İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2022/1137 K.2022/6627

2- … VEKİLLERİ : Av. …

Esas2022/1137Karar2022/6627Tarih28 Aralık 2022Okuma10 dk · 1.982 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/1137 E., 2022/6627 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
28 Aralık 2022
Esas No
2022/1137
Karar No
2022/6627
Temyiz eden (davacılar)
1- …
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.982 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

2- … VEKİLLERİ : Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA

VEKİLLERİ

1. Huk. Müş. Yrd. V. …

İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacılar tarafından, davacı ...'in 25/09/2015 tarihinde, Şırnak ili, Beytüşşebap ilçesi, ... köyü ... Mezrasında bulunan evlerinin önünde meydana gelen patlama sonucu yaralanması sebebiyle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık ... için 5.000,00 TL (miktar artırımı ile 150.582,92 TL) maddi, 150.000,00 TL manevi ve anne ... için 20.000,00 TL (miktar artırımı ile 40.000,00 TL) manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı ...'in yaralanmasına ilişkin olayın kim ya da kimler tarafından yahut hangi amaçla gerçekleştirildiğinin tespit edilemediği, meydana gelen zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağı kurulmasına esas olabilecek somut bulgulara, dolayısıyla idareye atfedilebilecek hizmet kusuruna rastlanılmadığı, bununla birlikte bölgedeki terör olayları ile sürdürülen operasyonel faaliyetler esnasında meydana gelen olayın, terör eylemi veya terörle mücadele faaliyeti neticesinde oluştuğu anlaşıldığından,

davacıların uğradığı maddi ve manevi zararların "sosyal risk" ilkesi kapsamında karşılanması gerektiği; davacı ...'in maddi tazminat istemi yönünden, Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu'nun 11/01/2019 tarihli raporunda, adı geçen davacının %17 oranında meslekte kazanma gücünden sürekli kaybetmiş sayılacağının, geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği,

davacının geçici ve sürekli işgücü kaybı tazminatının hesaplanmasına ilişkin 09/05/2019 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu gerekçesiyle anılan bilirkişi raporu uyarınca davacı ...'in maddi tazminat isteminin kabulü ile 150.582,92 TL maddi tazminatın 5.000,00 TL'lik kısmının davalı idareye başvuru tarihi olan 23/11/2015 tarihinden itibaren, 145.582,92 TL'lik kısmının ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarih olan 17/06/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine;

manevi tazminat istemleri yönünden, davacıların duyduğu elem ve ızdırabın bir nebze dindirilmesi amacıyla davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davacılardan ... için 40.000,00 TL, anne ... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 23/11/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Tarafların karşılıklı istinaf istemlerini inceleyen. Bölge İdare Mahkemesi ...

İdari Dava Dairesince; uyuşmazlık konusu olayın, kim ya da kimler tarafından yahut hangi amaçla gerçekleştirildiğinin tespit edilemediği, meydana gelen zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağı kurulmasına esas olabilecek somut bulgulara, dolayısıyla idareye atfedilebilecek hizmet kusuruna rastlanılmadığı, bununla birlikte oluş şekli, gelişimi ve niteliği dikkate alınarak, olayın o tarihlerde yörede yaşanan yaygın ve yoğun terör olaylarının bir sonucu olduğu anlaşıldığından,

uyuşmazlığın maddi tazminat istemine ilişkin kısmının sosyal riskin terör olayları için yasalaşmış hali kabul edilen 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan tanım ve sınırlandırılmalar çerçevesinde, manevi tazminat istemine ilişkin kısmının ise genel hükümler kapsamında sosyal risk ilkesi uyarınca karara bağlanması gerektiği;

manevi tazminat istemleri yönünden, olayın etkisi, niteliği, davacı ...'in maluliyet oranı değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesinin hükmettiği manevi tazminatın yüksek olduğu gerekçesiyle manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin davacıların istinaf başvurusunun reddine, davacı ... için 20.000,00 TL, oğlunun yaralanması nedeniyle anne ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 23/11/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine;

davacı ...'in maddi tazminat istemi yönünden, bakılan dava genel hükümler kapsamında açılmış olsa da, hükmedilecek tazminat tutarının sosyal risk ilkesinin kanunlaşmış hali olarak kabul edilen 5233 sayılı Kanun ile öngörülen tanım ve sınırlandırmalar çerçevesinde hesaplanması gerektiği, ilgili mevzuat ile Danıştay ve Anayasa Mahkemesi'nin içtihatları gereğince başvurunun zımnen reddedildiği son işlem tarihi olan 2016 yılı için öngörülen gösterge ve katsayı üzerinden maddi zararın hesaplanması gerektiği,

bu doğrultuda hesap cetveline göre davacının yaralanmadan kaynaklı % 17 oranındaki maluliyet durumuna denk gelen maddi zararının 4.973,75 TL olduğu gerekçesiyle davacının maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 4.973,75 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 23/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı ...'e ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, dava konusu olayın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusuru bulunduğu, miktar artırımı ile artırılan tazminata da başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, hükmedilen manevi tazminatın makul miktarda olmadığı, vekalet ücretinin ve harcın taraflarına yükletilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, manevi zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir. Davalı idare tarafından, temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Şırnak İli, Beytüşşebap İlçesi, ... Köyü, ... Mevkiinde, terör olaylarının yoğun yaşandığı dönemde, kurban bayramının ikinci günü olan 25/09/2015 tarihinde, davacılardan ...'in babasına ait evin önünde oturduğu sırada evin yakınlarına nereden geldiği ve cinsi belli olmayan patlayıcı maddenin düşerek patlaması sonucunda davacı ...'in yaralandığı ve aynı aileden 3 kişinin hayatını kaybettiği, olaya ilişkin yürütülen adli soruşturma sonucunda, … Cumhuriyet Başsavcılığının … tarih ve Soruşturma No:… sayılı kararıyla, faillerin bulunamaması nedeniyle daimi arama kararı verildiği, dava konusu olay sebebiyle davacılardan ...'in yaralanması nedeniyle uğranılan zararların tazmini istemiyle 23/11/2015 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

17/07/2004 tarihinde kabul edilip, 27/07/2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un, olay tarihinde yürürlükte olan halleriyle 1. maddesinde, ''Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.''.

2. maddesinin 1. fıkrasında, ''Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar.''.

9. maddesinde, ''Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın; a) Yaralananlara altı katı tutarını geçmemek üzere yaralanma derecesine göre, b) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından üçüncü derece olarak tespit edilenlere dört katından yirmidört katı tutarına kadar,c) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından ikinci derece olarak tespit edilenlere yirmibeş katından kırksekiz katı tutarına kadar, d) Çalışma gücü kaybı,

yetkili sağlık kuruluşları tarafından birinci derece olarak tespit edilenlere kırkdokuz katından yetmişiki katı tutarına kadar,e) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır. Nakdî ödemenin tespitine esas tutulacak miktar, ödeme yapılmasına ilişkin valinin veya Bakanın onayı tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamları esas alınarak belirlenir.

Birinci fıkranın (e) bendine göre belirlenen nakdî ödemenin mirasçılara intikalinde 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun mirasa ilişkin hükümleri uygulanır. Bakanlar Kurulu, nakdî ödemeye esas tutulan gösterge rakamını yüzde otuza kadar artırmaya veya kanunî sınıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu Kanun kapsamındaki zararlardan dolayı, zarar gören kişilere gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri tarafından yapılan ödemeler sebebiyle Devlete rücu edilemez.

Nakdî ödemenin şekli, tutarı, yaralanma ve engellilik derecelerinin tespitine ilişkin esas ve usuller yönetmelikle belirlenir.'' hükümleri. Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin "Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hallerinde yapılacak ödemeler" başlıklı 21. maddesinde de, "Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın;

a) Yaralananlara, altı katı tutarını geçmemek üzere, onda birinin doktor veya sağlık kurulu raporu ile belirlenen iş ve güce engel olma süresi ile çarpımı sonucunda belirlenecek tutarda, b) Çalışma gücü kaybı derece ve oranları için ekli cetvelde (EK-D) belirlenen katı tutarında, c) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır." kuralı bulunmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

A-)Temyize konu kararın, maddi tazminatın kısmen kabulüne ilişkin kısmı ile manevi tazminata ilişkin kısmının incelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, maddi tazminatın kısmen kabulüne ilişkin kısmı ile manevi tazminata ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B-) Temyize konu kararın, maddi tazminatın kısmen reddine ilişkin kısmının incelenmesi:

Davacının maddi zarar miktarının, 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesine göre hesaplanması gerektiği kuşkusuzdur.

Bölge İdare Mahkemesi tarafından, 5233 sayılı Kanun'a göre yapılan maddi zarar hesabında, davacının ilgili Yönetmeliğin 21. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine göre sürekli iş göremezlik zararı hesaplanmış olup, (a) bendi uyarınca geçici iş göremezlik zararı hesaplanmamıştır.

Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi, çalışma gücü kaybı olmaksızın yaralananların uğradığı zarar ile çalışma gücünü sürekli olacak şekilde kaybedenlerin sakatlıklarının kalıcı hale geldiğinin anlaşılmasından önce tedavi ve iyileşme süreci içerisinde iş ve güce engel olma (geçici iş göremezlik) nedeniyle oluşan zararlarının tazminini kapsamakta; aynı Yönetmeliğin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, çalışma gücünü sürekli olarak kaybeden, başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik (tedavi ve iyileşme) süresinden sonra kalıcı olarak sakatlandığı anlaşılan kişilerin yaşamları boyunca bedensel güç kaybı (sürekli iş göremezlik) nedeniyle uğradıkları zararların tazmini düzenlenmektedir.

5233 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği'nin 21. maddesinde, (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın, geçici iş göremezlik halinde, onda birinin doktor veya sağlık kurulu raporu ile belirlenen iş ve güce engel olma süresi ile çarpımı sonucu hesaplanacak tutarda (6 katını geçmemek kaydıyla), sürekli iş göremezlik (çalışma gücü kaybı) halinde ise, yetkili sağlık kuruluşunca tespit edilen iş gücü kaybı derecesine göre Yönetmeliğe ekli Ek-D cetvelde karşılık gelen katı ile çarpımı sonucu hesaplanacak tutarda nakdi ödeme yapılacağı; söz konusu hesaplamalarda ödemeye ilişkin valinin veya bakanın onayı tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamlarının esas alınacağı kurala bağlanmıştır.

Elazığ İdare Mahkemesinin, 5233 sayılı Kanun'un bazı madde ve ibarelerinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle yaptığı başvuru üzerine Anayasa Mahkemesince verilen 25/06/2009 tarih ve E:2006/79, K:2009/97 sayılı kararda; "Gösterge ve katsayı rakamlarının her yıl artış göstermesi nedeniyle, son işlem tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamlarının esas alınmasının, tazminat alacaklısının lehine bir uygulama olduğu açıktır." tespit ve gerekçesine yer verilmiş olup, bu husus Dairemiz kararlarında da benimsenmiştir.

Buna göre, Zarar Tespit Komisyonu tarafından hesaplanan tazminatlarda, miktarın hak sahibi tarafından kabul edilmeyip uyuşmazlık tutanağı imzalanarak dava açılması halinde Mahkemece yapılacak hesaplarda son işlem tarihi olarak uyuşmazlık tutanağı tarihinin esas alınması gerekmektedir.

Bakılan uyuşmazlıkta ise, davacılar tarafından, 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında İçişleri Bakanlığına yapılan başvuru üzerine tazminat davası açıldığından, son işlem olarak İçişleri Bakanlığının zımni ret şeklindeki ön kararının dikkate alınması gerekmektedir. Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince 5233 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliğine göre yapılacak geçici iş göremezlik zararı hesabında sürekli iş göremezlik zararı hesabında olduğu gibi, İçişleri Bakanlığının ön karar tarihindeki memur aylık katsayısının esas alınması adil ve hakkaniyete uygun olacaktır.

Davacının geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik (iş gücü kaybı) oranını tespit eden dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 16/01/2019 tarihli raporunda, iyileşme (iş göremezlik / iş ve güçten kalma) süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Bununla birlikte, yukarıda aktarılan mevzuat gereğince davacının geçici iş göremezlik zararı en fazla 60 güne kadar (6 katını geçemeyeceğinden) tazmin edilebilmektedir.

Buna göre; Bölge İdare Mahkemesince davacının geçici iş göremezlik zararının tazmini amacıyla İçişleri Bakanlığının zımni ret işlemi (ön karar) tarihindeki memur aylık kat sayısı ile (7000) gösterge rakamının çarpımı sonucunda bulunan miktarın; Yönetmeliğin 21. maddesinin (a) bendine göre 60 gün (6 katını geçemeyeceğinden) ile çarpımının onda birinin hesaplanması sonucunda belirlenecek tutara da hükmedilmesi gerekirken, geçici iş göremezlik zararına hükmedilmemesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.

Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, 2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının maddi tazminatın kısmen kabulü ile manevi tazminata ilişkin kısmının ONANMASINA, maddi tazminatın kısmen reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 28/12/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2022/1137, K. 2022/6627, 28 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekilleri
  4. Yargılama Süreci
  5. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. Maddi Olay
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/1137
Karar No
2022/6627
Tarih
28 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2022/1139 K.2022/1478
  • Danıştay 3. Daire E.2022/1139 K.2022/5645
  • Danıştay 10. Daire E.2022/1140 K.2022/6139
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2022/1143 K.2022/1479
  • Danıştay 4. Daire E.2022/1144 K.2022/9164
  • Danıştay 13. Daire E.2022/1146 K.2022/5254

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.