İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2021/1193 K.2024/4355

Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'in ... Üniversitesi ... Araştırma ve Uygulama Hastanesinde 17/01/2017 tarihinde geçirdiği ameliyat sonrasında 27/01/2017 tarihinde vefat etmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle…

Esas2021/1193Karar2024/4355Tarih30 Ekim 2024Okuma9 dk · 1.862 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/1193 E., 2024/4355 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire Temyiz Eden Müdahil

Karar tarihi
30 Ekim 2024
Esas No
2021/1193
Karar No
2024/4355
Temyiz eden (davacılar)
1- ... 2- ... 3- ...
Vekilleri
Av. ...
Temyiz eden (davalı)
... Üniversitesi Rektörlüğü
Vekili
Av....
Davalı yanında)
...
Vekili
Av. ...
İstemlerin_konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflar ile davalı yanında müdahil tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.862 kelime·9 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'in ... Üniversitesi ... Araştırma ve Uygulama Hastanesinde 17/01/2017 tarihinde geçirdiği ameliyat sonrasında 27/01/2017 tarihinde vefat etmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle her biri için ayrı ayrı 10.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 30.000,00 TL (miktar artırımı ile 311.048,93 TL) maddi tazminat ve 1.500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla.

Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 8. Adli Tıp İhtisas Kurulunun ...... tarih ve ... karar sayılı raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte görüldüğü, idarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanan hizmet kusurunun somut olayda gerçekleştiği başka bir ifadeyle ölüm olayının idarenin hizmet kusuru sonucu gerçekleştiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davacı anne ... ile davacı baba ...'in olay nedeniyle uğradıkları söz konusu maddi zararlarının hizmet kusuruna dayanılarak davalı idare tarafından karşılanması gerektiği,

davalı idare tarafından toplam 301.048,93 TL maddi tazminatın, 20.000,00 TL'lik kısmının idareye başvuru (10/12/2018) tarihinden itibaren, geriye kalan 281.048,93 TL'lik kısmının ise dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği (05/05/2020) tarihten itibaren işletilecek yasal miktar artırım faiziyle birlikte anılan davacılara ödenmesi gerektiği,

Davacı...'in 10.000,00-TL'lik maddi tazminat talebi incelendiğinde,

davacı ...'in kardeşinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunulduğu, ancak davacının kardeşinin desteği olmaması halinde yoksulluğa düşeceğinin ve ölen kardeşinin refah içinde yaşayacağının kesin olmadığı, varsayıma dayalı olduğu, kardeşlerin birbirine varsayımsal olarak destek olamaması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı alacağının bulunmadığı anlaşıldığından, davacı ... için talep edilen 10.000,00 TL maddi tazminat isteminin reddine hükmetmek gerektiği, dava konusu olayda manevi tazminatın koşullarının bulunduğu,

hizmet kusurunun ağırlığı, müteveffanın yaşı, davacılara olan yakınlığı ve davacıların olay nedeniyle duyduğu acı, elem ve sıkıntıların birlikte dikkate alınması suretiyle uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, bu durumda;

olayın ağırlığı ile duydukları üzüntü ve ızdırabın karşılığı olarak anne...'e 60.00,00 TL, baba ...'e 60.000,00 TL ve kardeş...'e 30.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru (10/12/2018) tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesi gerektiği, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebi yönünden ise davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu... İdare Mahkemesi kararı hukuka ve usule uygun bulunarak istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, Adli Tıp Kurumu raporunda açık ve net şekilde ameliyat esnasında doktorun yanlış müdahalesi sonucu ölüm olayının gerçekleştiğinin ortaya konulduğu, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğu davalı idare tarafından, alanında uzman doktorların katılımı olmaksızın düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporunun hükme esas alınamayacağı, raporda beyin ve sinir cerrahisi ile nöroloji uzmanlarının bulunmadığı, ...

Üniversitesince düzenlenen ve konunun uzmanlarının da yer aldığı raporda ise meydana gelen sonucun komplikasyon olduğunun belirtildiği, dolayısıyla raporlar arasında çelişkilerin mevcut olduğu ve bu çelişkilerin giderilmesi gerektiği, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğu, davalı yanında müdahil tarafından, Adli Tıp Kurumu raporu ile ...

Üniversitesince düzenlenen raporun birbiriyle çeliştiği, çelişkinin giderilmesi amacıyla Adli Tıp Üst Kurulundan rapor aldırılması gerektiği, heyetin oluşumunda plastik, rekonstrüktif cerrahi uzmanı, beyin ve sinir cerrahisi uzmanı ile nöroloji uzmanının yer almadığı, bu yönüyle de Adli Tıp Kurumu raporunun hükme esas alınamayacağı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI:Taraflarca temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davalı yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz istemlerinin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dosyanın incelenmesinden; davacılar yakını ...'e ... Üniversitesi ... Araştırma ve Uygulama Hastanesinde 17/01/2017 tarihinde rinoplasti + kulak ameliyatı yapıldığı, ameliyat sonrası uyanmada sorun yaşadığı, beyin tomografisi çekilmesi üzerine beyin kanaması olduğunun saptandığı, takip ve tedavi devam ederken 27/01/2017 tarihinde vefat ettiği, bunun üzerine davacılar tarafından olay nedeniyle uğradıklarını ileri sürdükleri maddi ve manevi zararlarının ödenmesi istemiyle davalı idareye 10/12/2018 tarihinde başvuru yapıldığı, yapılan başvuruya idarece cevap verilmemesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Dava konusu olayla ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan ceza soruşturması kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu 8. İhtisas Kurulunun...tarih ve ... karar numaralı raporunda -özetle-; "...'e ... Üniversitesi ...

Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde 17/01/2017 tarihinde rinoplasti + kulak ameliyatı yapıldığı, a post op extübe edildiği, şuur bulanıklığı ve uykuya meyilli olması nedeniyle cerrahi yoğun bakıma alındığı, Kranyal BT de SAK (beyin kanaması) saptanması üzerine nöroloji ve beyin cerrahi tarafından değerlendirildiği, ancak acil ameliyat gerektiren patoloji düşünülmediği, medikal takip önerildiği, şuur kapalı, pupuller izokorik orta hatta IR+/+ ağrılı uyaranı lokalize ettiği, solunum yetmezliği olup mekanik ventilasyon desteği ile takip edildiği,

kişiye çekilen BBT nin kurulca yapılan değerlendirmesinde 17/01/2017 ve 18/01/2017 tarihli BBT de frontal bölgede pnömosefali (kemik defektinin indirekt bulgusu) izlendiği, bazal sistemalarda yaygın SAK, her iki frontal lob inferiomedialde parankimal hipodens alan (vazospazm) olduğu, bu kanamanın travmatik kökenli kanama olduğu, ameliyat sırasında meydana gelmiş olduğu cihetle ameliyatı gerçekleştiren hekimin uygulamalarının tıp kurallarına uygun olmadığı mütalaa olunur...'' yönünde görüş bildirilmiştir.

İdare Mahkemesince, anılan rapor doğrultusunda olayda hizmet kusurunun bulunduğu sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş ve tarafların istinaf başvuruları da reddedilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.

Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.

Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 450. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun'un 447. maddesinin 2. fıkrası ile mevzuatta 1086 sayılı Kanun'a yapılan atıfların, 6100 sayılı Kanun'un bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, hakimin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği öngörülmüş.

"Bilirkişi raporunun verilmesi" başlıklı 280. maddesinde, bilirkişinin, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye vereceği, raporun verildiği tarihin rapora yazılacağı ve duruşma gününden önce birer örneğinin taraflara tebliğ edileceği.

"Bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281. maddesinin 1. fıkrasında ise, tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir.

2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 1. maddesinde, adalet işlerinde bilirkişilik görevi yapmak üzere Adalet Bakanlığına bağlı Adli Tıp Kurumu kurulduğu. 2. maddesinde, Adli Tıp Kurumu'nun, mahkemeler ile hakimlikler ve savcılıklar tarafından gönderilen adli tıp ile ilgili konularda bilimsel ve teknik görüşlerini bildirmekle yükümlü olduğu.

15. maddesinde, Adli Tıp Üst Kurullarının, adli tıp ihtisas kurulları ve ihtisas daireleri tarafından verilip de mahkemeler, hâkimlikler ve savcılıklarca kapsamı itibarıyla yeterince kanaat verici nitelikte bulunmadığı, sebebi de belirtilmek suretiyle bildirilen işleri, adli tıp ihtisas kurullarınca oybirliğiyle karara bağlanamamış olan işleri, adli tıp ihtisas kurullarının verdiği rapor ve görüşleri arasında ortaya çıkan çelişkileri, adli tıp ihtisas kurulları ile ihtisas dairelerinin rapor ve görüşleri arasında ortaya çıkan çelişkileri,

adli tıp ihtisas kurulları ile Adli Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının heyet hâlinde verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan çelişkileri konu ile ilgili uzman üyelerin katılımıyla inceleyeceği ve kesin karara bağlayacağı düzenlenmiştir.

703 sayılı "Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname" ile anılan hükümler yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4 No.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 2.,3. ve 16. maddelerinde yukarıda yer verilen hükümler aynı şekilde yeniden getirilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İdare Mahkemesince hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda,"...'e ... Üniversitesi ...

Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde 17/01/2017 tarihinde rinoplasti + kulak ameliyatı yapıldığı, a post op extübe edildiği, şuur bulanıklığı ve uykuya meyilli olması nedeniyle cerrahi yoğun bakıma alındığı, Kranyal BT de SAK (beyin kanaması) saptanması üzerine nöroloji ve beyin cerrahi tarafından değerlendirildiği, ancak acil ameliyat gerektiren patoloji düşünülmediği, medikal takip önerildiği, şuur kapalı, pupuller izokorik orta hatta IR+/+ ağrılı uyaranı lokalize ettiği, solunum yetmezliği olup mekanik ventilasyon desteği ile takip edildiği,

kişiye çekilen BBT nin kurulca yapılan değerlendirmesinde 17/01/2017 ve 18/01/2017 tarihli BBT de frontal bölgede pnömosefali (kemik defektinin indirekt bulgusu) izlendiği, bazal sistemalarda yaygın SAK, her iki frontal lob inferiomedialde parankimal hipodens alan (vazospazm) olduğu, bu kanamanın travmatik kökenli kanama olduğu, ameliyat sırasında meydana gelmiş olduğu cihetle ameliyatı gerçekleştiren hekimin uygulamalarının tıp kurallarına uygun olmadığı mütalaa olunur...'' yönünde görüş bildirilmiş ise de; davalı idare tarafından dava dosyasına sunulan ...

Üniversitesi Tıp Fakültesince düzenlenen 20/02/2019 tarihli inceleme raporunda, "septorinoplasti ameliyatı sonrası kafa içi damar yaralanmaları, ölümcül subaraknoid kanamalar ile ilgili dünya literatüründe (birisi de ülkemizden olmak üzere) bildirilmiş vakalar vardır.

Bu bağlamda ...in yaşadığı subaraknoid kanamanın nedeni spontan bir anevrizma kanaması da olsa travmatik bir yaralanma da olsa bu durum, literatürde örnekleri olan septorinoplasti ameliyatının komplikasyonları arasındadır.

Ayrıca komplikasyon olarak değerlendirilen subaraknoid kanama tıbbi olarak doğru bir şekilde yönetilmiştir." yönünde kanaat bildirildiği, bununla birlikte temyiz aşamasında davalı idare tarafından sunulan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesince düzenlenen 19/10/2021 tarihli raporda, "Ameliyat sırasında cerrahi alet ile kraniyal boşluğa girilmesinin literatürde de örnekleri olan nadir komplikasyon olduğu ve komplikasyon yönetiminin de tıp kurallarına uygun olduğu" yönünde görüş verildiği görülmektedir.

Bu durumda; Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu ile ... Üniversitesi Tıp Fakültesi ve ... Üniversitesi Tıp Fakültesince düzenlenen raporlarda belirtilen görüşler arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla konu ile ilgili uzmanlardan oluşacak Adli Tıp Üst Kurulundan tarafların tüm iddia ve itirazlarını karşılayacak yeni bir rapor istenmek suretiyle olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken, uyuşmazlığın çözümü için yeterli olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik inceleme sonucu verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin...... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 30/10/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2021/1193, K. 2024/4355, 30 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Düşüncesi
  4. Türk Milleti Adına
  5. İnceleme Ve Gerekçe
  6. Maddi Olay
  7. İlgili Mevzuat
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2021/1193
Karar No
2024/4355
Tarih
30 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2021/1201 K.2024/3760
  • Danıştay 5. Daire E.2021/1205 K.2024/15246
  • Danıştay 5. Daire E.2021/1208 K.2024/16470
  • Danıştay 5. Daire E.2021/1210 K.2024/16666
  • Danıştay 5. Daire E.2021/1211 K.2024/16665
  • Danıştay 5. Daire E.2021/1212 K.2024/16618

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.