KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/5040 E., 2021/3909 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 19 Ağustos 2021
- Esas No
- 2021/5040
- Karar No
- 2021/3909
- Davacı
- …
- Davalı
- … Kurumu / …
- Davanın_özeti
- 10/08/2021 tarih ve 31564 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6., 9. ve 12. maddelerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir.
- Danıştay tetkik hâkimi
- …
- Düşüncesi
- 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
Karar Metni
591 kelime·3 dk okuma
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 87. maddesi uyarınca karar veren Danıştay Nöbetçi Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hâkiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı, dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı.
5. maddesinde, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği, 15. maddesinin 1/(d) bendinde ise 3. ve 5. maddeye uygun olmayan dava dilekçesinin otuz gün içinde yeniden dava açılmak üzere reddedileceği hükmüne yer verilmiştir.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçede 17/08/2007 tarih ve 26616 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te bazı değişiklikler yapan, 10/08/2021 tarih ve 31564 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6., 9. ve 12. maddelerinin iptali ve yürütmesinin durdurulmasının istenildiği, bu maddeler ile ana Yönetmelik'in birçok maddesinde, fıkrasında, bendinde veya ibaresinde değişiklik meydana geldiği,
davacı tarafından 10/08/2021 tarih ve 31564 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'in anılan maddeleri bakımından belirli hukuka aykırılık iddialarında bulunulduğu; ancak bu maddelerin tamamının iptalinin ve yürütmesinin durdurulmasının istenildiği, isteme konu maddelerin içeriğinde bahsi geçen 17/08/2007 tarih ve 26616 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ana Yönetmelik'in hangi kısmının (madde, fıkra, bent, ibare vs.) davaya konu olduğunun açıkça ifade edilmediği anlaşılmaktadır.
Buna göre, tam olarak hangi hükmün iptalinin istenildiğinin açıkça anlaşılamadığı, istemlerin tereddüte yer bırakılmayacak şekilde dilekçede ifade edilmediği görülmektedir. Bu hâli ile dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun biçimde düzenlenmediği sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından, dava konusu Yönetmelik ile yapılan değişiklik sonucu 17/08/2007 tarih ve 26616 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in hangi maddesinin, fıkrasının, bendinin veya ibaresinin iptalinin istenildiğinin açıkça ifade edilmesi, iptali istenilen hükümler yönünden tek tek hukuka aykırılık sebeplerinin belirtilmesi ve menfaatinin ne şekilde etkilendiğinin açıklanması, davanın belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle açılması gerekmektedir.
Danıştay 10. Daire, E. 2021/5040, K. 2021/3909, 19 Ağustos 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama