KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/2400 E., 2023/565 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 7 Mart 2023
- Esas No
- 2022/2400
- Karar No
- 2023/565
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı-… (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …-Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, örtülü sermaye üzerinden elde edilen faiz gelirinin katma değer vergisine tabi olmadığı ihtirazı kaydıyla verilen 2020/Aralık dönemi katma değer vergisi beyannamesi üzerine yapılan tahakkukunun iptali ile fazladan ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; örtülü sermaye isabet eden faiz giderinin borç alan kurum tarafından kanunen kabul edilmeyen gider olarak beyan edilmesine rağmen, borç alan kurumun zarar beyan etmesi nedeniyle ve sadece borç alan kurum tarafından bu tutar üzerinden ödenmiş kurumlar vergisi bulunmadığı gerekçesiyle kanunen kar payı kabul edilen tutarın katma değer vergisine tabi olduğunun kabulüne olanak bulunmayan olayda, ihtilafın ilişkili şirkete verilen borcun, borcu alan şirketin öz sermayesinin 3 katını aşan kısmının borç olarak mı, yoksa (örtülü) sermaye olarak mı değerlendirileceği,
bir diğer açıdan da bu borç karşılığı ödenen meblağın faiz mi yoksa kar payı olarak mı niteleneceği noktasından kaynaklandığı, borcun yasal sınıra kadar olan kısmının finansman hizmeti karşılığında alınan meblağın ise faiz olarak nitelendirileceği konusunda ihtilaf bulunmadığı ancak, Kurumlar Vergisi Kanunu gereği belirlenen tutarın aşılması halinde, aşılan tutar açısından Kanunun bu işlemi borç-alacak (finansman hizmeti) olarak değil, (örtülü) sermaye olarak vasıflandırdığı ve borçlunun yaptığı ödemeyi ise kar payı dağıtımı olarak kabul ettiği,
dolayısıyla davacı şirket tarafından iştirak kazancı olarak kaydedilecek olan kar payının katma değer vergisine tabi olduğundan söz edilmesine hukuken olanak bulunmadığından, davacının ihtirazi kaydının kabul edilmemesi suretiyle yapılan katma değer vergisi tahakkukunda hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle faiz istemi yönünden taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, dava konusu tahakkuk işleminin iptaline, ödenen 1.591.556,55.-TL'nin ödeme tarihinden hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dosyadaki beyanları bilgi ve belgeler ile re'sen gözetilecek nedenlerle kararın hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/2400, K. 2023/565, 7 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama