KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/1826 E., 2021/2013 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2021
- Esas No
- 2021/1826
- Karar No
- 2021/2013
- Temyiz_eden (davacılar)
- 1- … 2- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- …Genel Müdürlüğü - …
- Vekili
- Av. …
- İstemin_konusu
- …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Samsun ili, Tekkeköy ilçesi, …Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazda, "Samsun-Çarşamba Devlet Yolu Petrol Ofisi Farklı Seviyeli Kavşak Köprüsü, Örnek Sanayi Farklı Seviyeli Kavşak Köprüsü, Kirazlık Köprüsü, Toplayıcı Yolları, Tekkeköy Farklı Seviyeli Kavşak Köprüsü ve Bağlantı Yolları Yapım İşi" kapsamında farklı seviyeli köprülü kavşak inşa edilmesi sebebiyle meydana geldiği ileri sürülen değer kaybının karşılanması için davalı idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın davalı idareye başvuru yapıldığı 21/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; farklı seviyeli kavşak köprüsünün hizmete açıldığı 30/10/2017 tarihinde davacılardan …'ün değer kaybı talep edilen taşınmaz üzerinde bulunan yapıda ikamet ettiği, diğer davacı …'ün ise yine Samsun ilinde ikamet ettiği ve değer kaybı talep edilen taşınmaz üzerinde bulunan yapıların emlak vergisi işlemlerini yürüttüğü, taşınmazlarına çok yakın bir konumda bulunan,
uzun süre yapım aşaması süren ve 30/10/2017 tarihinde trafiğe açılan farklı seviyeli köprülü kavşaktan ve anılan katlı yolun taşınmazlarını değer kaybına uğrattığından haberdar olmadıklarını ileri sürmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu,
davacıların, eylemin idariliğini en geç yolun hizmete açıldığı 30/10/2017 tarihinde öğrendiğinin kabulü gerekmekte olup, davacıların zararı öğrendiği bu tarihten itibaren 1 yıl içinde idareye başvurması ve taleplerinin reddi halinde işlemin tebliğinden itibaren 60 gün içinde veya talebin 60 gün içinde cevap verilmeyerek reddi halinde takip eden 60 gün içinde dava açmaları gerekirken, bu süreler geçirildikten sonra 21/03/2019 tarihinde yaptıkları ön başvuru üzerine 31/05/2019 tarihinde açtıkları davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu miktarın yedi bin Türk lirasını geçmemesi nedeniyle İdare Mahkemesince kesin karar verildiği, bu karara karşı istinaf yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine …Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararıyla kesin olarak verilmiş olan karara karşı temyiz isteminde bulunulduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Belirsiz alacak davası olarak açılan davaların reddedilmesi halinde miktara bakılmaksızın istinaf ve temyiz yolunun açık olması gerektiği, temyize konu kararın usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve hukuka uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2021/1826, K. 2021/2013, 27 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama