İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2021/6304 K.2025/1632

2- Kendi adına asaleten çocukları ..., ..., ...ve ... adına velayeten ... VEKİLİ : Av. ...

Esas2021/6304Karar2025/1632Tarih17 Mart 2025Okuma10 dk · 1.922 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/6304 E., 2025/1632 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
17 Mart 2025
Esas No
2021/6304
Karar No
2025/1632
Temyiz eden (davacılar)
1- ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.922 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

2- Kendi adına asaleten çocukları ..., ..., ...ve ... adına velayeten ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları Gurbet Bozkurt'un 30/07/2018 tarihinde Özel Bağlar Hastanesinde gerçekleşen doğumdan sonra göğüs ve sırt ağlarının artması üzerine 07/08/2018 tarihinde götürüldüğü Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde teşhis ve tedavisinin kusurlu şekilde yürütülmesi neticesinde vefat etmesinde, davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık her biri için 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 606.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; maddi tazminat istemi yönünden, idarelerin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için ilgililerin zarara uğramasına neden olan idari işlem veya eylemin ya bir hizmet kusuru oluşturması ya da kusursuz sorumluluk esasının uygulanmasına elverişli nitelikte olması gerektiği, zarar gören kişinin sunulan hizmetten yararlanan konumunda olması ve hizmetin tabiatı itibarıyla bünyesinde risk taşıması durumunda oluşan zararın tazmininin ancak idarenin ağır hizmet kusurunun varlığı halinde söz konusu olabileceği dikkate alındığında,

sağlık personelleri ile idareye atfedilebilecek herhangi bir tıbbi uygulama hatasının bulunmadığı, müteveffanın 07/08/2018 tarihi saat 19.30 sıralarında Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldükten sonra perfüzyonist bulunmaması nedeniyle ameliyatın ertesi sabah yapılmasının ölümün meydana gelmesinde etkisinin bulunmadığı anlaşıldığından ve zararın oluşumunda davalı idarenin hizmet kusurundan söz edilemeyeceğinden davacı tarafından uğradığı öne sürülen maddi zararın tazminine yönelik isteminin reddi gerektiği, manevi tazminat istemi yönünden;

müteveffanın 07/08/2018 tarihi saat 19.30 sıralarında Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldükten sonra perfüzyonist bulunmaması nedeniyle ameliyatın sabah vakti yapıldığı ve bu süreçteki olaylarla ilgili olarak davacıların maddi gerçeğe tam olarak hiçbir zaman ulaşamayacağı ve ömür boyu bu hususta kuşku duyacak olması karşısında, sağlık hizmeti sunumundaki bu eksikliklerin sonuca doğrudan etkisi olmamakla birlikte davacıdaki elem ve ızdırabı arttıracağı açık olduğundan, davacıda oluşan elem ve ızdırabı giderecek ölçüde,

öte yandan da sebepsiz zenginleşmeye de yol açmayacak şekilde olmak üzere olayın oluş şekli ve zararın derecesi ve niteliği dikkate alınarak, yaşanılan elem ve üzüntünün hafifletilebilmesi amacıyla davacılardan ... için 25.000,00 TL manevi,... için 25.000,00 TL manevi, ... için 25.000,00 TL manevi, ... için 25.000,00 TL manevi, ... için 25.000,00 TL manevi, ... için 25.000,00 TL manevi olmak üzere toplamda 150.000,00 TL manevi tazminatın davacıların idareye başvurduğu 07/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesi,

manevi tazminat talebinin fazlaya ilişkin kısmının ise reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...

İdari Dava Dairesince; idarelerin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için ilgililerin zarara uğramasına neden olan idari işlem veya eylemin ya bir hizmet kusuru oluşturması ya da kusursuz sorumluluk esasının uygulanmasına elverişli nitelikte olması gerekmekte olup, zarar gören kişinin sunulan hizmetten yararlanan konumunda olması ve hizmetin tabiatı itibariyle bünyesinde risk taşıması durumunda oluşan zararın tazmininin ancak idarenin ağır hizmet kusurunun varlığı halinde söz konusu olabileceği dikkate alındığında, sağlık personelleri ile idareye atfedilebilecek herhangi bir tıbbi uygulama hatasının bulunmadığı,

müteveffanın 07/08/2018 tarihi saat 19.30 sıralarında Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldükten sonra perfüzyonist bulunmaması nedeniyle ameliyatın ertesi sabah yapılmasının ölümün meydana gelmesinde etkisinin bulunmadığı ve zararın oluşumunda davalı idarenin hizmet kusurundan bahsedilemeyeceği açık olduğundan davacıların manevi tazminata ilişkin taleplerinin reddi gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının manevi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, dava konusu olayda idarenin bir eksikliği ve aksaklığı olduğunun açık olduğu, her geçen saatin yakınları için hayati önem arz ettiği bir durumda hastanede bulunması gereken ameliyat teçhizatından sorumlu ekibin olmayışı nedeniyle ameliyatın yapılamadığı, yakınlarının hastaneye girişinden 15 saat sonra ameliyata alındığı, Adli Tıp Kurumu raporunda dava konusu edilen iddialara ilişkin hiçbir açıklama yapılmadığı, raporda yazılanlar ile kanaat getirilen tespitler arasında çelişki mevcut olduğu, bu çelişkilerin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp Üst Kuruluna gönderilmesi gerektiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...

DÜŞÜNCESİ

Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

A) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Maddi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacılar tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Manevi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacılar yakını Gurbet Bozkurt'un 30/07/2018 tarihinde ...

Hastanesinde doğum yaptığı, doğumdan sonra göğüs ve sırt ağlarının artması nedeniyle 07/08/2018 günü saat 19.30 sıralarında Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldüğü, yapılan tetkik ve muayenelerinin ardından aort disseksiyonu tanısı konulduktan sonra hastaya acil ameliyat düşünüldüğü ancak gece yarısı nöbetçi perfüzyonistlere ulaşılamaması nedeniyle başka bir merkeze sevkine karar verildiği, ancak 112 Komuta Kontrol Merkezi ile yapılan görüşmede uygun merkez bulunamaması üzerine yoğun bakım ünitesine yatırıldığı ve takibe başlandığı,

ertesi gün 08/08/2018 tarihinde saat 08.00 sıralarında perfüzyonistlerin gelmesi ve cerrahi ekibin kararıyla ameliyata alındığı, ameliyat esnasında vefat ettiği, davacılar tarafından olayda idarenin hizmet kusurunun mevcut olduğu ileri sürülerek davalı idareye tazminat ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Olayla ilgili bilirkişiliğine başvurulan İstanbul Üniversitesi (Cerrahpaşa) Adli Tıp ve Adli Bilimler Enstitüsü Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen... tarih ve ... sayılı raporda; ".. hastaya ve yakınlarına ameliyat öncesinde onam formunun imzalatıldığı, bu ameliyatlarda zamanlamanın çok önemli olduğu, saatler sürecek yüksek konsantrasyon gerektiren bu ameliyat için sabah saatlarini beklemenin zaman zaman başvurulan yöntem olduğu, sabah saat 03.00 sıralarında başlayan bir ameliyat ile 08.00'de başlayan bir akut aort diseksiyonu ameliyatı arasında başarı ve netice açısından son derece fark olabildiği,

bu hastalıkta hastanın 4 sebep nedeniyle ameliyat öncesinde kaybedilebildiği, beklemekle oluşabilecek bu 4 sebep olmadığı takdirde ameliyatta şayet geç başlamış ve hasta kaybedilmiş ise beklemekle olmayan sebeple hasta kaybedilebileceği, nitekim hastanında ameliyatta kaybedilme sebebinin bu 4 sebepten biri olmadığı, vücudun tüm kanının aktığı damarın değiştirilmesi sonucunda değiştirilen suni damar ile hastanın kendi damarının birleştiği yerde oluşan kanama nedeniyle olduğu, bu durumun hastalığın oluştuğu an meydana gelen bir zayıflama olduğu, beklemek, gece yarısı yerine sabah ameliyata almak ile değişme göstermediği,

bu nedenle hastanın gece yarısı değil de sabah ameliyata alınmasının hastanın kaybedilmesinde olumsuz etkisinin olmadığı, yapılan tüm tıbbi müdahalenin tıp tekniğine uygun olarak yapıldığı, yapılan tıbbi müdahalenin tıbbın kabul ettiği normal risk ve komplikasyonlar çerçevesinde gerçekleştiği, yapılan tıbbi müdahalede uygulama hatası olmadığı, hastanede gece yarısından sabaha kadar perfüzyonist bulunmamasının büyük bir tıbbi eksiklik olduğu ancak bu durumun ameliyatta müteveffanın kaybedilmesine etkisinin olmadığı, herhangi bir ilişki bulunmadığı,

kişinin tedavi gördüğü sağlık kuruluşlarında yapılan müdahalelerde tıbbi standartlardan sapma olarak nitelendirilebilecek bir tıbbi uygulama hatası tespit edilemediği, müteveffanın 07/08/2018 tarihi saat 19.30 sıralarında Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldükten sonra perfüzyonist bulunmaması nedeniyle ameliyatın ertesi sabah yapılmasının ölümün meydana gelmesinde etkisinin bulunmadığı..." yolunda görüş bildirilmiştir.

Mahkemece, anılan rapor doğrultusunda yukarıda özetlenen gerekçeyle maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup, Bölge İdare Mahkemesince, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetimi yapılacağından, mahkemece, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.

Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.

Öte yandan, manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır.

Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar.

Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli ve idari faaliyetin niteliği gözetilerek hakkaniyetli olması ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Manevi tazminat; malvarlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracıdır. Başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı, manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu hale getirmektedir. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar.

Dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesince davacıların yakınlarının vefat etmesi nedeniyle duyduğu acı, üzüntü ve ruhsal sıkıntılarının kısmen de olsa dindirilmesi gerektiği sebebiyle duyulan elem ve ızdıraba karşılık davacıların her biri için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, davalı idarenin istinaf başvurusu üzerine İdare Mahkemesi kararının anılan kısmı kaldırılarak Bölge İdare Mahkemesince davacıların manevi tazminat istemlerinin reddine karar verildiği görülmektedir.

Yukarıda yer verilen açıklamalar ile müteveffanın 07/08/2018 tarihi saat 19.30 sıralarında Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldükten sonra perfüzyonist bulunmaması nedeniyle ameliyatın sabah vakti yapıldığı ve bu süreçteki olaylarla ilgili olarak davacıların maddi gerçeğe tam olarak hiçbir zaman ulaşamayacağı ve ömür boyu bu hususta kuşku duyacak olması karşısında, dava konusu olayın oluş şekli, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırap dikkate alındığında davacıların manevi zararının karşılığı olarak İdare Mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarının uygun olduğu sonucuna varıldığından; Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz istemlerinin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının maddi tazminata yönelik kısmının ONANMASINA, manevi tazminata yönelik kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 17/03/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2021/6304, K. 2025/1632, 17 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Yargılama Süreci
  4. Düşüncesi
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2021/6304
Karar No
2025/1632
Tarih
17 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2021/6315 K.2025/1677
  • Danıştay 12. Daire E.2021/6345 K.2025/1035
  • Danıştay 10. Daire E.2021/6361 K.2025/1760
  • Danıştay 12. Daire E.2021/6382 K.2025/1036
  • Danıştay 6. Daire E.2021/6404 K.2025/1204
  • Danıştay 10. Daire E.2021/6404 K.2025/1488

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.