KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/2500 E., 2023/172 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2023
- Esas No
- 2021/2500
- Karar No
- 2023/172
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekilleri
- Av. ... Av. ...
- Karşı taraf (davalılar)
- 1- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
2- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, sahibi ve mesul müdürü olduğu eczanesinin, eczane adına kayıtlı ilaçların ecza depolarına iade edilip, 60 gün içinde tasfiye edilmesi ve ruhsatnamesinin idareye teslim edilmesi gerektiğine ilişkin Antalya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, Kanun'la verilen bir hakkın düzenleyici işlem ile geri alınmasının mümkün olmadığı, istisnai düzenleme getirilirken 2012 takvim yılı içinde okuyan veya okumaya hak kazananlar için Türkiye'de okumak, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak ya da yabancı ülkede okumak veya yabancı ülke vatandaşı olmak şeklinde bir ayrımın bulunmadığı, açık hata bulunmadığı, bu nedenle idarenin işlemini her zaman geri almasının da mümkün olmadığı, kendisinin 6197 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi kapsamında olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer taraftan, davacı tarafından, dava konusu işlemde açık hata bulunmadığı, bu nedenle idarenin işlemini her zaman geri almasının mümkün olmadığı iddia edilmekte ise de; uyuşmazlığın 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un 2. ve 3. maddeleri ile geçici 3. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesinden;
yabancı uyruklu olup Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçen ve yabancı ülkelerdeki eczacılık fakültelerinden mezun olan kişilerin Türkiye'de eczacılık yapabilmeleri için, anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olarak diploma denkliğinin alınmasının ardından, yine aynı Kanun'un 2. maddesinin (c) bendi gereği Sağlık Bakanlığınca diplomanın tescil edilmesi gerektiğinin açıkça düzenlendiği anlaşılmakta olup, eczane açma iş ve işlemlerinde, diploma tescil tarihinin başlangıç olarak esas alınması gerektiği, nitekim anılan Kanun'un geçici 3. maddesinin getiriliş amacının da buna uygun olduğu,
bu durumda geçiş hükmünün yürürlüğe girdiği takvim yılından sonra diploma denkliği alınan ve diploması tescil edilen davacının anılan hükümde yer verilen muafiyetlerden yararlandırılarak eczane ruhsatı düzenlenmesinde açık hata bulunduğu görüldüğünden, davalı idarenin hatalı işlemine dayanılarak düzenlenen ruhsatnamenin herhangi bir süre sınırı olmaksızın her zaman geri alınabileceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Danıştay 10. Daire, E. 2021/2500, K. 2023/172, 18 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama