KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/5856 E., 2024/996 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 20 Mart 2024
- Esas No
- 2020/5856
- Karar No
- 2024/996
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalılar)
- 1-... Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
603 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
2-... Birliği VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU: Davacı tarafından, ... ili, ... ilçesi, ... Köyünde bulunan, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazının üzerindeki ürünlerin tarla kenarından geçen kanalın taşması sonucu zarar gördüğünden bahisle uğradığı ileri sürülen zararlara karşılık 14.000,00 TL maddi tazminat ile 1.493,10 TL delil tespiti masraflarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda... İdare Mahkemesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 12/10/2015 tarih ve E:2012/1573, K:2015/4273 sayılı bozma kararına uyularak, davanın reddi yolunda verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, sulama kanallarına üçüncü kişiler tarafından yapılan müdahaleleri önleme görevinin davalı idarelerde olduğu, kanal üzerine bent yapıldığının davalı idarelerce kabul edildiği, kanal üzerindeki sazlık ve çalılıkları temizleme görevinin de davalı idarelerde olduğu, olayda hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMALARI:Davalı idarelerden ... Köyleri Sulama Birliği tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, ... Genel Müdürlüğü tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Dava; ... ili, ... ilçesi, ... Köyünde bulunan, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacı tarafından, taşınmaz üzerindeki ürünlerin tarla kenarından geçen kanalın taşması sonucu zarar gördüğünden bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 14.000,00 TL maddi tazminat ile 1.493,10 TL delil tespiti masraflarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından söz konusu zarar sebebiyle adli yargıda delil tespiti isteminde bulunulduğu, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin... D. İş sayılı dosyası ile ... Asliye Hukuk Mahkemesinin... ve ...D. İş sayılı dosyalarında yapılan inceleme sonucu hazırlanan bilirkişi raporlarında özetle, davacının taşınmazı ile kanal arasında kot farkının bulunduğu, kanalın sazlık ve çalılarla örtülü olduğu, kanaldaki su seviyesinin 670 metre ileride tahliye kanalının önünün bentle kesilmesi sonucu yükseldiği ve taşınmaza taşma yaptığı tespitlerine yer verilerek, zararın 17.385,24 TL olarak hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığa konu olayın gerçekleştiği bölgedeki sulama altyapısının ... Genel Müdürlüğü tarafından kurulduğu, işletilmesinin ... Genel Müdürlüğünün gözetim ve denetimi altında ...
Ova Köyleri Sulama Birliği tarafından gerçekleştirildiği dikkate alındığında, söz konusu sulama kanalının bakım ve temizliğinin davalı idarelerce gerçekleştirilmesi gerektiği anlaşılmakta olup, olay tarihinde, kanalın sazlık ve çalılarla örtülü olduğu, kanaldaki su seviyesinin 670 metre ileride tahliye kanalının önünün bentle kesilmesi sonucu yükseldiğinin adli yargı yerlerince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucunda düzenlenen raporlar ile sabit olduğu, Dairemizin bozma kararı üzerine,
Mahkemece yapılan ara kararlarına davalı idarelerce verilen cevaplarda da, bu durumu destekler şekilde, kanal üzerinde tıkanıklığa sebep olan bendin üçüncü kişiler tarafından yapıldığının ifade edildiği anlaşıldığından, davacının taşınmazında meydana gelen zararın, sulama kanalının bakım ve temizliğini gereği gibi yapmayan davalı idarelerin hizmet kusurundan kaynaklandığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davacının zararının olayda hizmet kusuru bulunan davalı idarelerce karşılanması gerektiğinden, davanın reddi yolundaki temyize konu Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, temyize konu Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyu ile aksi yönde Daire çoğunluk kararına katılmıyorum.
Danıştay 10. Daire, E. 2020/5856, K. 2024/996, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama