacı
…
Davalı
… Bakanlığı
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

970 kelime·5 dk okuma·4 bölüm

Davanın_özeti

Davacı tarafından, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 2016/20 sayılı Genelgesinin 4.2 maddesinde 01/10/2008 tarihinden önce Bağ-Kur isteğe bağlı sigorta kaydı bulunanlar için belirlenen haktan, anılan tarihten önce SSK isteğe bağlı sigorta kaydı bulunanların yararlandırılmamasının anayasal eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülerek, SSK isteğe bağlı sigorta kaydı bulunanlara da aynı hakkın tanınması isteminde bulunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra gereği görüşüldü:

Anayasa'nın 125. maddesinin 1. fıkrasında, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu hükmü.

4. fıkrasında, yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağı, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği hükmü yer almaktadır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 2. fıkrasında da idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu; idari mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri hükümlerine yer verilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde; idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde; tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği; ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı, hususları düzenlenmiştir.

Anılan mevzuat hükümlerinden idari yargı merciilerinin bir davaya bakabilmesi için ortada ya idarenin idare hukuku alanında tesis etmiş olduğu bir idari işlemin bulunması ya da idari sözleşmenin mevcut olması veyahut da idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davasının bulunmasının gerektiği anlaşılmaktadır.

2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında ise, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükme bağlanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de dilekçelerin, 3 ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti halinde, otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenerek dava açılmak üzere reddedileceği hüküm altına alınmıştır.

Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; davacının, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 2016/20 sayılı Genelgesinin 4.2 maddesinde düzenlenen "01/10/2008 tarihinden önce isteğe bağlı sigortalı olan ve prim ödemesi olmaması nedeniyle tescil tarihi itibariyle sigortalılığı sonlandırılan ve (4/b) kapsamında çalışması bulunanların sigortalılığının başlatılması"na ilişkin hükümden yaralanmak amacıyla 26/08/2020 tarihinde Edremit Sosyal Güvenlik Merkezine başvuruda bulunduğu; başvurusunun, "506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi isteğe bağlı sigortaya ait başvuru formu ile sigorta başlangıcı talep edildiği;

ancak, başvuru ekinde 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu kapsamında isteğe bağlı sigorta talep formu olmadığı için yapılacak işlem bulunmadığı" gerekçesiyle … tarih ve E…. sayılı işlemle reddedildiği; bunun üzerine davacı tarafından, 01/10/2008 tarihinden önce Bağ-Kur isteğe bağlı sigorta kaydı olanlara verilen hakkın aynı tarihten önce SSK isteğe bağlı sigorta kaydı olanlara tanınmamasının anayasal eşitlik ilkesine aykırı olduğu öne sürülerek, SSK isteğe bağlı sigorta kaydı olanlara da aynı hakkın tanınması istemiyle bakılmakta olan davayı açtığı görülmektedir.

Dava dilekçesi ekinde. Edremit Sosyal Güvenlik Merkezinin 28/08/2020 tarih ve E.10149896 sayılı işlemine ve bu işlemde dayanak olarak gösterilen Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün "2013/11 sayılı Genelgede Değişiklik" konulu 2016/20 sayılı Genelgesinin 4.2 maddesinin yer aldığı kısmının bulunduğu ve dava dilekçesinde de Edremit Sosyal Güvelik Merkezi işlemi ile dayanağı olan 2016/20 sayılı Genelgenin 4.2 maddesinden bahsedildiğinin görüldüğü;

ancak, bu işlemlere ilişkin bir "iptal" isteminde bulunulmayıp yalnızca, "SSK isteğe bağlı sigorta kaydı olanlara da aynı hakkın tanınması" şeklinde bir talebe yer verilerek idari işlem niteliğinde bir yargı kararı verilmesinin istenildiği; idari yargı mercilerinde açılacak davaların, idari işlemlere karşı açılan iptal davası, idari işlem veya eylemden doğan tam yargı davası ve idari sözleşmeler nedeniyle taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklardan kaynaklanan davalar olduğu,

bu nedenle sayılanlar dışındaki talepler için idari yargı yerlerinde dava açılamayacağından idari işlem niteliğinde karar verilmesi talebine yönelik istem içeren dava dilekçesinin bu yönüyle de 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmadığı sonucuna varılmaktadır.

Bu itibarla, davacı tarafından Edremit Sosyal Güvenlik Merkezinin 28/08/2020 tarih ve E.10149896 sayılı işlemine veya bu işlemde dayanak olarak gösterilen Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün "2013/11 sayılı Genelgede Değişiklik" konulu 2016/20 sayılı Genelgesinin 4.2 sayılı maddesine karşı yahut her iki işleme birden iptal davası açılmak isteniyor ise; buna ilişkin istemin, dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde ve tereddüte mahal verilmeksizin belirtilmesi ve yargı yerlerince idari işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği de dikkate alınarak 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1..fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren otuz (30) gün içinde 3. maddeye uygun şekilde düzenlenerek noksanı tamamlandıktan sonra dava açmakta serbest olmak üzere dava dilekçesinin reddine, aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına, davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda ise … TL harç ile … TL tebligat gideri toplamı olan … TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 23/11/2020 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2020/4903, K. 2020/5263, 23 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davanın_özeti
  4. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2020/4903
Karar No
2020/5263
Tarih
23 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay 9. Daire E.2020/4904 K.2020/5300
  • Danıştay 12. Daire E.2020/4906 K.2020/3869
  • Danıştay 4. Daire E.2020/4908 K.2020/4666
  • Danıştay 4. Daire E.2020/4910 K.2020/4538
  • Danıştay 4. Daire E.2020/4911 K.2020/5105
  • Danıştay 10. Daire E.2020/4912 K.2020/5067

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.