KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/505 E., 2025/3371 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2025
- Esas No
- 2021/505
- Karar No
- 2025/3371
- Temyiz eden (davalı)
- ... Genel Müdürlüğü / ...
- Vekili
- Av. ...
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
734 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
İstemlerin_konusu
Davacı tarafından, 28/09/2009 tarihinde, Çubuk Devlet Hastanesinde polis memurunun kendisini iteklemesi sonucu yaralandığından bahisle olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek, uğradığı iddia edilen zararlarına karşılık 75.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 175.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda,... İdare Mahkemesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 13/04/2015 tarih ve E:2013/7304, K:2015/1740 sayılı usule ilişkin bozma kararına uyularak, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; hükmedilen tazminatlara olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, nispi karar harcından mahsup edilen 597,75 TL'lik kısmın yargılama giderlerine hükmedilirken dikkate alınmadığı, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, polis memurlarının görevlerinin gereğini yerine getirdiği, yapılan disiplin soruşturmasında polis memurları hakkında ceza tayinine mahal olmadığına karar verildiği, hizmet kusurunun bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
A) Temyize konu İdare Mahkemesi kararının maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmının incelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan; davacı tarafından nispi karar harcından mahsup edilen 597,75 TL'lik kısmın yargılama giderlerine hükmedilirken dikkate alınmadığı, iadesi gereken yargılama giderine eksik hükmedildiği iddia edilmişse de; İdare Mahkemesi kararında davacı tarafından ödenen 597,75 TL'nin de içinde olduğu 2.989,02 TL nispi karar harcının davalı idareden alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm kurulduğu anlaşıldığından davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir.
B) Temyize konu İdare Mahkemesi kararının kabul edilen maddi ve manevi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden incelenmesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 49. maddesinin 2. fıkrasında, Danıştayın temyiz incelemesi sonunda karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına,
ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştayın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Uyuşmazlıkta; davacı tarafından idareye başvurulmadan 08/02/02013 tarihinde dava açıldığı, İdare Mahkemesince 14/02/2013 tarihinde merciine tevdi kararı verildiği, kararın 27/02/2013 tarihinde tebliğ edildiği, dolayısıyla davalı idare davacının talebinden bu tarihte haberdar olduğundan 27/02/2013 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekmekte olup, İdare Mahkemesince kabul edilen maddi ve manevi tazminata davanın açıldığı tarih olan 08/02/2013 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu durumda, temyizen incelenen İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "...23.756,80 TL'lik kısmının 08/02/2013 (... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dava dosyasının açıldığı) tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazmini talebinin kabulüne, ... 20.000,00 TL'ye ilişkin kısmının 08/02/2013 (... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dava dosyasının açıldığı) tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazmini talebinin kabulüne," ibarelerinin "...23.756,80 TL'lik kısmının 27/02/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazmini talebinin kabulüne, ...20.000,00 TL'ye ilişkin kısmının 27/02/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazmini talebinin kabulüne," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Danıştay 10. Daire, E. 2021/505, K. 2025/3371, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama