İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Danıştay 10. Daire E.2021/3445 K.2022/2133

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü:

Esas2021/3445Karar2022/2133Tarih18 Nisan 2022Okuma7 dk · 1.494 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/3445 E., 2022/2133 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
18 Nisan 2022
Esas No
2021/3445
Karar No
2022/2133
Kararın düzeltilmesini isteyen (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
...Bakanlığı
Vekili
...
İstemin_özeti
Danıştay Onuncu Dairesince verilen 11/11/2020 tarih ve E:2016/12051, K:2020/4799 sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesine karar verilmesi istenilmektedir.
Savunmanın_özeti
Karar düzeltme isteminin hukuki dayanağının bulunmadığı ileri sürülerek reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay tetkik hakimi
...
Düşüncesi
Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.494 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dava, Kırgızistan uyruklu olan davacı tarafından, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında Türk vatandaşlığına alınma istemiyle yapılan başvurunun anılan Kanun'un 10. maddesi ve 11. maddesi, 1. fıkrası, (d) bendi uyarınca davacının "iyi ahlak sahibi olma" şartını taşımadığından bahisle reddedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun "Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılması" başlıklı 10. maddesinde, "Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen bir yabancı, bu Kanunda belirtilen şartları taşıması halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilir. Ancak, aranan şartları taşımak vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz."; hükmü,

Aynı Kanun'un "Başvuru için aranan şartlar" başlıklı 11. maddesinde, "Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılarda;

a) Kendi millî kanununa, vatansız ise Türk kanunlarına göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak,

b) Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye'de kesintisiz beş yıl ikamet etmek,

c) Türkiye'de yerleşmeye karar verdiğini davranışları ile teyit etmek,

ç) Genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığı bulunmamak,

d) İyi ahlak sahibi olmak,

e) Yeteri kadar Türkçe konuşabilmek,

f) Türkiye'de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olmak,

g) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak,

şartları aranır." hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Uyuşmazlık, davacının yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanması için yaptığı başvurunun Kanunun aradığı şartları taşıyıp taşımadığına ve vatandaşlığa kabul konusunda idarenin takdir hakkının kapsamına ilişkindir.

Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde.

Türk vatandaşlığına alınma istemiyle başvuruda bulunan davacıya yönelik yapılan tahkikat sonucu düzenlenen 22/05/2014 tarihli tutanakta, davacının Ankara ili, Yenimahalle ilçesinde belirtmiş olduğu adrese gidildiğinde kapıyı davacının açtığının, davacı tarafından bu adreste yaklaşık 10 aydır ikamet ettiğinin, Türk vatandaşı ile evli olduğunun, evin kendi evi olduğunun, eşinin aralarındaki anlaşmazlık sebebiye 15 gün önce evi terk ettiğinin, önceki evliliğinden olan 2 çocuğu ile birlikte ikamet ettiğinin beyan edildiğinin, söz konusu adreste bulunan komşular tarafından ise davacının eşinden ayrıldığını kendilerine söylediğinin,

eşiyle 7-8 aydır ayrı olduğunun, evine giren çıkanın belli olmadığının, ahlaki yönden tavır ve davranışlarının düzgün olmadığının, geçimini nereden ve nasıl temin ettiğini bilmediklerinin beyan edildiğinin, ayrıca Türk vatandaşı eşin MERNİS sistemindeki adres kontrolünde 14/11/2013 tarihinde şahsın adresini Ankara ili, Sincan ilçesinde bir adrese taşıdığının anlaşıldığının, davacı ve komşularla ayrı ayrı yapılan görüşmede davacının çelişkili beyanlarda bulunduğunun, sorulara yalan cevaplar verdiğinin, Türk örf ve adetlerine uygun yaşamadığının, ilerleyen tarihlerde tahkikata devam edilmesinin uygun görüldüğünün belirtildiği.

16/06/2014 tarihli tutanakta, davacının ev hizmetlisi olarak çalışma izni aldığı adreste denetim yapıldığının, söz konusu adreste kapıyı yanında çalışma izni aldığı ... isimli kişinin annesinin açtığının, bu şahsa davacının nerede olduğu sorulduğunda ise şahsın davacıya 20 gün 1 ay izin verdiğini beyan ettiğinin, çevreden yapılan araştırmada ise, bu adreste ev hizmetlisi olarak veya bakıcı olarak çalışan yabancı birinin görülmediğinin böyle bir çalışanın olmadığının, bu adreste bakıma muhtaç birisinin olmadığının anlaşıldığının, sonuç olarak davacının çalışma izni aldığı adreste çalışmadığının, çalışma iznini Türkiye'de kalmak,

vatandaş olmak veya başka amaçlar için kullandığının, davacının ikamet adresi ve çalışma izni aldığı adreste tahkikata devam edilmesinin uygun görüldüğünün belirtildiği.

