İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Danıştay 10. Daire E.2021/3057 K.2022/2990

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dilekçeler üzerine ilk inceleme"…

Esas2021/3057Karar2022/2990Tarih31 Mayıs 2022Okuma5 dk · 1.012 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/3057 E., 2022/2990 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
31 Mayıs 2022
Esas No
2021/3057
Karar No
2022/2990
Davacı
…
Davalı
Hasım gösterilmemiştir.
Davanın_konusu
…Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan davacı … tarafından, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin iptali istenilmektedir.
Danıştay tetkik hakimi
…
Düşüncesi
Davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.012 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçesinin, davacının dava açma ehliyeti olup olmadığı yönünden inceleneceği; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde de, davacının, dava açma ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığında davanın reddine karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 14. maddesinde, kısıtlıların fiil ehliyetinin bulunmadığı. 16. maddesinin 1. fıkrasında, ayırt etme gücüne sahip kısıtlıların, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremeyecekleri, karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rızanın gerekli olmadığı.

407. maddesinin 1. fıkrasında, bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her erginin kısıtlanacağı; aynı maddenin 2. fıkrasında, cezayı yerine getirmekle görevli makamın, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlü olduğu. 413. maddesinin 1. fıkrasında, vesayet makamının, bu görevi yapabilecek yetenekte olan bir ergini vasi olarak atayacağı.

419. maddesinin 2. fıkrasında, kısıtlanan ergin çocukların kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakılacağı. 448. maddesinde, vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vasinin, vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil edeceği. 462. maddesinin 1. fıkrasının 8. bendinde, vasinin dava açabilmesi için vesayet makamının izninin gerektiği.

471. maddesinde ise, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayetin, hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağı hükümleri bulunmaktadır.

Aktarılan bu hükümlere göre bir yıl veya daha fazla süreli hapis cezasına mahkum olanların cezalarını çekmeye başlamaları üzerine, hükmü icra ile görevli idarenin durumu sulh hukuk mahkemesine hemen ihbar ederek vasi atanmasını sağlamakla yükümlü olduğu; kısıtlının, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davalar dışındaki davaları, vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinin izni üzerine ve vasisi veya vasinin tayin edeceği vekili aracılığıyla açabileceği kuşkusuzdur.

Dava dosyasının incelenmesinden; bir yıldan uzun süreli hapis cezasıyla hükümlü olan davacıya ...

Sulh Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ek kararı ile …'ın vasilik görevine son verilerek, …'in vasi olarak tayin edilmesine rağmen bakılan davanın, mevzuata aykırı olarak vasi tarafından veya davacının vasisinin tayin ettiği vekili tarafından açılmayıp bizzat ve doğrudan davacı asil tarafından açıldığı, Dairemizin 28/09/2021 tarihli ara kararıyla vasi …'e görülmekte olan davayı davacının vasisi olarak kendisinin veya tayin edeceği vekilin takip edip etmeyeceğinin sorulduğu,

ancak vasi … tarafından bu ara kararı 09/11/2021 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, verilen süre içerisinde herhangi bir başvuruda bulunulmaması üzerine, Dairemizin 13/01/2022 tarihli ikinci ara kararı ile davayı takip etme iradesinin "ara kararı gereğinin yerine getirilmemesi durumunda dosyadaki bilgi ve belgelere göre karar verileceği ihtarını" içerecek şekilde vasiye ikinci kez sorulduğu,

bu ara kararının da vasi …e 07/04/2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen verilen süre içerisinde vasi …tarafından davanın takip edileceği yönünde bir başvuruda bulunulmadığı gibi ara kararımıza karşılık herhangi bir beyanda da bulunulmadığı görüldüğünden, davacının yasal vasisi konumunda bulunan …'in görülmekte olan uyuşmazlığı takip iradesinin bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

Bu durumda, dava açma ehliyetinden yoksun olan davacının vasisi tarafından takip edilmeyen davanın, davacının objektif ehliyet koşulunu taşımadığı gerekçesiyle ehliyet yönünden reddedilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, davanın, 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE, aşağıda ayrıntısı gösterilen …TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin ise kararın kesinleşmesinden sonra istemi hâlinde davacıya iadesine, bu kararın tebliğini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyizen başvurulabileceğinin davacıya duyurulmasına, kararın bir örneğinin hükümlü …'a 7201 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca tebliğini teminen …Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderilmesine, 31/05/2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(X)-KARŞI OY

Bakılmakta olan davanın, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin iptali istemiyle bizzat davacı tarafından açıldığı, iki kez ara kararı ile vasiye tebligat yapıldığı, davacının bu ara kararlarından da haberdar edilmediği; vasinin de davayı takip etmediği, bu nedenle davacının doğrudan ve yalnızca kendisini ilgilendiren bu davayı gördürme olanağından yoksun bırakıldığı anlaşılmaktadır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırları" başlığını taşıyan 2. maddesinde; iptal davalarının, idari işlemler nedeniyle menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtilmiştir.

Buna göre idari yargı mercilerinde idari işlemlerin iptali istemiyle iptal davaları açabilmek için, dava konusu işlemin, davacının hukuksal bir yararını ihlal etmesi gerekmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde ehliyet konusunda da 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na atıfta bulunulmuştur. 6100 sayılı Kanun'un "Taraf ehliyeti" başlıklı 50. maddesinde; medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir, denilmiş, "Dava ehliyeti" başlığını taşıyan 51. maddesinde ise; dava ehliyeti, medenî hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir, hükmü yer almıştır.

Bakılan davada, davacının hakkında açılan ceza davasında bir yıldan fazla süreli hapis cezasına mahkum olduğu görülmüştür.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Özgürlüğü bağlayıcı ceza" başlığı altında düzenlenen 407. maddesinin birinci fıkrasında; bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olan her ergin kısıtlanır, hükmüne yer verilmiştir.

Kısıtlanan kimselere de yine 4721 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerine göre vasi atanması ve vasi atanan kimsenin medeni haklarını kullanma konusunda vasinin izniyle hareket edeceği kuşkusuzdur.

Ancak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar" başlıklı 16. maddesinde; "Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremezler. Karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rıza gerekli değildir. Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar haksız fiillerinden sorumludurlar," hükümlerine yer verilmiştir.

Görüldüğü üzere 4721 sayılı Kanun'un 16. maddesinde, karşılıksız kazanmalarda ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rızanın gerekli olmadığı hükme bağlanmış bulunmaktadır.

Bu durumda, dava konusu uyuşmazlığın niteliği dikkate alındığında kısıtlanmış bulunan davacının iş bu davayı açmasının doğrudan kendi yararına ve kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak niteliğinde olduğu ve böyle bir davayı açabilmek için vasinin rızasının aranmasının gerekmediği sonucuna varıldığından Daire kararına katılmıyorum.

Danıştay 10. Daire, E. 2021/3057, K. 2022/2990, 31 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2021/3057
Karar No
2022/2990
Tarih
31 Mayıs 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2021/3060 K.2022/2775
  • Danıştay 10. Daire E.2021/3061 K.2022/2776
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2021/3063 K.2022/2001
  • Danıştay 12. Daire E.2021/3063 K.2022/2640
  • Danıştay 7. Daire E.2021/3064 K.2022/2551
  • Danıştay 9. Daire E.2021/3065 K.2022/2518

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.