KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/1135 E., 2024/5257 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2024
- Esas No
- 2021/1135
- Karar No
- 2024/5257
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
İstemlerin konusu
Davacı tarafından, Malatya İli, Yeşilyurt İlçesi, ... Köyünde bulunan Hazineye ait taşınmazın Malatya eski ... ... tarafından sahte tapu senedi verilmek suretiyle davacıya satılması sonucu uğranıldığı ileri sürülen toplam 33.173,05 TL zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddi yolundaki kararının Danıştay Onuncu Dairesinin 11/06/2015 tarih ve E:2011/10526, K:2015/2927 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın taraflarca aleyhlerine olan kısımların temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, munzam zarar ile ilgili talebin reddi yönündeki kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, munzam zararın bütün para borçlarında uygulanma olanağına sahip olduğu, asıl alacakla ilgili uyuşmazlık idari yargıda çözümlenmişse munzam zararın da idari yargıda talep edilebileceği, bilirkişi raporu alınmak suretiyle gerçek/aşkın zararın mahkemece belirlenmesi gerektiği, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağının bulunmaması halinde tazmin sorumluluğundan bahsedilemeyeceği zararın kamu görevlisinin işlem ve eyleminden kaynaklanması nedeniyle idare aleyhine tazminat davası açılabilmesi için zararın kamu görevlisinin kullandığı yetkilerden ve resmi sıfatından kaynaklanması gerektiği, Personel Genel Müdürlüğüne bağlı ... olarak görev yapan ...'nin Hazine taşınmazlarının satışı konusunda görev ve yetkisi bulunmadığı, kamu görevlisinin kişisel kusurundan kaynaklanan zararın söz konusu olduğu, davacının kusurunun da idare açısından illiyet bağını kopardığı, harçtan muaf olan idare aleyhine nisbi karar harcına hükmedilemeyeceği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Davalı idare tarafından davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama usulü Kanunu'nun 17. maddesi 2. fıkrası uyarınca davalı idarenin duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2021/1135, K. 2024/5257, 25 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama