KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/2601 E., 2024/5569 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Esas No
- 2021/2601
- Karar No
- 2024/5569
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- İstemin_konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:... sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Davanın konusu
- Davacı tarafından, Davalı idarenin... tarihli ve ... sayılı haciz kaldırma yazısı nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararlarına karşılık olarak fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 50.000,00 TL 'nin tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
686 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir. Anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; temyizi istenen kararın, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi uyarınca bölge idare mahkemelerinin temyiz edilebilecek kararları arasında yer almadığı ve kesin olarak verildiği gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Fazlaya ilişkin taleplerinin saklı tutulduğu dikkate alınmadan, yeterli inceleme yapılmadan, bilirkişiye başvurulmaksızın, sadece kısmi alacak talebi değerlendirilerek karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
Davacı tarafından, davalı idarenin ... tarihli ve ... sayılı haciz kaldırma yazısı nedeniyle uğradığını iddia ettiği zarara karşılık olarak fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 50.000,00 TL 'nin tazminine karar verilmesi talebinde bulunulmuştur.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde, bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların Danıştayda temyiz edilebileceği, aynı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrasında ise bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hüküm altına alınmıştır.
Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih ve E:2023/36, K:2023/142 sayılı kararıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle değiştirilen 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “Konusu yüz bin Türk lirasını aşan...” ibaresinin iptaline karar verilmiş, iptal kararı nedeniyle meydana gelecek olan hukuksal boşluğun kamu yararını olumsuz yönde etkileyecek nitelikte olduğu belirtilerek, Anayasanın 153. maddesi ve 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ileriye dönük olarak ertelemiş bulunması, yasama organına iptal kararının gerekçesine uygun olarak yeni bir düzenleme için olanak tanımak ve ortada hukuki bir boşluk yaratmamak amacına yöneliktir.
İptal kararının yürürlüğe gireceği tarihin ileriye dönük olarak ertelenmiş olmasının, yargı yerlerinin çözümlemekte oldukları uyuşmazlıklarda Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilen yasa kurallarını uygulaması sonucunu doğurduğundan bahsedilemez. Aksi bir yorum, Anayasa Mahkemesince bir kanun maddesinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde, eldeki davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi anlamına geleceğinden hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti ilkelerine aykırı düşecektir.
Bu durumda, bakılmakta olan davanın yukarıda bahsedilen Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca temyize tabilik hususu yönünden temyiz parasal sınıra ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmaması nedeniyle bu nedenle Bölge İdare Mahkemesinin "temyiz isteminin reddine" yönelik kararının bozulması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 10. Daire, E. 2021/2601, K. 2024/5569, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama