İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2022/2395 K.2023/1048

Davacı tarafından, 15/09/2006 tarihinde rahatsızlanarak Samsun Gazi Devlet Hastanesine kaldırılan annesinin, doktorların ihmal ve ilgisizliği nedeniyle aynı gün evinde geçirdiği kalp krizi sonucunda vefat ettiği iddiasıyla, uğradığını ileri sürdüğü manevi…

Esas2022/2395Karar2023/1048Tarih8 Mart 2023Okuma5 dk · 1.024 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/2395 E., 2023/1048 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire Temyiz Eden Müdahil

Karar tarihi
8 Mart 2023
Esas No
2022/2395
Karar No
2023/1048
Temyiz eden (davalı)
… Bakanlığı/ …
Vekili
Av. …
Davalı yanında)
…
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacı)
…
Vekili
Av. …
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.024 kelime·5 dk okuma·6 bölüm

İstemin_konusu

Davacı tarafından, 15/09/2006 tarihinde rahatsızlanarak Samsun Gazi Devlet Hastanesine kaldırılan annesinin, doktorların ihmal ve ilgisizliği nedeniyle aynı gün evinde geçirdiği kalp krizi sonucunda vefat ettiği iddiasıyla, uğradığını ileri sürdüğü manevi zarara karşılık 30.000,00 TL manevi tazminatın ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda.

Danıştay Onuncu Dairesinin 14/12/2020 tarih ve E:2019/6527, K:2020/6221 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle verilen. İdare Mahkemesinin davanın kabulüne ve kabul edilen 30.000,00 TL manevi tazminatın adli yargıda dava açma tarihi olan 30/03/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine yönelik … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davalı ve davalı yanında müdahilce temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı, işbu dosya kapsamında alınmış ve tebliğ edilmiş bir bilirkişi raporu bulunmadığı, tazmin şartlarının oluşmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğu, hükmedilen manevi tazminata işletilecek faizin usul ve yasaya aykırı olduğu, yargı harçlarından muaf olunduğu; davalı yanında müdahil tarafından, davanın kendisi açısından zamanaşımına uğradığı, davacı tarafın talep edilen tazminat miktarını artırarak dava açmasının art niyetli bir tutum olduğu ve bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğu,

zararın meydana gelmesinde herhangi bir kastı olmadığından manevi tazminata hükmedilmesi koşullarının oluşmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye yol açtığı, hükmedilen manevi tazminata adli yargıda dava açma tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI :Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Temyiz istemine konu İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

A) Temyize Konu İdare Mahkemesi Kararının Davanın Kabulüne İlişkin Kısmının İncelenmesi:

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın davanın kabulüne ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B) Temyize Konu İdare Mahkemesi Kararının Hükmedilen Manevi Tazminat Miktarına İşletilecek Yasal Faizin Başlangıç Tarihine İlişkin Kısmının İncelenmesi:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.

Faiz; en basit biçimiyle, idarenin tazmin borcu bağlamında; kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun zarara neden olduğu ileri sürülen olay tarihinde yürürlükte olan haliyle 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren 1 yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği;

bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer almaktadır.

Anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; ilk olarak, dava konusu olaydaki kusur ve ihmalleri nedeniyle davalı idare ajanları K.E. ve A.K. aleyhine … Asliye Hukuk Mahkemesinin … esas sayılı dosyasında 30/03/2011 tarihinde manevi tazminat istemli dava açıldığı, bu davanın "husumet eksikliği" sebebiyle reddi üzerine de idari yargıda Sağlık Bakanlığı aleyhine iş bu tam yargı davasının açıldığı görülmektedir.

Uyuşmazlıkta, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan manevi tazminat istemli davada davalı idareye husumet yöneltilmemiş olduğundan; Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava ile davalı idarenin tazminat talebinden haberdar olduğundan ve temerrüde düştüğünden söz edilmesine olanak bulunmadığı kuşkusuzdur.

Bu haliyle, idareye tazminat istemiyle yapılan bir başvuru da bulunmadığı görüldüğünden; İdare Mahkemesinde tam yargı davası açılması ile davalı idarenin temerrüte düştüğü kabul edilerek, hükmedilen manevi tazminat miktarına İdare Mahkemesinde davanın açıldığı tarih olan 29/11/2011 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, adli yargıda davanın açıldığı tarih olan 30/03/2011 tarihinden itibaren faiz işletilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Bu itibarla, hükmedilen manevi tazminat tutarına davalı idarenin temerrüde düştüğü tarih olan 29/11/2011 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğinden; temyize konu İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "adli yargıda dava açma tarihi olan 30.03.2011" ibaresinin "dava açma tarihi olan 29.11.2011" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı idarenin ve davalı idare yanında müdahilin temyiz istemlerinin esasa ilişkin kısım yönünden REDDİNE, hükmedilen tazminata işletilecek faizin başlangıç tarihine ilişkin kısım yönünden KABULÜNE,

2. Davanın kabulü yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,

4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/03/2023 tarihinde esas yönünden oy birliğiyle, vekalet ücreti yönünden oy çokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

İdare Mahkemesince, hükmedilen tazminat miktarı yönünden, idari yargıda dava açıldığı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, adli yargıda açılan dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmakla birlikte, bu husus, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, "yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık" kapsamında olmayan;

anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" teşkil ettiğinden, temyize konu İdare Mahkemesi kararının faizin başlangıç tarihi yönünden yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla Daire kararının aksi yöndeki bu kısmına katılmıyorum.

Danıştay 10. Daire, E. 2022/2395, K. 2023/1048, 8 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin_konusu
  4. Danıştay Tetkik Hâkimi : …
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. (X) Karşı Oy
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/2395
Karar No
2023/1048
Tarih
8 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.2022/2395 K.2023/2022
  • Danıştay 10. Daire E.2022/2396 K.2023/1145
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/2398 K.2023/512
  • Danıştay 9. Daire E.2022/2400 K.2023/565
  • Danıştay 9. Daire E.2022/2401 K.2023/457
  • Danıştay 9. Daire E.2022/2402 K.2023/564

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.