İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2020/6405 K.2024/4947

Dava konusu istem: Davacı tarafından; Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavi görmekte iken, poliklinik muayenesi esnasında, muayeneyi yapan hekim tarafından fotoğraf ve video görüntülerinin çekildiğinden ve bu görüntülerin erişime açık…

Esas2020/6405Karar2024/4947Tarih18 Kasım 2024Okuma7 dk · 1.323 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/6405 E., 2024/4947 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
18 Kasım 2024
Esas No
2020/6405
Karar No
2024/4947
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Üniversitesi Rektörlüğü / ...
Vekili
Av. ...
İstemin_konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.323 kelime·7 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafından; Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavi görmekte iken, poliklinik muayenesi esnasında, muayeneyi yapan hekim tarafından fotoğraf ve video görüntülerinin çekildiğinden ve bu görüntülerin erişime açık bir internet sitesinde paylaşıldığından bahisle uğradığı iddia olunan zararlara karşılık 200.000,00 TL manevi tazminatın, haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idare personeli olan ... isimli şahsın, davacının fotoğraflarını izin almak suretiyle çektiği ancak davacıdan izin almaksızın internet sitesinde yayınladığı, bu hususun davaya konu tazminat talebinin dayanağını oluşturduğu, tazminat talebinin kamu hizmetinden açıkça ve kolayca ayrılması mümkün olan davalı idare personeli .... isimli şahsın eyleminden kaynaklandığı, davaya konu edilen tazminat talebine ilişkin işbu davanın davalı idarece yürütülmekte olan kamu hizmetinin kapsam ve içeriği ile ilgisinin bulunmadığı,

davanın kişisel kusura dayalı tazminat davası niteliğinde olduğundan haksız fiile dayalı tazminat talebi olarak özel hukuk hükümleri uyarınca çözümlenmesi gerekmekte olup işbu davanın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; söz konusu zararın davalı idare bünyesinde çalışan asistan hekimin göreviyle ilgili fiilinden kaynaklandığı, asistan hekimin görevini ifa ederken sahip olduğu yetkiler sayesinde söz konusu zararın meydana geldiği gözetildiğinde kamu hizmetinden ayrılabilen bir kişisel kusurdan bahsedilemeyeceği, kişisel verilerinin ve özel hayatının gizliliğinin davalı idarenin sorumluluğunda bulunduğu,

hastane personelinin seçimi, gözetimi ve denetiminde gereken dikkat ve özenin gösterilmemesinin hizmet kusuru olarak değerlendirilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesinde yargılamanın duruşmalı olarak yapılması talebine binaen duruşma günü verilmişse de sonrasında duruşma günü iptal edilerek duruşma yapılmaksızın karar verildiği, bu sebeplerle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; uyuşmazlığa konu zarara hekimin hizmetten ayrılabilen eylemlerinin sebebiyet verdiği, personel seçiminin belirli bir mevzuat çerçevesinde yapıldığı, bu sebeplerle hizmet kusurundan bahsedilemeyeceğinden temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı tarafından; Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavi görmekte iken, poliklinik muayenesi esnasında, muayeneyi yapan hekim tarafından fotoğraf ve video görüntülerinin çekilmesi ve bu görüntülerin erişime açık bir internet sitesinde paylaşılması nedeni ile uğradığı iddia olunan zararının tazmini amacıyla davalı idareye başvuruda bulunulduğu, anılan başvurunun cevap verilmeyerek zımnen reddi üzerine haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 200.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasa'nın ''Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması'' başlıklı 40. maddesinin 3. fıkrasında, ''Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.'' hükmüne. 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükmüne.

129. maddesinin 5. fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabileceği hükmüne yer verilmiş.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 13. maddesinde de, kişilerin kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı, bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açacakları ve kurumun genel hükümlere göre sorumlu personele rücu hakkının saklı olduğu hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya eksiklik şeklinde tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.

Ayrıca, kamu görevlilerinin idari bir tasarruf yaparken, mevzuatın, üstlenilen ödevin ve yürütülen hizmetin kural, usul ve gereklerine aykırı olarak, kendilerine izafe edilebilecek boyutta ve biçimde, ancak yine de resmi yetki, görev ve olanaklarından yararlanarak, yaptıkları eylem ve işledikleri kusurları, idareden ayrılamamaları nedeniyle görevle ilgili olarak işlenen "görev kusuru" niteliğinde hizmet kusurunu oluşturmaktadır.

Bu doğrultuda görev kusuru kamu görevlisinin, bir kamu hizmetini görürken, bir kamu görevini yerine getirirken veya idarenin araç ve gereçlerini kullanıp olanaklarından yararlanırken, kısacası resmi kimliği ile hareket ederken keyfi, yanlı, kasıtlı, ağır kusur içinde veya suç teşkil eden davranışlarından oluşmakta olup, bu halde idare ile ajanının birlikte meydana getirdiği, her ikisinin ortak yapımının ürünü olan bir faaliyet söz konusudur (Prof.

Dr. Sait Güran, Hekimin Faaliyetlerinden Devletin Sorumluluğu, Danıştay Dergisi, Sayı:46-47, s.18 vd.).

Bu durumda, kusur, hizmet kusurundan farklı olarak, anonim niteliğini yitirip hizmeti kusurlu işleten ajana izafe edilebilir hale gelmekte; ancak kişisel kusurdan farklı olarak, idari faaliyetin içinde kalması nedeniyle idare ile illiyet bağı kesilmediğinden idarenin sorumluluğu da devam etmekte; dolayısıyla idarenin, görev kusuru işleyen ajana, zarara katkısı oranında rücu etme hakkı ve sorumluluğu doğmaktadır.

Esasen görev kusuru, kamu görevlisinin hizmetten ayrılamayan kişisel kusuru olup, bu nedenle "hizmet içi kişisel kusur" olarak da anılmakta ve bu özelliği gereği bir nevi hizmet kusuru ile kişisel kusurun kesişim kümesini oluşturmaktadır.

Öte yandan; kamu görevlilerinin; hizmetle, görevle, kurumla, resmi kimlikleriyle doğrudan veya dolaylı olarak hiçbir ilgisi ve irtibatı olmayan kusurlu davranışları "kişisel kusur"u oluşturmaktadır. Bu hallerde, kamu görevlisi sıfat ve kimliği en ufak bir rol oynamamakta, kamu görevlisinin işlem ve eylemleri görevinden, yetkilerinden, hizmet araç ve gereçlerinden, resmi sıfatından tam ve mutlak surette ayrılmış bulunmakta; dolayısıyla kusurlu faaliyet sonucu oluşan zarar bakımından tümüyle kamu görevlisinin kişisel sorumluluğu söz konusu olmaktadır (Prof. Dr. Sait Güran, Hekimin Faaliyetlerinden Devletin Sorumluluğu, Danıştay Dergisi, Sayı:46-47, s.17).

Dosyanın incelenmesinden, dava konusu olayla ilgili olarak ...

Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyası ile yapılan ceza yargılamasında davalı Kurum bünyesinde görev yapan öğretim üyelerinin tanık olarak dinlendiği, tanıkların verdiği ifadelere göre meme muayenesi esnasında hasta ile doktorun yalnız başına kalması gibi bir uygulamanın söz konusu olmadığı, meme muayenesinin hasta yakını ya da ikinci bir sağlık personelinin eşliğinde gerçekleştirildiği, olayda gerçekleştiği gibi kapının içeriden kilitlenmesi gibi bir uygulamanın söz konusu olmadığı zira muayene odalarında hastanın mahremiyetini korumak adına paravanların bulunduğu,

meme muayenesi esnasında video görüntüsü almak gibi bir uygulamanın söz konusu olmadığı ancak önemli teknik ayrıntıların belirlenmesinin gerektiği hallerde görüntü alındığı, bu durumda dahi hastanın kimliğini belli edecek şekilde görüntü alınmasının söz konusu olmayıp hasta haklarına uygun bir biçimde sadece hastalıklı bölgenin/lezyonun görüntü altına alındığı belirtilmiş olup tanık ifadeleri dikkate alındığında .... isimli hekimin davalı kurum bünyesinde meme muayenesi esnasında uyulan rutin kuralların dışında hareket ettiği anlaşılmaktadır.

Yine, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosu tarafından alınan mağdur ve şüpheli ifadelerine ilişkin tutanaklar incelendiğinde, somut olaydaki meme muayenesi esnasında .... isimli hekimin "görüntüleri hocalarına göstermek için aldığını ve yüzünü göstermeyeceğini" ifade etmesi üzerine davacının, hekimin bu eylemini o an için "tıbbi bir gerekliliğin tezahürü" olarak algılaması ile bu eyleme izin verdiği görülmektedir.

Tüm bu nedenlerle, davalı kurum nezdinde gerçekleştirilen meme muayeneleri esnasında hasta haklarını korumak maksadıyla uygulanan genel prosedürlerin dışına kusurlu hareket ederek çıkan .... isimli hekimin, zarara sebep olan eylemi, muayene esnasında davacı karşısındaki güçlü konumundan, kendisinin sahip olduğu resmi yetki, görev ve olanaklarıyla kendisine duyulan haklı güvenden yararlanarak gerçekleştirdiği, bu bakımdan olaydaki kusurun, idareden ayrılamaması nedeniyle görevle ilgili olarak işlenen "görev kusuru" niteliğinde hizmet kusuru olduğu sonucuna varılmaktadır.

Bu itibarla, davanın görev yönünden reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Davanın görev yönünden reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/11/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2020/6405, K. 2024/4947, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Düşüncesi
  4. Türk Milleti Adına
  5. İnceleme Ve Gerekçe
  6. Maddi Olay
  7. İlgili Mevzuat
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2020/6405
Karar No
2024/4947
Tarih
18 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.2020/6715 K.2024/6963
  • Danıştay 6. Daire E.2020/6748 K.2024/6314
  • Danıştay 6. Daire E.2020/7448 K.2024/6972
  • Danıştay 6. Daire E.2020/7739 K.2024/6337
  • Danıştay 6. Daire E.2020/7740 K.2024/6331
  • Danıştay 6. Daire E.2020/7742 K.2024/6332

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.