KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/7421 E., 2023/9074 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2023
- Esas No
- 2021/7421
- Karar No
- 2023/9074
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı / ...
- Vekili
- 1. Huk. Müş. Yrd. V. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
543 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
İstemin_konusu
Ailesi 1989 yılındaki zorunlu göç ile Bulgaristan'dan Türkiye'ye geldikten sonra Türkiye'de doğan ve daha sonra ailesiyle Bulgaristan'a dönen davacı tarafından, ailesinin 2510 sayılı İskan Kanunu'na göre Türk vatandaşlığına alınması nedeniyle Türk vatandaşlığına ilişkin kazanılmış hakkının olduğu ileri sürülerek bu dosyanın yeniden işleme konulup vatandaşlığa alınması ya da 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 4.,
7. veya 12. madde hükümleri uyarınca vatandaşlığa alınması ve yapılması gerekli işlemlerin tarafına bildirilmesi istemleriyle yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, ...İdare Mahkemesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 30/03/2017 tarih ve E:2013/1522, K:2017/1766 sayılı bozma kararına uyularak davanın kısmen incelenmeksizin reddi, kısmen dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın davalı idare tarafından iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu olayda davacının 16/09/1989 tarihinde Samsun'da doğduğuna dair doğum belgesi bulunmakla birlikte, sadece Türkiye'de doğmuş olmasının (Mülga) 403 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca Türk vatandaşlığını kazanması için yeterli olmadığı, aynı zamanda anne ve babasından dolayı Bulgaristan vatandaşlığını kazanamaması koşulunun da bulunmasının zorunlu olduğu, davacının Bulgaristan vatandaşlığının bulunduğunu ispata yarayan belgelerin varlığı karşısında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılığın bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, doğduğunda anne ve babasının vatandaşlık durumunun belirsiz olması nedeniyle doğumla Türk vatandaşlığını kazandığı, aksi düşünülse bile anne ve babasının kendisinin doğumundan sonra Türk vatandaşı olmasıyla onlara bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazandığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın iptale ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuran bir yabancının, Kanun'da belirlenen şartların varlığı halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığına alınabileceği anlaşılmakla birlikte; vatandaşlığın bir bireye verilmesi egemenlik hakkıyla doğrudan ilgili olduğundan, aranan şartları taşımış olmanın vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak kazandırmayacağı açıktır.
Bu durumda, vatandaşlık vermek Devletin hükümranlık hakkı olduğundan, Türk vatandaşlığını kazanma istemiyle başvuruda bulunan bir yabancı hakkında Kanun'da belirtilen şartları taşısa dahi Devlet tarafından hükümranlık hakkı kullanılarak vatandaşlık verilmeyebilir.
Bu haliyle hükümranlık yetkisi dahilinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, İdare Mahkemesi kararının temyize konu dava konusu işlemin kısmen iptaline yönelik kısmına ilişkin olarak davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile kararın bu kısmının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 10. Daire, E. 2021/7421, K. 2023/9074, 27 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama