KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/6363 E., 2023/8309 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2023
- Esas No
- 2020/6363
- Karar No
- 2023/8309
- Temyiz eden (davalı)
- …Bakanlığı / ANKARA
- Vekili
- 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. …
- Temyiz eden (davacı)
- …
Karar Metni
498 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
İstemlerin_konusu
Davacı tarafından, polis memuru olan eşinin "…" tabir edilen …plakalı aracı 14/03/2008 tarihinde Erzurum Polis Kriminal Laboratuvarına götürdüğü esnada geçirdiği trafik kazası sonucunda 21/03/2008 tarihinde hayatını kaybettiğinden bahisle, uğradığı zararlara karşılık 80.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, …İdare Mahkemesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 16/04/2015 tarih ve E:2011/3520, K:2015/1870 sayılı maddi tazminata ilişkin bozma kararına uyularak, taleple bağlılık ilkesi kapsamında maddi tazminat isteminin kabulü yolunda verilen 27/03/2020 tarih ve E:2016/498, K:2020/427 sayılı kararın taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, uyuşmazlığa konu olayda hizmet kusurunun bulunmadığı; davacı tarafından, miktar artırımı hakkının hatırlatılmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Davacının isteminin kabulü ile miktar artırımında bulunup bulunmayacağı noktasında gerekli bildirim yapılmaksızın verilen kararda usul kurallarına uygunluk bulunmadığından temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, tam yargı davalarında istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile ''Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir'' cümlesi eklenmiştir.
Davacı tarafından temyiz dilekçesinde, miktar artırımı hakkının hatırlatılmadığı ileri sürülmekte ise de, 14/05/2019 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren Bilirkişi Raporu'na davacı tarafından itirazda bulunulması üzerine hazırlanan Ek Bilirkişi Raporu'nun davacıya 02/03/2020 tarihinde tebliğ edildiği ve Mahkemece 27/03/2020 tarihinde karar verildiği dikkate alındığında, davacı tarafından söz konusu bilirkişi raporuna herhangi bir şekilde itiraz edilmediği gibi miktar artırımı başvurusu yapmak için yeterli süre bulunmasına rağmen bu hakkını kullanmadığı anlaşılmakta olup;
aktarılan mevzuat kapsamında mahkemelere, miktar artırımı hakkının davacılara hatırlatılması yönünde herhangi bir yükümlülük getirilmediği, söz konusu hakkın kullanımının sağlanması açısından bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edilmesinin yeterli olduğu sonucuna varıldığından, davacının anılan iddiasına itibar edilmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2020/6363, K. 2023/8309, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama