İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2020/6594 K.2024/3495

Davacı tarafından, esas Yönetmeliğe eklenen 42/B maddesinin 1. fıkrasına yönelik olarak, daha önce Yönerge ile düzenlenen Hasta Hakları Biriminin adının "Hasta İletişim Birimi" olarak değiştirilmekte olduğu, ancak isim değişikliği dışında bu birimlerin…

Esas2020/6594Karar2024/3495Tarih30 Eylül 2024Okuma11 dk · 2.201 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/6594 E., 2024/3495 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
30 Eylül 2024
Esas No
2020/6594
Karar No
2024/3495
Davacı
... Başkanlığı
Vekili
Av. ...
Davalı
... Bakanlığı / ANKARA
Vekili
Hukuk Müşaviri ...
Davanın_konusu
08/05/2014 tarih ve 28994 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Hasta Hakları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. maddesiyle esas Yönetmeliğe eklenen 42/B maddesinin 1. fıkrasının ve 4. fıkrasının iptali istenilmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.201 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Davacının_iddiaları

Davacı tarafından, esas Yönetmeliğe eklenen 42/B maddesinin 1. fıkrasına yönelik olarak, daha önce Yönerge ile düzenlenen Hasta Hakları Biriminin adının "Hasta İletişim Birimi" olarak değiştirilmekte olduğu, ancak isim değişikliği dışında bu birimlerin nasıl oluşturulacağı, nasıl çalışacağı yönünde hiç bir düzenlemeye yer verilmediği.

4. fıkrasına yönelik olarak, Kurulun şikayet edilen personelin varsa sendika temsilcisi dışındaki bütün üyelerinin, davalı idarenin atadığı ya da bizzat seçtiği kişilerden oluştuğu, pek çok disiplinden oluşan sağlık personelinin şikayet edilen alanla ilgili meslek kuruluşu temsilcisine sağlık personelinin bizzat seçeceği kendi görev alanını bilen bu alandaki hizmetin yürütüm ve işleyişini, hizmet organizasyonun yapısını bilen uzman temsilcilere yer verilmediği, Türk Tabipleri Birliğinin hem hastaların haklarını koruma hem de üyelerinin mesleki haklarını savunma gibi kanunla verilmiş amaçları olduğu,

Kurulun karar alırken şikayet edilen personele savunma olanağı sunmayabileceği, kurul kararının hekim yönünden disiplin, tazminat sorumluluğu doğurabileceği ileri sürülmektedir.

DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, 1. fıkra yönünden, dava konusu Yönetmeliğin 10. maddesiyle esas Yönetmeliğe eklenen geçici 1. maddesiyle "geçiş hükmü" getirilerek halihazırda var olan hasta hakları biriminin oluşumunda ve görevlerinde bir değişikliğe gidilmediği, sadece adının değiştirildiği.

4. fıkra yönünden ise, bir sağlık çalışanı şikayet edildiğinde vatandaşın sorunu yerinde çözülememişse konunun Kurula geldiği, Kurulda adil ve dengeli bir yapı olduğu, Kurula gelen başvurulardan sadece %5'inde hasta hakları ihlaline karar verildiği, Kurulun sadece sağlık çalışanlarının hasta hakkı ihlali yapıp yapmadığını değerlendirdiği, meslek odalarının sendikalardan farklı olarak üyelerini bireysel olarak temsil yetkisinin olmadığı, Hasta Hakları Kurulları tarafından icrai nitelikte bir işlem tesis edilmediğinden şikayet edilenin savunmasının alınmasının söz konusu olmadığı, sadece şikayet edilenin bilgisine müracaat edildiği,

Kurulda meslek kuruluşu temsilcisinin olmamasının bir eksiklik olmadığı, eğer hak ihlalinin kaynağı kişisel kusur değilse bunun Kurula intikal etmeyeceği, edilse bile ihlal tespiti yapılamayacağı, iptali istenen düzenlemelerin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddedilmesi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/10/2018 tarih ve E:2016/4481, K:2018/4265 sayılı kararına uyularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ...

DÜŞÜNCESİ

Dava; 08/05/2014 günlü, 28994 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Hasta Hakları Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. maddesiyle esas Yönetmeliğe eklenen 42/B maddesinin birinci fıkrasının eksik düzenleme nedeniyle, dördüncü fıkrasının ise hukuka uygun olmadığı iddiasıyla iptali istemiyle açılmıştır.

“Hasta İletişim Birimleri, Hasta Hakları Kurulları, Sertifikalı Eğitim'' başlıklı anılan madde- de;

Hasta hakları uygulamalarının yürütülmesi amacıyla sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde hasta iletişim birimleri oluşturulur.

İl sağlık müdürlüğü; üniversite hastaneleri, askeri hastaneler ve özel sağlık kurum ve kuruluşları, kamu hastaneleri, ağız diş sağlığı merkezleri, aile sağlığı merkezleri ve toplum sağlığı merkezlerinden gelen başvuruları değerlendirmek, karara bağlamak, öneri sunmak ve düzeltici işlemleri belirlemek üzere Hasta Hakları Kurulu oluşturur.

Kurul, başkan dahil aşağıdaki üyelerden oluşur. İl sağlık müdürü veya müdürlük temsilcisi Kurulun başkanıdır.

Diğer üyeler şunlardır: şikayet edilen personelin varsa bir işyeri sendika temsilcisi, şikayet edilen personelin görev yaptığı kurumun ildeki üst yöneticisi tarafından görevlendirilen bir kurum temsilcisi (üniversite rektörlüğü, Halk Sağlığı Müdürlüğü, Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği), özel sağlık kuruluşlarında ise kuruluşun üst yöneticisi tarafından belirlenen bir temsilci, hasta hakları derneklerinden yoksa tüketici derneklerinden bir temsilci, valilikçe görevlendirilen bir vatandaş.

Birden fazla hasta hakları derneğinin veya tüketici derneğinin başvurması durumunda, dernek temsilcisi il sağlık müdürlüğünce kura yoluyla belirlenir.

İl sağlık müdürlüğü ihtiyaç halinde birden fazla kurul oluşturabilir.

Bu Yönetmelik kapsamında yapılacak sertifikalı eğitimler 4/2/2014 tarihli ve 28903 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Sertifikalı Eğitim Yönetmeliği hükümlerine tabidir." hükümleri yer almıştır.

Davacı tarafından birinci fıkrada yer alan hasta iletişim birimlerinin isimleri dışında bu birimlerin nasıl oluşturulacağı nasıl çalışacağı yönünde hiç bir düzenlemeye yer verilmediği belirtilerek düzenlemenin eksik olduğu iddia edilmiş ise de, Yönetmelikte kurulması öngörülen iletişim birimlerine ilişkin uygulamaların alt düzenlemelerde gösterilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Diğer taraftan Türk Tabipleri Birliğine, 6023 sayılı Kanun ile kurulmuş ve Türkiye sınırları içerisinde meslek ve sanatlarını icraya yetkili, sanatını serbest olarak yapan veya meslek diplomasından istifade etmek suretiyle resmi veya özel görev yapan tabiplerin katıldığı, tabipler arasında mesleki deontolojiyi ve dayanışmayı korumak, tabipliğin kamu ve kişi yararına uygulanıp geliştirilmesini sağlamak ve meslek mensuplarının hak ve yararlarını korumak amacıyla kurulmuş kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olarak Hasta Hakları Kurullarının oluşumunda yer verilmemiştir.

Birlik, 6023 sayılı Kanun uyarınca halk sağlığı alanında çalışma yapmak ve bu konuda resmi makamlarla işbirliğinde bulunmakla mükellef olup tabiplik mesleğini sürdüren mensuplarının deontolojiye veya kamu hizmetine veya selametine uygun davranıp davranmadıklarını denetimle de görevli bulunmaktadır.

Türk Tabipler Birliği'nin yukarıda yer verilen niteliği ve görevleri ile 6023 sayılı Kanunun amacı gözönünde bulundurulduğunda, dava konusu Yönetmeliğin 42/B maddesinde öngörülen hasta hakları ve etik ilkelere aykırı davrandığı ileri sürülen sağlık personeli hakkında inceleme yapmakla görevli Hasta Hakları Kurulları'nda Türk Tabipleri Birliği temsilcisine yer verilmemesinde kamu yararına ve 6023 sayılı Kanunda öngörülen amaca uyarlık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davanın anılan maddenin birinci fıkrasına ilişkin kısmının reddi, 42/B maddesinin dördüncü fıkrasının Türk Tabipler Birliği temsilcisine yer verilmemesinin eksiklik oluşturduğu nedeniyle iptali gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesince verilen 27/04/2016 tarih ve E:2014/5345, K:2016/2958 sayılı kısmen iptal, kısmen ret yolundaki kararın iptale ilişkin kısmının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/10/2018 tarih ve E:2016/4481, K:2018/4265 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozulan kısım hakkında Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ

08/05/2014 tarih ve 28994 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Hasta Hakları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9.maddesiyle esas Yönetmeliğe eklenen 42/B maddesinin 1.fıkrasının ve 4.fıkrasının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 27/04/2016 tarih ve E:2014/5345, K:2016/2958 sayılı kararı ile, Yönetmeliğin 42/B maddesinin 4. fıkrasının iptaline, 1. fıkrası yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın aleyhlerine olan kısımlarının taraflarca temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/10/2018 tarih ve E:2016/4481, K:2018/4265 sayılı kararıyla davalı idarenin temyiz istemi kabul edilerek, Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulmasına, davacının temyiz istemi reddedilerek Daire kararının redde ilişkin kısmının onanmasına karar verilmiştir.

Davacı tarafından, anılan karara karşı yapılan karar düzeltme istemi de Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/09/2020 tarih ve E:2019/1805, K:2020/1488 sayılı kararıyla reddedilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği hükme bağlanmış; 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.

Buna göre, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 9. maddesinin (c) bendine, 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 43. maddesine dayanılarak 01/08/1998 tarih ve 23420 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hasta Hakları Yönetmeliği'nin "Müracaat, Şikayet ve Dava Hakkı" başlıklı 42. maddesinde; hastanın ve hasta ile ilgili bulunanların, hasta haklarının ihlali halinde, mevzuat çerçevesinde her türlü müracaat, şikayet ve dava hakları bulunduğu düzenlenmiştir.

Hasta Hakları Yönetmeliği'nin 42. maddesinden sonra gelmek üzere 08/05/2014 tarih ve 28994 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile “Hasta İletişim Birimleri, Hasta Hakları Kurulları, Sertifikalı Eğitim" başlıklı 42/B maddesi eklenmiş, anılan maddenin dava konusu 1. fıkrasında; hasta hakları uygulamalarının yürütülmesi amacıyla sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde hasta iletişim birimleri oluşturulacağı, 3. fıkrasında; il sağlık müdürü veya müdürlük temsilcisinin Kurulun başkanı olduğu kurala bağlandıktan sonra 4. fıkrasında Kurulun, diğer üyeleri belirlenmiş ve bu üyeler;

şikayet edilen personelin varsa bir işyeri sendika temsilcisi, şikayet edilen personelin görev yaptığı kurumun ildeki üst yöneticisi tarafından görevlendirilen bir kurum temsilcisi (üniversite rektörlüğü, Halk Sağlığı Müdürlüğü, Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği), özel sağlık kuruluşlarında ise kuruluşun üst yöneticisi tarafından belirlenen bir temsilci, hasta hakları derneklerinden yoksa tüketici derneklerinden bir temsilci, valilikçe görevlendirilen bir vatandaş olarak sayma suretiyle belirlenmiştir.

Davacı Türk Tabipleri Birliği tarafından ise Hasta Hakları Kurulunda Birlik temsilcisine yer verilmemesi yönünden Yönetmeliğin 42/B maddesinin 4. fıkrasının iptali istenildiği anlaşıldığından söz konusu Kurulun kararlarının niteliği açısından konunun değerlendirilmesi gerekmektedir.

Hasta Hakları Yönetmeliği'nin "Kurulun Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları" başlıklı 42/C maddesinin (a) bendinde, Kurulun, sağlık kurum ve kuruluşu tarafından yerinde çözülemeyen yazılı ve/veya elektronik başvuruları değerlendireceği;

(b) bendinde, hasta hakları uygulamalarına veya etik ilkelere aykırı davranış sebebiyle Kurul tarafından verilen ihlal kararlarının, ilgili sağlık kurum ve kuruluşuna ve ilgili personele yazılı olarak tebliğ edileceği, son altı ay içerisinde ikiden fazla hak ihlali kararı verilen sağlık meslek mensubu hakkındaki dosyanın 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 23. maddesinin 7. fıkrasının (b) bendi hükmüne göre Sağlık Meslekleri Kuruluna gönderileceği;

(c) bendinde, Kurulun, gerek görürse hasta hakları ihlaline sebep olabilecek uygulamaları inceleyeceği ve hasta haklarının geliştirilmesi için öneri ve düzeltici işlem belirlenmesine karar vereceği, sağlık kurum ve kuruluşunun belirlenen süre içinde gerekli önlemleri alacağı, girişimlerde bulunacağı ve yapılan işlem hakkında Kurulu bilgilendireceği; (g) bendinde, hasta iletişim birimine yapılan başvurular ve Kurulda görüşülen dosyaların gizli olduğu,

hiçbir şekilde üçüncü kişilere bilgi verilemeyeceği, bilgi ve dosyaların resmi olarak talep edilmesi kaydıyla idari soruşturma yapan incelemeciye ya da adli mercilere gizliliğe riayet edilerek verileceği; (ğ) bendinde, Kurulun gerek gördüğünde ilgilileri Kurula davet edebileceği; (ı) bendinde, tıbbi hata iddialarına ilişkin başvuruların Kurul tarafından değerlendirilmeyeceği kurala bağlanmıştır.

Anılan Yönetmeliğin "Kamu Personelinin Sorumluluğunun Tespit Usulü " başlıklı 45. maddesinde, kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personelin, hasta haklarını ihlal eden fiil ve hallerinin, şikayet halinde veya idarece kendiliğinden tespit edildiğinde, hadisenin takibi, soruşturulması ve gerekir ise müeyyideye bağlanması için doğrudan valiliklerce veyahut Bakanlık veya personelin görevli olduğu kurumlar tarafından müfettiş veya muhakkik görevlendirileceği.

"Kamu Personeli Hakkındaki Müeyyideler" başlıklı 46. maddesinde, hasta haklarının Devlet memuru veya diğer kamu görevlisi personel tarafından ve görevleri sırasında herhangi bir şekilde ihlali halinde uygulanacak müeyyideler gösterilerek (a) bendinde, kamu görevlisi olan personelin fiilinin niteliğine göre, soruşturmacı tarafından hakkında disiplin cezası teklif edilmiş ise, mevzuatın öngördüğü disiplin cezaları yetkili amir veya kurullarca usulüne göre takdir edileceği;

(b) bendinde, hak ihlali aynı zamanda ceza hukukuna göre suç teşkil ettiği takdirde, memur olan personel hakkında, Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat hükümlerine göre yapılan soruşturma sonucunda lüzum-u muhakeme kararı verilir ise, dosyanın cumhuriyet başsavcılığına gönderilerek ceza davası açılması ve böylece personel hakkında fiiline uygun bulunan cezai müeyyidenin tatbiki sağlanacağı;

(c) bendinde, Anayasa'nın 40. maddesinin 2. fıkrası, 129. maddesinin 5. fıkrası ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 13. maddesi ve ilgili diğer mevzuat uyarınca, memurların ve diğer kamu görevlilerinin hukuki sorumluluğunun doğrudan doğruya memur aleyhine açılacak dava yolu ile gerçekleştirilemeyeceği, davanın, 43. maddede gösterilen usule göre, ancak idare aleyhine açılabileceği, bu personelin hukuki sorumluluğunun doğmasının, idare aleyhine açılacak dava neticesinde tazmin kararı verilmesine bağlı olduğu düzenlemelerine yer verilmiştir.

Yukarıda aktarılan mevzuatın değerlendirilmesinden, Yönetmeliğin 1. maddesinde belirtildiği üzere; kapsamındaki sağlık kurum ve kuruluşlarında temel insan haklarının sağlık hizmetleri sahasındaki yansıması olan ve başta Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda, diğer mevzuatta ve milletlerarası hukuki metinlerde kabul edilen "hasta hakları"nı somut olarak göstermek ve sağlık hizmeti verilen bütün kurum ve kuruluşlarda ve sağlık kurum ve kuruluşları dışında sağlık hizmeti verilen hallerde, insan haysiyetine yakışır şekilde herkesin "hasta hakları"ndan faydalanabilmesine,

hak ihlallerinden korunabilmesine ve gerektiğinde hukuki korunma yollarını fiilen kullanabilmesine dair usül ve esasları düzenlemek amacı ile hazırlandığı, il sağlık müdürlüğü bünyesinde üniversite hastaneleri, askeri hastaneler ve özel sağlık kurum ve kuruluşları, kamu hastaneleri, ağız diş sağlığı merkezleri, aile sağlığı merkezleri ve toplum sağlığı merkezlerinden gelen başvuruları değerlendirmek, karara bağlamak, öneri sunmak ve düzeltici işlemleri belirlemek üzere Hasta Hakları Kurullarının oluşturulduğu, bu Kurullara şikayet edilen personel hakkında doğrudan yaptırım uygulama yetkisi verilmediği,

Kurulun idareye görüşünü sunmakla yükümlü kılındığı ve idarenin gerekli önlemleri almak ve girişimlerde bulunmakla sorumlu tutulduğu görülmektedir.

Dava konusu Yönetmelik'te, Kurulun belirli bir uzmanlığı gerektiren tıbbi hata değerlendirmesi yapması açıkça yasaklandığı gibi gerek görülen hallerde ilgililerin de Kurula davet edilebileceğinin düzenlendiği de görüldüğünden, bu haliyle hasta hakkı ihlali açısından değerlendirme yapan ve önerilerde bulunarak vardığı sonucu idareye bildiren Hasta Hakları Kurulunda davacı Birlik temsilcisine yer verilmemesine ilişkin dava konusu Yönetmeliğin 42/B maddesinin 4. fıkrasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

Ayrıca hasta hakkı ihlali açısından Kurul tarafından bir değerlendirme yapıldıktan sonra personel hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında disiplin soruşturması açılması veya fiilin suç teşkil etmesi halinde 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümlerine göre işlem başlatılması halinde anılan mevzuata göre şikayet edilen personel tarafından savunma hakkının kullanılabileceği, bu işlemlere de Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca yargı yolunun açık olduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda;

tabiplerden oluşan davacı Birlik temsilcisinin Kurulda yer almamasında, savunma hakkını da içeren Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6. maddesi ile Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama hürriyetine aykırı bir yön de bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Dava konusu Hasta Hakları Yönetmeliği'nin 42/B maddesinin 4. fıkrası yönünden DAVANIN REDDİNE,

2. Dava netice olarak retle sonuçlandığından; davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

3. Davalı idare lehine ilk kararda hükmedilen vekâlet ücretinin kaldırılarak, işbu karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,

4. Fazladan yatırılan ... TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, posta gideri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,

5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/09/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2020/6594, K. 2024/3495, 30 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davacının_iddiaları
  4. Düşüncesi
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Maddi Olay Ve Hukuki Süreç
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2020/6594
Karar No
2024/3495
Tarih
30 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.2020/6605 K.2024/4794
  • Danıştay 10. Daire E.2020/6609 K.2024/3449
  • Danıştay 8. Daire E.2020/6613 K.2024/4480
  • Danıştay 8. Daire E.2020/6629 K.2024/4475
  • Danıştay 10. Daire E.2020/6637 K.2024/3404
  • Danıştay 10. Daire E.2020/6683 K.2024/2880

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.