03/07/2014 tarihli tutanakta, davacının Türk vatandaşı eşi ile görüşüldüğünün, Türk vatandaşı eş tarafından, davacı ile yaklaşık 1 yıl önce evlendiklerinin, 2-3 ay birlikte yaşadıklarının, daha sonra anlaşamadıklarının, yaklaşık 7-8 aydır ayrı yaşadıklarının, şu an eşinin ikamet ettiği adresi bilmediğinin, aile birlikteliklerinin olmadığının, bu evliliği anne ve babasına söylemediğinin, şu an ara sıra görüştüklerinin davacı ile 1-2 aya boşanacaklarının, davacının kendisine "benim 5 yıl ikamet sürem doldu boşanalım" dediğinin beyan edildiği,

aynı tarihli başka bir tutanakta, Türk vatandaşı eşin babası ile yapılan görüşmede, bu kişi tarafından, oğullarının eşinin 14 yıl önce vefat ettiğinin ve önceki evliliğinden olan bir çocuğu ile birlikte yanlarında kaldığının, ayrıca anne ve babası olarak oğullarının evlendiğini bilmediklerinin, böyle bir evlilik yapsa bile bu evliliğin anlaşmalı bir evlilik olabileceğinin beyan edildiği.

09/07/2014 tarihli tutanakta, davacının ikamet adresinde komşuları ile yapılan görüşmede, bu kişiler tarafından, davacının Türk vatandaşı eşini tanımadıklarının, bu eve geldiğini hiç görmediklerinin, davacının eşi olduğu belirtilen kişinin çalıştığı işyerinin patronu olan ... 'nin fotoğrafı gösterildiğinde, bu şahsı davacının kocası olarak bildiklerinin, günlük olarak bu eve gelip gittiğinin, çoğunlukla geceleri de bu evde kaldığının beyan edildiği,

Türk vatandaşı eşin anne ve babasının beyanı, yine Türk vatandaşı eşin, davacının kendisine 5 yıllık ikamet süresinin dolduğu ve artık boşanabileceklerini söylediğine yönelik beyanı da göz önünde bulundurulduğunda davacının formalite evlilik yaptığının, .. isimli kişiyle nikahsız olarak, Türk örf ve adetlerine uygun olmayacak şekilde birliktelik yaşadığının belirtildiği.

16/10/2014 tarihli tutanakta, davacının Türk örf adet ve ahlak yapısına uyugn yaşamadığı, geçimini sözde ev hizmetlerinde çalışarak sağladığı tespitlerine yer verildiği; ayrıca dava açıldıktan sonra davacı tarafından dosyaya sunulan ve komşularının ifadelerini içerdiği belirtilen tutanakta, komşuları tarafından, tahkikat kapsamında vermiş oldukları ifadelerin tutanağa farklı olarak geçirildiğinin, düzgün bir hayatı olduğunun, kendi halinde, iki çocuğunun eğitimi ile uğraşan sabah işe gidip akşam eve gelen bir kişi olduğunun belirtildiği görülmekte olup, ayrıca davacının 12/04/2013 tarihinde evlendiği Türk vatandaşı eşinden ...

Aile Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle anlaşmalı olarak boşandığı anlaşılmıştır.

Diğer taraftan, davacı ile ilgili olarak düzenlenen 20/11/2014 tarihli Mülakat Formu'nda; davacı ile yapılan mülakat ve davacıya yönelik tahkikat sonuçlarının değerlendirilmesi sonucunda davacının Türk vatandaşlığına alınmasının olumsuz mütalaa edildiği belirtilmiştir.

Yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılması için mevzuatta sayılan belli şartları taşımak yanında, vatandaşlığa kabul hususunda idareye kanunla tanınan takdir hakkının da olumlu yönde olması gerektiği, somut olayda idarece, davacı hakkında "iyi ahlak sahibi olmak" şartı bakımından olumlu bir kanaat edinilmediği ve takdir hakkının başvurunun reddi yönünde kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta; davacının yapmış olduğu evliliğe ilişkin tespitler ile çalışma izni olmasına rağmen bir yerde çalışmadığı, çalışma ikametinin amacının Türk vatandaşı olmak ve Türkiye'de kalmak olduğu yönündeki tespitler bir arada değerlendirildiğinde; idareye kanunen tanınan takdir hakkının hukuken geçerli nedenlere dayalı olarak kullanıldığı sonucuna varıldığından, dolayısıyla bu kapsamda tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararının onanmasına yönelik karar düzeltme istemine konu kararda sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verilen kararları hakkında, ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam edilen) 54. maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesi istenebilir.

Kararın düzeltilmesi dilekçesinde öne sürülen hususlar ise, anılan maddede yazılı nedenlerden hiçbirine uymadığından, kararın düzeltilmesi isteminin yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine, karar düzeltme yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 18/04/2022 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY

Uyuşmazlık, Kırgızistan uyruklu olan ve Türk vatandaşlığına alınma talebiyle başvuruda bulunan davacının "iyi ahlak sahibi olmak" şartını taşıyıp taşımadığına ilişkindir,

Dosyanın incelenmesinden, davacının 28/04/2014 tarihli dilekçeyle 5901 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca genel vatandaşlığı kazanma şartlarını taşındığından bahisle Türk vatandaşlığına alınması istemiyle başvuruda bulunduğu; davacının Kırgızistan vatandaşı olduğu, 2007 yılında ülkemize geldiği, aynı tarihten beri ikametine izin verildiği, çalışma izni aldıktan sonra 2 yıl süre ile bir Türk vatandaşının evinde ev işlerini yaptığı, 2009 yılında kendi ülkesinde bulunan 2 çocuğunu yanına aldığı, çocuklarının Türk okullarında okuduğu, 12/04/2013 tarihinde evlendiği Türk vatandaşı olan ...'dan 10/11/2014 tarihinde kesinleşen kararla boşandığı anlaşılmaktadır.

Davalı idarece, Ankara İl Emniyet Müdürlüğünce yapılan tahkikat sonucuna göre, davacının 12/04/2013 tarihinde evlenmiş olduğu Türk vatandaşı ...'dan 10/11/2014 tarihinde boşandığı, bu evliliğin formalite evlilik olduğu, resmi olarak evli iken ve boşandıktan sonra kendisi de evli olan ... isimli kişiyle beraberlik yaşadığı, ikamet ettiği adresinde ve bu çevrede yapılan incelemelerde davacının bir yerde çalışmadığı, çalışma ikametinin amacının Türk vatandaşı olmak ve Türkiye'de kalmak olduğu yönündeki tespitler gerekçe gösterilerek vatandaşlık başvurusunun "iyi ahlak sahibi olmak şartı" yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, bu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

Vatandaşlık başvurusunda bulunan davacının, 2007 yılında Türkiye'ye geldiği, aynı tarihten beri ikametine izin verildiği, çalışma izni aldıktan sonra 2 yıl süre ile bir Türk vatandaşının evinde ev işlerini yaptığı, 2009 yılında kendi ülkesinde bulunan 2 çocuğunu yanına aldığı, çocuklarının Türk okullarında okuduğu, 17/03/2014 tarihinde ... isimli kişiyle çalışmak üzere çalışma izni aldığı, 20/11/2014 tarihli Mülakat Formu'nda geçimini kendisinin çalışarak sağladığı, Türk soylu olduğu,

komşularının daha önce polise verdikleri ifadelerini okumadan imzaladıkları, iyi ve düzgün bir hayat yaşadığı yönünde 22/10/2015 tarihli yazılı beyanlarını dosyaya sundukları, dava konusu işlemde Emniyet Genel Müdürlüğünün ve MİT Müsteşarlığının vatandaşlığa alınma konusunda olumlu görüş bildirdikleri,

"iyi ahlak sahibi olmak" şartının sağlanmadığını ortaya koyan ve destekleyen hukuken kabul edilebilir delillerin bulunmadığı göz önünde tutulduğunda "iyi ahlak sahibi olmak" şartının bulunmadığından bahisle tesis edilen işlemde ve bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığından, söz konusu kararının onanmasına yönelik Daire kararında da hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

Buna nedenle, davacının karar düzeltme isteminin kabulüyle İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.

Danıştay 10. Daire, E. 2021/3445, K. 2022/2133, 18 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İnceleme Ve Gerekçe
  4. Maddi Olay
  5. İlgili Mevzuat
  6. Hukuki Değerlendirme
  7. (X) Karşı Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2021/3445
Karar No
2022/2133
Tarih
18 Nisan 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.2021/3445 K.2022/1823
  • Danıştay 7. Daire E.2021/3446 K.2022/1832
  • Danıştay 7. Daire E.2021/3447 K.2022/1824
  • Danıştay 7. Daire E.2021/3448 K.2022/1713
  • Danıştay 7. Daire E.2021/3449 K.2022/1707
  • Danıştay 7. Daire E.2021/3450 K.2022/1714

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.