İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2020/5574 K.2021/3858

Dava konusu istem: Davacıların yakını ...'in Muş Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinde 22/05/2011 tarihindeki tedavisinin ardından 23/05/2011 tarihinde vefat etmesinde, hastanedeki doktorların, gerekli tetkik ve tedavi yapmamaları nedeniyle…

Esas2020/5574Karar2021/3858Tarih6 Temmuz 2021Okuma7 dk · 1.444 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/5574 E., 2021/3858 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire Kararın Düzeltilmesini İsteyen Müdahil

Karar tarihi
6 Temmuz 2021
Esas No
2020/5574
Karar No
2021/3858
Kararın düzeltilmesini isteyen (davacılar)
Kendi adına asaleten, …, …, …'e velayeten …
Vekilleri
Av. …
Kararın düzeltilmesini isteyen (davalı)
… Bakanlığı
Vekili
Av. …
Davalı yanında)
…
Vekili
Av. …
İstemlerin_konusu
... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kısmen onanmasına, kısmen bozulmasına dair Danıştay Onuncu Dairesinin 23/12/2019 tarih ve E:2019/6241, K:2019/10811 sayılı kararının; taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.444 kelime·7 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Davacıların yakını ...'in Muş Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinde 22/05/2011 tarihindeki tedavisinin ardından 23/05/2011 tarihinde vefat etmesinde, hastanedeki doktorların, gerekli tetkik ve tedavi yapmamaları nedeniyle kusurlu olduklarından bahisle uğranıldığı ileri sürülen, zararlara karşılık anne ... için 57.658,93 TL maddi, 200.000,00 TL manevi, kardeşler ..., ..., ...'in her biri için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, bakılan davada, rahatsızlanması nedeniyle 22/05/2011 tarihinde iki kez Muş Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi acil servisine getirilen, yapılan tetkik ve tedaviler sonrası eve gönderilen ve daha sonra evinde vefat eden ...'in Muş Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesindeki ilgili uzman doktor tarafından muayene edilmeden, şikayetlere yönelik ileri tetkik yapılmadan, acil nöbetçi uzman doktorun konsültasyon istemine karşı hastayı görüp muayene etmeden yanlış teşhis konularak yanlış tedaviye başlandığının anlaşıldığı;

meydana gelen olayda davalı idarenin ağır hizmet kusurunun bulunduğu; her ne kadar ilgili uzman doktor tarafından vefat eden ...'e tanı konulup uygun tedavinin başlanması durumunda dahi kurtulmasının kesin olmadığı tespit edilmiş ise de, bu durum idarenin hizmet kusurunu ortadan kaldırmadığı gibi, doktor tarafından gerekli tetkik ve muayene yapılmak suretiyle doğru tanı konulup uygun tedavinin başlanması durumunda hastanın kurtulabilmesinin de olanaklı olduğu; dolayısıyla, davalı idarenin olaydaki hizmet kusuru nedeniyle tazminat sorumluluğunun bulunduğu,

davacıların olaydan kaynaklanan maddi ve manevi zararlarının idarece giderilmesi gerektiği gerekçesiyle davacılardan ... için 57.658,93 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, ..., ... ve ...'in her biri için 15.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 57.658,93 TL maddi, 95.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne, söz konusu tazminatların idareye başvuru tarihi olan 16/05/2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat ve faiz istemlerinin ise reddine karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesince; davacıların temyiz istemleri hakkında feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı, davalı idarenin ve davalı yanında müdahilin temyiz başvuruları hakkında ise; her ne kadar Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 02/05/2012 tarihli raporunda, çocuk hastalıkları uzman hekiminin küçüğü muayene etmeden tedavi önerdiği, dolayısıyla var olan şikayet ve hastalığa yönelik ileri tetkik yaptırmadığı,

acil nöbetçi uzman hekimin konsültasyon istemine karşı hastayı görüp muayene etmesinin gerektiği, bunu yapmamasının bir eksiklik olduğu belirtilmişse de, yine aynı raporda, küçüğün otopsisi sırasında alınan iç organ parçalarından hazırlanan blok ve preparatların histopatolojik incelemesinde barsaklarda organize olmuş irinli - fibrinli peritonitin en az 4 gün öncesine ait olduğu, küçüğün 22/05/2011 tarihinde hastaneye geldiğinde barsak perforasyonu ve peritonit tablosunun olduğu, barsak perforasyonu ve peritonitin mortalitesinin yüksek olduğu,

çocuk hekimi tarafından 22/05/2011 tarihinde tanı konulup uygun tedavinin başlanması durumunda da peritonitin ilerlemiş olduğu ve kurtulmasının kesin olmadığı yönünde de görüş bildirildiği, bu durumda sunulan sağlık hizmetleriyle ilgili olarak sözü edilen eksiklikler ile çocuğun ölümü arasında kesin bir illiyet bağının varlığından söz edilemeyeceği, tazminat hukukunda aslolanın, ortaya çıkan zarar ile idari faaliyet arasında illiyet bağının bulunması olduğu,

hizmet kusuru nedeniyle idarelerin sorumluluğuna gidebilmek için ortaya çıkan zarar ile idari faaliyet arasında illiyet bağının bulunması gerektiği, bu nedenlerle davacı tarafından uğranıldığı iddia edilen maddi zarardan davalı idareyi sorumlu tutmanın hukuken olanaksız olduğu,

dava konusu olayda, sunulan sağlık hizmetleriyle ilgili olarak sözü edilen eksiklikler ile çocuğun ölümü arasında kesin bir illiyet bağı kurulamamış ise de, belirtilen eksikliklerin davacılarda sağlık hizmetinin gerektiği gibi yürütülmediği yönünde endişe ve üzüntüye yol açtığı görüldüğünden, davacıların duydukları acı ve üzüntünün kısmen de olsa hafifletilmesi amacıyla manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı,

bu durumda, manevi tazminat isteminin kısmen kabul, kısmen reddi yolunda verilen kararda sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının bozulmasına, manevi tazminatın kısmen kabulü, kısmen reddine ilişin kısmının belirtilen gerekçeyle onanmasına karar verilmiştir.

KARAR DÜZELTİLMESİNİ

TALEP_EDENLERİN_İDDİALARI

Davacılar vekili tarafından, Danıştay Onuncu Dairesi tarafından verilen kararda, manevi tazminat talepleri haklı görülürken maddi tazminat taleplerinde hukuki isabet görülmemesinin anlaşılabilir olmadığı, manevi tazmin şartları oluşmuşsa artık eylem ile zarar arasındaki illiyet bağının olmadığının iddia edilemeyeceği, dosyaya sunulan ...

Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla uzman hekim ...hakkında "görevi kötüye kullanma" suçundan dolayı 10 ay hapis cezası ile cezalandırımasına, verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, dava konusu olayın uygun tanı konularak tedavi neticesinde hastanın ölmesinin değil hastaya tanının dahi konulamaması,

hatta hastaya yanlış tanı konularak gerekli müdahalenin yapılmadan hastaneden çıkışının sağlanması olduğu bu durumda da doğru tanı ve teşhisi koyamayan idarenin sorumlu olacağının açık olduğu belirtilerek kararın aleyhe olan kısımının düzeltilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından, sağlık hizmeti ile ölüm arasında kesin bir illiyet bağının kurulamadığı Yüksek Mahkemece teyit edildiği halde yerel mahkemenin kararının manevi tazminata ilişkin kısmının onanmasının hukuken anlaşılamaz bir durum olduğu, sağlık hizmetinin sunumu esnasında ortaya çıkan zararlardan idarenin sorumluluğunun ancak ağır kusur şartına bağlandığına dair yerleşik içtihatların dikkate alınmadığı, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1. İhtisas Kuru'mu raporunda barsaklarda organize olmuş irinli - fibrinli peritonitin en az 4 gün öncesine ait olduğu,

küçüğün 22/05/2011 tarihinde tanı konulup uygun tedaviye başlanması durumunda bile peritonitin ilerlemiş olduğu ve kurtulmasının kesin olmadığı oy birliğiyle mütalaa edilmesine rağmen davacının illiyet bağını kesen kusurunun veya müterafik kusurunun görmezden gelindiği, davalı idarenin temyiz aşamasında vekalet ücretine ilişkin haklı itirazlarının dikkate alınmadığı ileri sürülmektedir.

Davalı yanında müdahil vekili tarafından, idarenin somut olayda hizmet kusurunun bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan tazmin sorumluluğunun bulunmadığı, bu sebeple davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Karar düzeltme isteminin kabulüyle İdare Mahkemesi kararının onanmasının gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Davalı idarenin ve müdahilin Daire kararının aleyhine olan kısımlarının düzeltilmesi yönündeki istemin incelenmesi:

Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verilen kararları hakkında, ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam edilen) 54. maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesi istenebilir. Davalının ve müdahilin kararın düzeltilmesi dilekçelerinde öne sürdüğü hususlar ise, anılan maddede yazılı nedenlerden hiçbirine uymamaktadır.

Bu nedenle de Danıştay Onuncu Dairesinin düzeltilmesi istenen kararının onama hükmü ile ilgili kısmında hukuka aykırı bir husus bulunmamaktadır.

Davacıların Daire kararının aleyhine olan kısımlarının düzeltilmesi yönündeki istemin incelenmesi:

Davacıların kararın düzeltilmesi dilekçesinde öne sürdüğü hususlar ise, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin 23/12/2019 tarih ve E:2019/6241 K:2019/10811 sayılı kararının bozma hükmü kaldırılarak uyuşmazlık maddi tazminat talebi yönünden yeniden incelendi: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmı hukuka uygun olduğundan davalı idarenin bu kısma yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Davacıların karar düzeltme istemlerinin kabulüne, davalı idare ve müdahilin karar düzeltme istemlerinin reddine, 2. ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının maddi tazminatın kabulüne ilişkin kısmının ONANMASINA, 06/07/2021 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

Dava konusu olaya ilişkin olarak alınan Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 02/05/2012 tarihli raporunda, çocuk hastalıkları uzman hekiminin küçüğü muayene etmeden tedavi önerdiği, dolayısıyla var olan şikayet ve hastalığa yönelik ileri tetkik yaptırmadığı, acil nöbetçi uzman hekimin konsültasyon istemine karşı hastayı görüp muayene etmesinin gerektiği, bunu yapmamasının bir eksiklik olduğu belirtilmişse de, yine aynı raporda, küçüğün otopsisi sırasında alınan iç organ parçalarından hazırlanan blok ve preparatların histopatolojik incelemesinde barsaklarda organize olmuş irinli - fibrinli peritonitin en az 4 gün öncesine ait olduğu,

küçüğün 22/05/2011 tarihinde hastaneye geldiğinde barsak perforasyonu ve peritonit tablosunun olduğu, barsak perforasyonu ve peritonitin mortalitesinin yüksek olduğu, çocuk hekimi tarafından 22/05/2011 tarihinde tanı konulup uygun tedavinin başlanması durumunda da peritonitin ilerlemiş olduğu ve kurtulmasının kesin olmadığı yönünde de görüş bildirilmiştir.

Bu durumda sunulan sağlık hizmetleriyle ilgili olarak sözü edilen eksikliler ile çocuğun ölümü arasında kesin bir illiyet bağının varlığından söz edilemeyecektir. Tazminat hukukunda aslolan, ortaya çıkan zarar ile idari faaliyet arasında illiyet bağının bulunması olup, hizmet kusuru nedeniyle idarelerin sorumluluğuna gidebilmek için ortaya çıkan zarar ile idari faaliyet arasında illiyet bağının bulunması gerektiği tartışmasızdır.

Bu nedenlerle davacı tarafından uğranıldığı iddia edilen maddi zarardan davalı idareyi sorumlu tutmak hukuken olanaksızdır.

Açıklanan nedenlerle, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat talebinin kabulüne ilişkin kısmında hukuki isabet görülmediğinden, Mahkeme kararının aynen onanması yönündeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Danıştay 10. Daire, E. 2020/5574, K. 2021/3858, 6 Temmuz 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar Düzeltilmesini
  4. Talep_edenlerin_iddiaları
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi : …
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. (X) Karşı Oy
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2020/5574
Karar No
2021/3858
Tarih
6 Temmuz 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.2020/5791 K.2021/9052
  • Danıştay 8. Daire E.2020/5857 K.2021/3459
  • Danıştay 4. Daire E.2020/5917 K.2021/3720
  • Danıştay 6. Daire E.2020/5928 K.2021/9004
  • Danıştay 6. Daire E.2020/5929 K.2021/8998
  • Danıştay 10. Daire E.2020/5951 K.2021/3725

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.