İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2021/4227 K.2021/5563

2- ... VEKİLLERİ : Av. ...

Esas2021/4227Karar2021/5563Tarih16 Kasım 2021Okuma10 dk · 2.020 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/4227 E., 2021/5563 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
16 Kasım 2021
Esas No
2021/4227
Karar No
2021/5563
Temyiz eden (davalı)
... Genel Komutanlığı
Vekili
Av. ...
Temyiz eden (davacılar)
1- ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.020 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

2- ... VEKİLLERİ : Av. ...

İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN KONUSU

Davacılar tarafından, oğulları ...'in Uşak Güre Jandarma Karakolunda jandarma er olarak askerlik vazifesini ifa etmekte iken, 09/10/2012 tarihinde devriye görevi esnasında araçtan kendini atmak suretiyle yaralanması ve kaldırıldığı hastanede beyin kanaması nedeniyle vefat etmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle müteveffanın annesi davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatı olarak 155.808,05 TL (miktar artırımı yapılmak suretiyle) maddi ve 50.000,00 TL manevi, babası davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatı olarak 90.042,00 TL (miktar artırımı yapılmak suretiyle) maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacılar tarafından, maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle İçişleri Bakanlığı'na karşı açılan davada; davanın süre yönünden reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesi ... Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararına karşı davacılar tarafından yapılan bireysel başvuru sonucunda, ...

Mahkemesinin ... tarih ve Başvuru Numarası: ... sayılı kararıyla, yaşam hakkı kapsamında etkili soruşturma yükümlülüğünün ve adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ve ayrıca bu kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yetkili idari yargı merciine gönderilmesine karar verildiği, bunun ardından ...

İdare Mahkemesince yeniden yargılama yapılmak suretiyle verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine davacılardan ...'in 77.904,025 TL, ...'in ise 45.021,00 TL maddi tazminat istemlerinin kabulüne, toplamda 122.925,025 TL maddi tazminatın davalı idarece davacılara ödenmesine, anılan bedelin 10.000,00 TL'sinin (davacıların miktar artırım talebinden önceki maddi talepleri 10.000,00 TL olduğundan) 09/05/2014 tarihinden itibaren.

112.925,025 TL'sinin ise (davacıların miktar artırım talebinin davalı idereye tebliğ tarihi olan) 01/09/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, davacılara ayrı ayrı 15.000,00 TL, toplamda 30.000,00 TL manevi tazminatın 09/05/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat ve faiz istemlerinin reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince; İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmına yönelik davalı istinaf başvurusunun reddine, davacıların istinaf başvurusunun kısmen reddine, maddi tazminatın faiz başlangıcına ilişkin kısmı yönünden ise davacılar istinaf başvurusunun kabulüne, kararın, kabul edilen maddi tazminata kısmen miktar artırım dilekçesinin tebliğinden itibaren faiz uygulanmasına ilişkin kısmının kaldırılmasına, kabul edilmiş 122.925,025 TL maddi tazminatın tamamının idari başvuru tarihi olan 09/05/2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

1- Davalı idare tarafından; Davacıların yakınının kendi eylemi sonucu ölüm olayının meydana geldiği, bu sebeple olayda idarelerinin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, ayrıca manevi tazminata faiz işletilemeyeceği, öte yandan idareleri aleyhine harca hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

2- Davacılar tarafından; Müteveffanın kusuru olduğu gerekçesiyle ortak kusurlu gözetilip tazminattan indirim yapılmasının hak ve adalete uygun olmadığı, maddi ve manevi tazminat taleplerinin tamamının kabulüne karar verilmesi gerekirken bu taleplerin kısmen reddine karar verildiği, bu kısmen ret kararı uyarınca da davalı idare vekili lehine vekalet ücretine hükmedildiği, söz konusu vekalet ücretinin usul ve yasaya aykırı olduğu, hak arama hürriyetini engellediği ileri sürülerek kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca, karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, kabulüne karar verilen 112.925,025 TL tutarındaki maddi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi dışındaki kısımlar yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu yönlerden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Temyiz istemine konu kararın, kabulüne karar verilen 112.925,025 TL tutarındaki maddi tazminat tutarına idareye başvuru tarihi olan 09/05/2014 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi yönünden incelenmesi;

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.

Tam yargı davalarında istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesi, 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, "Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." hükmü;

aynı Kanun'un 5. maddesi ile de 2577 sayılı Kanun'a Geçici 7. madde olarak, "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır." hükmü eklenmiştir.

Faiz; en basit biçimiyle, idarenin tazmin borcu bağlamında; kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği;

bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi,

adli yargıda dava açılması halinde ise adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir.

2577 sayılı Kanun'da, tam yargı davalarında, dava dilekçesindeki miktarın artırımına olanak tanıyan düzenleme uyarınca, davanın kabul edilmesi halinde artırılan tazminat miktarı yönünden faize, idarenin temerrüde düştüğü tarih olan miktar artırımına ilişkin dilekçenin idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren hükmedilmelidir.

Bakılan davada, davacılar tarafından, bilirkişi raporu uyarınca, 27/07/2020 tarihinde ... İdare Mahkemesi kaydına giren dilekçe ile maddi tazminat miktarı davacı ... için 85.042,00 TL, diğer davacı ... için 150.808,05 TL artırılmış, bu dilekçe davalı idareye 01/09/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Dolayısıyla artırılan tazminat miktarının İdare Mahkemesince kabul edilen kısmı bakımından, idarenin temerrüde düştüğü tarih olan 01/09/2020 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği açıktır.

Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "kabul edilmiş 122.925,025 TL maddi tazminatın tamamının, idari başvuru tarihi olan 09/05/2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine," ibaresinin, "kabul edilmiş 122.925,025 TL maddi tazminatın 10.000,00-TL'sinin (davacıların miktar artırım talebinden önceki maddi talepleri 10.000,00-TL olduğundan) davalı idareye başvuru tarihi olan 09/05/2014 tarihinden itibaren; 112.925,025-TL'sinin ise, davacıların miktar artırım talebinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 01/09/2020 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin, miktar artırım dilekçesi ile artırılan maddi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden kabulüne, diğer temyiz istemleri ile davacıların temyiz istemlerinin reddine,

2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...

İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının, hüküm fıkrasında yer alan "kabul edilmiş 122.925,025 TL maddi tazminatın tamamının, idari başvuru tarihi olan 09/05/2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine," ibaresinin, "kabul edilmiş 122.925,025 TL maddi tazminatın 10.000,00 TL'sinin (davacıların miktar artırım talebinden önceki maddi talepleri 10.000,00 TL olduğundan) davalı idareye başvuru tarihi olan 09/05/2014 tarihinden itibaren.

112.925,025 TL'sinin ise, davacıların miktar artırım talebinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 01/09/2020 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine" şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu düzeltilerek onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, artan posta ücretinin istemi halinde davalı idareye iadesine, 16/11/2021 tarihinde yasal faizin başlangıç tarihi yönünden oy çokluğuyla, diğer temyiz istemleri yönünden oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına,

ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir.

Dava şartı olan ön karar için idareye yapılan başvuruda ihlal edilen hakkın yerine getirilmesinin istenilmesi esas olup, idare ile işin esasında ihtilafa düşüldükten, başka bir ifadeyle idare tazminat istemi karşısında direnmeye (temerrüde) düşürüldükten sonra davacının tazminat miktarını dava açarken serbestçe tayinine hukuki bir engel bulunmamaktadır. Nitekim Danıştay’ın yerleşik içtihatları da bu doğrultudadır.

AİHM tarafından, devletin sorumluluğuna ilişkin tam yargı davalarında talep edilen tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması durumunda, davacıya talep edilen miktarı arttırma hakkı verilmemesinin adil yargılanma hakkının ihlali olarak kabul edilmesi nedeniyle istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile,

“Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de, 2577 sayılı Kanuna Geçici 7. madde olarak, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.

Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.

Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının ıslah suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.

Bu itibarla; olayda, davacılara ödenecek maddi tazminatın yasal faiz başlangıcının, miktar artırımına ilişkin dilekçe ile artırılan tazminat miktarı yönünden de, davalı idareye başvuru tarihi olan 09/05/2014 tarihi olduğu, dolayısıyla bölge idare mahkemesi kararında bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmadığı, kararın bu kısmının da onanması gerektiği oyuyla düzelterek onama yönündeki Daire kararına bu yönden katılmıyorum.

(XX)-KARŞI OY

Temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan miktar artırım dilekçesi ile artırılan tazminat miktarı yönünden, miktar artırım dilekçesinin idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, söz konusu kısımlar yönünden de idareye başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Bu husus, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, "yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık" kapsamında olmayan;

anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" teşkil ettiğinden, Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmı hukuka aykırı olduğundan, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına bu yönden katılmıyorum.

Danıştay 10. Daire, E. 2021/4227, K. 2021/5563, 16 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davanın Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenlerin İddiaları
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. (X)-karşı Oy
  10. (Xx)-karşı Oy
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2021/4227
Karar No
2021/5563
Tarih
16 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.2021/4235 K.2021/3930
  • Danıştay 9. Daire E.2021/4239 K.2021/5739
  • Danıştay 9. Daire E.2021/4242 K.2021/5206
  • Danıştay 12. Daire E.2021/4244 K.2021/5730
  • Danıştay 7. Daire E.2021/4245 K.2021/4496
  • Danıştay 9. Daire E.2021/4267 K.2021/5741

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.