İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2021/3596 K.2025/1132

2- ... VEKİLİ : Av. ...

Esas2021/3596Karar2025/1132Tarih25 Şubat 2025Okuma10 dk · 1.932 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/3596 E., 2025/1132 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
25 Şubat 2025
Esas No
2021/3596
Karar No
2025/1132
Temyiz eden (davacılar)
1- ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.932 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

2- ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) :... Üniversitesi Rektörlüğü VEKİLİ : Av. ...

DAVALI YANINDA MÜDAHİL :... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'in hamileliğinin 36. haftasında gebelik ve doğum şikayetleriyle başvurduğu Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesinde yapılan hatalı sevk ve tıbbi müdahaleler nedeniyle ölümüne sebep olunduğu, davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık eş... için 500,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, çocuk ... için 500,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; idarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için, ortada bir zararın bulunmasının yanında, bunun idareye yüklenebilen bir işlem veya eylemden doğması, başka bir deyişle, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabilmesi gerektiği, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının bulunmamasının, zararın idari faaliyetten doğmadığını göstereceği, dava konusu olaya ilişkin alınan Adli Tıp Kurumu raporları ve dava dosyasındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde,

Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesinde yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğu ve söz konusu sağlık hizmetini sağlık personeli aracılığı ile veren davalı idareye atfı kabil bir kusur bulunmadığının Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen bilirkişi raporuyla sabit olduğu, bu haliyle tazminat talebine esas alınan dava konusu olayda, idarece yürütülen hizmetle davacının tazminini istediği zarar arasında uygun ve kesin bir illiyet bağının kurulmasının mümkün olmadığı kanaatine varıldığından, davalı idarenin tazmin sorumluluğu şartlarının oluşmadığı,

dava konusu olayla ilgili olarak davalı idareye yüklenebilecek bir nedensellik bağının mevcut olmadığı, dolayısıyla davalı idarenin hizmet kusurundan ya da kusursuz sorumluluğundan bahsedilemeyeceğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, yakınlarının durumu dikkate alındığında, tıbbi ve teknik imkanlar bakımından oldukça donanımlı üniversite hastanesinden ilçede bulunan özel bir hastaneye sevkinin tıbbi işlem hatası olduğu, doğum sonrası gelişen olaylar neticesinde özel hastanedeki imkanların yeterli olmaması nedeni ile tekrar Celal Bayar Üniversitesi Hastanesine kaldırıldığı ve ölümünün bu hastanede gerçekleştiği, sevk işleminin zorunluluk durumunda uygulanması gereken bir işlem olduğu,

sevk edilmeyip hastanede gerekli tahlil ve tetkikler yapılarak erken müdahalede bulunulup yakınlarının hayatta kalmasının sağlanması mümkün iken müdahaleden kaçınılarak ve yenidoğan hekimine yazı ile danışılmadan sevk işleminin gerçekleştirildiği, idarenin hatalı sevk ve müdahale nedeni ile hizmet kusurunun olduğu ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare ve müdahil tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacılar yakını ...'in 06/08/2017 tarihinde doğum sancısı şikayetiyle Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesine başvurduğu, yapılan muayene ve tetkikleri sonrasında yenidoğan yoğun bakım ünitesinde yer olmadığı gerekçesiyle ...

Hastanesine sevk edildiği, burada sezaryen kararı alındığı, sezaryen ameliyatı sırasında plasenta inkreta tespit edildiği, subtotal histerektomi yapılarak aynı gün Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hastanesine sevk edildiği, burada tedavisi devam ederken 07/08/2017 tarihinde saat 15.05’de vefat ettiği davacılar tarafından yakınlarının vefat etmesinde idarenin hizmet kusurunun mevcut olduğu ileri sürülerek davalı idareye tazminat ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Olayda, davalı idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla Mahkemece bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 8. İhtisas Kurulunca düzenlenen ... tarih ve ... karar numaralı raporda, "kişiye gebelik sancısı şikayetiyle başvurduğu Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi’nde muayenesinin ve gerekli tetkiklerin yapılarak, yenidoğan yoğun bakım ünitesinde yer olmadığı gerekçesiyle sevk edildiği, 36 haftalık Prematüre(erken doğum) gebenin yenidoğan ünitesinde yer olmaması nedeniyle yapılan sevk işleminin tıp kurallarına uygun olduğu,

sevk edildiği ...Hastanesi’nde yapılan sezaryen işlemi sırasında plasenta akreata tespit edildiği, vakaya Kadın Doğum ve Üroloji branşlarından uzman doktorlar dahil edilerek müdahale edildiği, plasenta akreata tanısına yönelik yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğu, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildiği, burada ilgili takiplerinin, branşlara yönelik konsültasyonların ve tedavilerinin yapıldığı, yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğu, dolayısıyla tedavisine katılan sağlık çalışanlarının eylemlerinin tıp kurallarına uygun olduğu" yönünde görüş belirtilmiştir.

Olayla ilgili olarak Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ceza soruşturması aşamasında Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulundan alınan... tarih ve ... sayılı raporda, "1-Zamanında otopsi yapılarak dokulardaki makroskopik, histopatolojik ve toksikolojik araştırmaların yapılmamış olmakla birlikte, kişinin ölümünün Plasenta Inkreata bağlı gelişen kanama ve komplikasyonlan sonucu meydana gelmiş olduğu,

2-Gebenin Manisa ... hastanesinde yapılan rutin kontrollerinin uygun şekilde yapıldığı, sezaryen kararının uygun olduğu, plasenta inkreatanın ağır kanama ile seyir eden plasentanın bir yerleşme anamalisi olduğu, prenatal dönemde tespit edilemeyebileceği, tanının genellikle perinatal dönemde konabildiğinin tıbben bilindiği, mevcut durumda tanının öngörülemez, önlenemez bir klinik tablo olduğu ve plasenta inkreatada kanamaya bağlı anne ölümlerinin yüksek oranda olduğunun tıbben bilindiği dolayısı ile prenatal takibini yapan Dr. ... veya ... hastanesinde görevli diğer görevlilerin tıbbi uygulama hatası bulunmadığı" yönünde görüş belirtilmiştir.

İdare Mahkemesince anılan raporların hükme esas alınması suretiyle davanın reddine karar verilmiş olup, davacıların istinaf başvurusu da reddedilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.

Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.

Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 450. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun'un 447. maddesinin 2. fıkrası ile mevzuatta 1086 sayılı Kanun'a yapılan atıfların, 6100 sayılı Kanun'un bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, hakimin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği öngörülmüştür.

2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 1. maddesinde, adalet işlerinde bilirkişilik görevi yapmak üzere Adalet Bakanlığına bağlı Adli Tıp Kurumu kurulduğu. 2. maddesinde, Adli Tıp Kurumu'nun, mahkemeler ile hakimlikler ve savcılıklar tarafından gönderilen adli tıp ile ilgili konularda bilimsel ve teknik görüşlerini bildirmekle yükümlü olduğu.

15. maddesinde, Adli Tıp Üst Kurullarının, adli tıp ihtisas kurulları ve ihtisas daireleri tarafından verilip de mahkemeler, hâkimlikler ve savcılıklarca kapsamı itibarıyla yeterince kanaat verici nitelikte bulunmadığı, sebebi de belirtilmek suretiyle bildirilen işleri, adli tıp ihtisas kurullarınca oybirliğiyle karara bağlanamamış olan işleri, adli tıp ihtisas kurullarının verdiği rapor ve görüşleri arasında ortaya çıkan çelişkileri, adli tıp ihtisas kurulları ile ihtisas dairelerinin rapor ve görüşleri arasında ortaya çıkan çelişkileri,

adli tıp ihtisas kurulları ile Adli Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının heyet hâlinde verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan çelişkileri konu ile ilgili uzman üyelerin katılımıyla inceleyeceği ve kesin karara bağlayacağı düzenlenmiştir.

703 sayılı "Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname" ile anılan hükümler yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4 No.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 2.,3. ve 16. maddelerinde yukarıda yer verilen hükümler aynı şekilde yeniden getirilmiştir.

Öte yandan; manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır.

Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek şekilde makul ve hakkaniyete uygun bir miktar olarak belirlenmesi gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Kişilerin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının tıbbi ihmal nedeniyle ihlal edildiği iddiasıyla açılan tam yargı davalarında, hizmet kusurunun tespitine yönelik olarak ilk derece mahkemelerince yaptırılan bilirkişi incelemesinde, bilirkişinin somut tıbbi verileri kullanarak, sahip olduğu tıbbi bilgilerden hareketle her türlü şüpheden uzak, nesnel bir sonuca varması ve buna göre de somut gerekçelerle kanaat bildirmesi gerekmekte olup;

bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, hukuka uygun karar verebilmek için gerekli verilere ulaşmak olduğu göz önünde tutulduğunda, bilirkişilerin uyuşmazlık konusunda özel ve teknik bilgiye sahip olan kişiler arasından seçilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Buna ek olarak, bilirkişi veya bilirkişilerce düzenlenen raporda, sorulara verilen cevapların şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, rapor içeriğinin ise hükme esas alınabilecek nitelikte olması gerekmektedir.

İdare Mahkemesince hükme esas alınan ve yukarıda alıntısı yapılan Adli Tıp Kurumu raporunda sonuç itibarıyla dava konusu olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı belirtilmişse de; davacılar yakını ...'in hastaneye başvurduğunda plesanta anomalisinin teşhis edilip edilmediği, plasenta anomalisinin tanısı için gerekli tetkiklerin yapılıp yapılmadığı, muayenesinde ve tetkiklerinde plesanta anomalisi bulunup bulunmadığının gereği gibi araştırılıp araştırılmadığı,

bu tanı konulmuş olsaydı ve sezaryen ameliyatı Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesinde gerçekleştirilmiş olsaydı davacılar yakınının ölümünün önüne geçilip geçilemeyeceği, bebeğin yenidoğan küvoz ihtiyacı olduğu öngörülerek yenidoğan hekimine resmi yazı ile danışılmadan sözlü bilgi üzerine 3. Basamak Üniversite Hastanesinden daha alt basamak bir sağlık kuruluşuna sevkinin tıbbi kriterlere uygun olup olmadığı, 3. Basamak bir hastaneden yine 3. Basamak bir hastaneye sevk edilmesinin gerekip gerekmediği, 37 haftalık olarak doğan her bebeğin kuvöz ihtiyacı bulunması ihtimalinin ne olduğu,

davacılar yakını ...'in bebeğinin kuvöz ihtiyacı olabileceğini düşündürecek ne gibi bulgular olduğu, anne karnındaki bebeğin kilo, büyüklük, vb. bakımından ne durumda olduğu, bu durumdaki bir bebeğin kuvöz ihtiyacının olup olamayacağı, genel itibarıyla annenin takibinde ve tedavisinde hekim veya uygulama hatası, ihmal, dikkatsizlik veya acemilik gösterilip gösterilmediği hususlarında bir araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır.

Olayda hizmet kusuruna ilişkin değerlendirmenin tam ve eksiksiz olarak yapılabilmesi açısından belirtilen hususlar önem arz etmektedir. Hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda belirtilen hususların değerlendirilmediği ve davacıların iddialarına cevap verilmediği görülmektedir.

Bu itibarla, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde hükme esas alınan raporun yukarıda belirtilen hususları karşılamadığı açık olup, konuyla ilgili uzman hekimlerin katılımının sağlandığı Adli Tıp Üst Kurulundan tarafların iddialarının dikkate alındığı, yukarıda belirtilen hususların açık, anlaşılır şekilde cevaplandığı bir rapor alınarak davalı idarenin olayda bir hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve buna göre uyuşmazlığın çözülmesi gerekmektedir.

Bu durumda; uyuşmazlığın çözümü için yeterli olmayan bilirkişi raporlarına dayalı olarak eksik inceleme sonucu verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz istemlerinin KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 25/02/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2021/3596, K. 2025/1132, 25 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Yargılama Süreci
  4. Düşüncesi
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2021/3596
Karar No
2025/1132
Tarih
25 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2021/3629 K.2025/452
  • Danıştay 10. Daire E.2021/3654 K.2025/663
  • Danıştay 10. Daire E.2021/3658 K.2025/450
  • Danıştay 10. Daire E.2021/3662 K.2025/1186
  • Danıştay 10. Daire E.2021/3668 K.2025/1135
  • Danıştay 10. Daire E.2021/3680 K.2025/659

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.