KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/2434 E., 2023/3564 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2023
- Esas No
- 2022/2434
- Karar No
- 2023/3564
- Davacı
- ...
- Vasi
- ...
- Davalı
- Hasım gösterilmemiştir.
- Davanın_konusu
- Ardahan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan davacı tarafından, 29/03/2020 tarihli ve 31083 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 74. maddesi, 2. fıkrası, (j) bendinin yürütmesinin durdurulması istenilmektedir.
- Danıştay tetkik hakimi
- ...
- Düşüncesi
- Davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.
Karar Metni
636 kelime·3 dk okuma
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesi, 3. fıkrası, (c) bendinde, dava dilekçesinin, davacının dava açma ehliyeti olup olmadığı yönünden inceleneceği; aynı maddenin 6. fıkrasında, yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendinde de, davacının, dava açma ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığında davanın reddine karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 14. maddesinde, kısıtlıların fiil ehliyetinin bulunmadığı. 16. maddesinde, kısıtlıların, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremeyecekleri.
407. maddesinde, bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her erginin kısıtlanacağı, cezayı yerine getirmekle görevli makamın, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlü olduğu. 413. maddesinde, vesayet makamının, bu görevi yapabilecek yetenekte olan bir ergini vasi olarak atayacağı.
462. maddesi, 8. fıkrasında, vasinin dava açabilmesi için vesayet makamının izni gerektiği. 471. maddesinde ise, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayetin, hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağı hüküm altına alınmıştır.
Aktarılan yasal düzenlemelere göre bir yıl veya daha fazla süreli hapis cezasına mahkum olanların cezalarını çekmeye başlamaları üzerine, hükmü icra ile görevli idarenin durumu sulh hukuk mahkemesine hemen ihbar ederek vasi atanmasını sağlamakla yükümlü olduğu, kısıtlının, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davalar dışındaki davaları vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinin izni ile vasisi veya vasinin tayin edeceği vekili aracılığıyla açabileceği kuşkusuzdur.
Dava dosyasının incelenmesinden; hükümlü bulunan davacının ...
Sulh Hukuk Mahkemesinin 20/10/2011 tarihinde kesinleşen ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla kısıtlandığı ve davacıya ...'un vasi olarak tayin edildiği, buna rağmen bakılan davanın, mevzuata aykırı olarak vasi tarafından veya davacının vasisinin tayin ettiği vekili tarafından açılmayıp bizzat ve doğrudan davacı asil tarafından açıldığı, Dairemizin 19/09/2022 tarih ve E:2022/2434 sayılı ara kararıyla, vasi ...'a görülmekte olan davayı davacının vasisi olarak kendisinin veya tayin edeceği vekilin takip edip etmeyeceğinin sorulduğu,
bu ara kararının 03/01/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, verilen süre içerisinde vasi ... tarafından herhangi bir başvuruda bulunulmaması üzerine, Dairemizin 02/03/2023 tarihli ikinci ara kararı ile davayı takip etme iradesinin "ara kararı gereğinin yerine getirilmemesi durumunda dosyadaki bilgi ve belgelere göre karar verileceği ihtarını" içerecek şekilde vasiye ikinci kez sorulduğu,
bu ara kararının da vasiye 31/03/2023 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen verilen süre içerisinde vasi ... tarafından davanın takip edileceği yönünde bir başvuruda bulunulmadığı görüldüğünden, davacının vasisi konumunda bulunan ...'un görülmekte olan uyuşmazlığı takip iradesinin bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, dava açma ehliyetinden yoksun olan davacının vasisi tarafından takip edilmeyen davanın, davacının objektif ehliyet koşulunu taşımadığı gerekçesiyle ehliyet yönünden reddedilmesi gerekmektedir.
Danıştay 10. Daire, E. 2022/2434, K. 2023/3564, 14 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama